Yazarlar S-400ler Türkiyeye Doğu Akdenizde net bir üstünlük sağlayacak

S-400’ler Türkiye’ye Doğu Akdeniz’de net bir üstünlük sağlayacak

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz üzerinde bir taraftan küresel güçlerin enerji konusunda hegemonya mücadelesi devam ederken diğer taraftan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) kontrolünde ABD’nin desteklediği illegal ve gayri kanuni sondaj çalışmaları yapılıyor. Uzmanlara göre uluslararası deniz hukukunu ihlal eden GKRY ve ABD, KKTC’nin ve Türkiye’nin deniz hukukundan kaynaklanan haklarını ihlal etmektedirler.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Bülent Orakoğlu : S-400’ler Türkiye’ye Doğu Akdeniz’de net bir üstünlük sağlayacak
Haber Merkezi 15 Nisan 2019, Pazartesi Yeni Şafak
S-400’ler Türkiye’ye Doğu Akdeniz’de net bir üstünlük sağlayacak yazısının sesli anlatımı ve tüm Bülent Orakoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Başka bir deyişle ABD hegemonik gücünü kullanmaya veya Türkiye’yi test etmeye çalışmaktadır. Bölgesel bir güç olan Türkiye Doğu Akdeniz’de ülkesinin hak ve menfaatlerini küresel güçlerin ve maşası ülkelerin illegal sondaj çalışmalarına karşı etkin bir şekilde koruma görevini başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Esasında illegal sondaj çalışmalarının tali nedeni bu bölgede gerilim yaratma amaçlı olduğu asıl temel nedenin ise Türkiye’yi enerji denkleminden çıkarma isteğidir. Bu konuda ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun İsrail’de İsrail, Yunanistan ve GKRY ileyaptığı toplantıda bu yönde alınan kararlar alındığı bilinmektedir. Ayrıca bölgede sondaj çalışması yapabilmek için Türkiye ve KKTC’den izin alınması hususu da deniz hukukuna göre elzemdir. Türkiye son dönemde yeni bir ‘Milli Petrol Politikası’ oluşturmuştu. Oruç Reis, Barbaros Hayreddin Paşa ve Fatih gemileriyle sismik araştırmalar sonucu Doğu Akdeniz’de 3 trilyon metreküpü aşkın doğalgaz varlığı belirlenmişti. Türkiye’yi ayağa kaldıracak nitelikte bir doğal gazın Türk bilim adamları tarafından tespiti ülkemizin doğal gaz arz güvenliğinde söz sahibi olan bir ülke konumuna da geldiğine işaret etmesi bakımından da çok önemliydi şüphesiz.

Son dönemde Doğu Akdeniz’de keşfedilen hidrokarbon rezervleri, bölgesel dinamiklerin yeniden şekillenmesine yol açmıştır. Değişen dinamikler, enerji rekabetinin ve ihtilaflı konuların giderek artmasına ve krizlerin daha da derinleşmesine sebep olmuştur. Keşfedilen hidrokarbon rezervleri ile enerji ticaretinde ihracatçı olmak isteyen bölge ülkeleri arasındaki rekabet ve deniz yetki alanlarının belirlenmesi, çıkarılacak rezervlerin hangi güzergahtan geçerek satışının yapılacağı konusundaki anlaşmazlıklar ve enerji talep piyasasında en yüksek paya sahip olan Avrupa ülkelerinin enerji ithalat bağımlılığında Rusya, Cezayir ve Nijerya’ya alternatif olarak yeni pazar arayışlarına girmesi krizi derinleştiren başlıca konular olmuştur. Yaşanan süreçte, İsrail, Mısır, Lübnan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve en önemlisi Türkiye’nin attığı adımlar, her geçen gün önem kazanmaktadır.

Küresel güç odakları ve Batı’nın bütün dikkati Doğu Akdeniz’de ortaya çıkan dev enerji rezervlerine cevrilmiş tabiri caizse Suriye iç savaşından sonra dünya devletleri kendilerini bir enerji savaşının içinde bulmuşlardı. Küresel güç odakları enerji savaşlarında birbirlerine karşı hegemonya mücadelesi verirken enerjiye sahip bölge ülkeleriyle yeni ittifaklar oluşturarak bölgede hakimiyet tesis edecek baskı tehdit ve operasyonlara başlamışlardı. Bilindiği gibi Amerika(PENTAGON) uzun zamandan bu yana Türkiye’nin Rusya’dan S-400 savunma füze sistemlerini almasına karşı çıkarak Türkiye’yi çeşitli yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyor. Amerika’nın S-400 savunma füze sistemlerine neden karşı olduğu konusunda ortaya sürdüğü iddialar tutarlı görünmüyor. NATO sistemlerine uyumsuz veya F-35’ler için bir tehdit iddiası askeri uzmanlarca kabul görmüyor ve ABD’nin bu konudaki tezleri çürütülüyor. S-400’ler konusunda daha önce kaleme aldığım iki köşe yazısında NATO ve ABD’nin Türkiye’de birçok başarısız veya başarılı darbelerin arkasında olduğunun inkar edilemeyecek bir şekilde ortaya çıktığını yazmıştım. ABD’nin son dönemlerde FETÖ terör örgütünü kullanarak gerçekleştirmeye çalıştığı iki darbe girişimi ve 15 Temmuz Kalkışması ve son finans darbesinde de başarılı olamaması nedeniyle bu kez Türkiye’nin terörle mücadelesini iç savaş algısına çevirip Türkiye’ye müdahale edebileceğini bu nedenle PKK’nın Suriye kolu YPG’yi onbinlerce TIR silah ve mühimmat desteği ile eğitim vererek terör örgütünü ordulaştırmaya çalıştığını da özellikle belirtmiştim.

‘AÇIKLAMALAR ABD’NİN TÜRKİYE’Yİ BOMBALAMA SEÇENEĞİ ÜZERİNDE DURDUĞUNU GÖSTERİYOR’

Bu kez Rus uzman Perenciyev; “ABD uçakları Türkiye’yi tehdit etmezse S-400 sistemleri F-35’ler için tehdit olmaz” açıklaması yaptı. S-400 savunma sistemlerinin F-35’lerin sistemine girebileceği iddiaları sonrası ABD’ye ortak bir komisyon kurmayı teklif ettiklerini açıklayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, S-400 Türkiye’de olursa, F-35’lerin sistemine girer iddiasını doğru ve gerçekçi bulmuyoruz demişti. S-400’lerin ABD uçakları için yalnızca Washington’un Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmesi halinde tehlike oluşturacağının altını çizen Rus uzman sözlerini şöyle sürdürdü: “ABD’nin rahatsızlık açıklamaları, biraz farklı bir şeyi, yani Washington’un olası bir seçenek üzerinde, Türkiye’yi bombalama seçeneği üzerinde durduğunu gösteriyor. Bu seçeneğin uygulanması halinde, S-400 tüm planları bozacak ve tehdit unsuru haline gelecek. Eğer ABD böyle bir adım atmazsa, S-400 onlar için hiçbir tehdit oluşturmayacak.”

Türkiye’nin Rusya’dan 2.5 milyar dolara satın aldığı S-400 hava savunma sistemine Amerika’nın (PENTAGON’un) neden NATO’yu bahane ederek karşı çıktığını Alman dergisi Stern en güzel biçimde ortaya koydu... Alman dergisi Ankara’nın Rusya’dan alacağı sistemle kendi hava sahasının hakimi olacağını yazdı. Alman dergisi Stern, Türkiye’nin S-400 almasının Doğu Akdeniz’de net bir üstünlük sağlayacağını ifade ederek ABD’nin S-400’e karşı çıkmasının arkasındaki nedenin de bu olduğunu ifade etti.

Türkiye geçtiğimiz hafta içinde 3 bakan ve Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın ile ABD’ye çıkarma yaptı diyebiliriz. En kritik görüşme Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın TRUMP ile görüşmesiydi. Bu görüşmede Albayrak,S-400 başta olmak üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarını bizzat iletti. Ankara S-400 konusunda Kongre’nin CAATSA’yi Türkiye’ye iletmesi durumunda TRUMP’ın 3’üncü kez veto yetkisini kullanmasını bekliyor. Ancak ABD kurumları ve Kongre Türkiye’nin haklı tezlerine kapalı görünüyor. Kongrenin CAATSA’yi özellikle TRUMP için çıkartmış olması, Erdoğan ve Trump arasındaki diplomatik iyi ilişkiler bakalım TRUMP’ın kararını etkileyecek mi?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.