Filo Günlükleri 25: Teknelerden inmek için son günümüzdü!

Ersin Çelik
Ersin ÇelikYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 26/09/2025, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Filo Günlükleri 25: Teknelerden inmek için son günümüzdü!

Deniz üzerindeki 14’üncü günü geride bıraktık. Dün çok sakin ve büyük oranda hareketsiz geçse de Sumud Filosu için aslında çok kritik bir gündü. Bir oylama yapıldı. Detaylarını yazının son bölümünde aktaracağım. Önce sakin geçen günümüzde, deniz üzerinde yaşadığım sürprizleri aktarmak istiyorum.

Teknedeki yaşamımızın en olağan tarafı şu: Sabah kalkınca “bugün ne yapacağım” diye bir derdimiz ve plan yapma mecburiyetimiz yok. Gün boyunca oturmuyoruz elbette fakat ne vakit ne yapacağımız belli. Nöbetlerimizi öğreniyoruz. Temizlik, bulaşık gibi günlük yapılacak işleri bölüşüyoruz. Mutlaka toplantılarımız ve uygulamalı eğitimlerimiz oluyor. Geride kalan zaman içinde bizleri hareketlendiren tek olay da zaten dron saldırıları oldu. Bu sebeple de önceki gün iş yoğunluğum arttı. Olan biteni anlatmak için köşe yazım ve yayınların dışında birçok bağlantı yapmam gerekti. Açıkçası ilk defa yorulduğumu hissettim. Bu nedenle, filomuzun Girit’e paralel, karaya yakın ve karartma yaparak seyir halinde olduğu dün gece erkenden uyumuşum. Sabah da gayet dinç kalktım. Ancak günümüz hiç beklemediğim şekilde hareketli ve sürpriz ziyaretlerle geçti.

Abdullah Gündem ve Umut Aslan
Abdullah Gündem ve Umut Aslan
TUNUS’TAN GİRİT’E BÜYÜK BİR AZİM

Allah bizlere denizin bağrındayken güzel kullarını gönderdi, onlar da bizlere nimetler ikram etti. Önce sabahtan başlayayım. Girit açıklarında, motor kapatmış akıntı seyrindeydik ve Youtube yayınının hazırlığını yapmak için güvertedeyken, üzerimize doğru gelen bir tekneden ismimle seslenildi. İlk defa gördüğüm bir tekneydi. Artık filodaki tekneleri tanıdığım için bunu anlamıştım. Biraz daha yaklaştıklarında Filo’ya Yunanistan’dan dahil olan teknelerden olduğunu anladım. Güvertesinde iki de Türk vardı. Selamlaştık. Uzaktan uzağa kucaklaştık ve bizlere bir torba uzattılar. İçinde taze meyve ve kumanya vardı. Hayatımda yediğim en lezzetli elmaydı diyebilirim. Bu isimler Abdullah Gündem ve Umut Aslan beylerdi. Tunus’ta günlerce eğitimlere katılıp, teknelere binmek için son ana kadar bekleyen ancak “ne yapalım nasip değilmiş” diyerek Türkiye’ye dönmüşler. Dört gün sonra Filo’ya Yunanistan’dan teknelerin dahil olacağını ve burada iki kontenjan açıldığını öğrenince kura için adlarını yazdırmışlar ve nasiplerinin peşinden Girit’e gelmişler. İsviçre delegasyonu ile hareket ediyorlar. Bizlere ikram ettikleri kumanyayı da delegasyonları ile hazırlamışlar. Nasıl mutlu olduk, nasıl sevindik anlatamam. İtalyan kaptanımız bu kucaklaşmayı ve ikramı şaşkınlıkla karşıladı.

Abdulsamed Turan ve Yaşar Yavuz
Abdulsamed Turan ve Yaşar Yavuz

Yirmi dakika sonra bu kez günlerdir yüzlerine hasret olduğumuz Yaşar Yavuz ağabey ve Abdulsamed Turan kardeşimizin olduğu tekne bağlı bulunduğumuz tekneye yanaştı. Yaşar abiyi görmeliydiniz. O koca adam çocuklar gibi seviniyordu. Kaptanlarına, “bende onlara vermem gereken bir emanet var, gitmemiz lazım” demiş. Sağ olsun o da getirmiş. Emanet dediği de karadayken aldığı atıştırmalıklardan. Asıl amacı ise bizi görmek. Ne iyi etti de geldi. Kucaklaşamadık ama bir metreden de olsa hasret giderdik.

KAPI ÖNÜNDEKİ MİNDERDE YATAN BİR AKADEMİSYEN

Dün, notlarımı yazarken kafamı bir kaldırdım teknemize göre çok hacimli olan bir gemi halat atıyor. Meğer bizim kaptan yakıt ikmali istemiş. Amiral gemi Alma da gelmiş. Güvertesinden bir ses yükseldi: “Ersin abi kahveye bekliyorum.” Böyle bir davete “Hayır” demek ne mümkün. KBB Profesörü ve yoldaşım Haşmet Yazıcı ile atladık hemen. Ayçin Kantoğlu Hocamız da bu gemide. Diğer aktivistlerle de selamlaştık. Doktor Osman Çetinkaya, Akademisyen Ayçin Kantoğlu ve KBB Profesörü Haşmet Yazıcı ile ana güvertede, bizim tekneye ikmal yapılırken yarım saat sohbet ettik. Bizlere ikramlarda bulundular. Ayçin Hoca elleriyle kahve hazırladı. Anne evine gelmiş gibiydik. Ayçin Hoca hemen dolapları açtı, ne var ne yok bir poşete doldurdu. “Var bizde” desem de “itiraz istemem” dedi. Ayçin Hoca, bir sabah gemidekilere pişi yapmış. “Hamur varsa pişiriyorum. Civardaki teknelere de ikram ediyoruz” dedi.

TURUNCU BÖLGEYE GİRİYORUZ

Bundan sonraki rotamız Kıbrıs. Biraz daha riskli olan turuncu sulara giriyoruz. Yine açık denizde seyrederek hedefte olacağız. Üç gün sürecek Kıbrıs rotasından sonra Gazze açıklarına döneceğiz. Kırmızı bölgeye, yani İsrail’in direkt müdahale etme ihtimaline doğru yelken açacağız. Herkes bu seyrin bilincinde ama kimsede korku ve tereddüt yok.

KAPTANLAR SORDU: İNMEK İÇİN SON ŞANSINIZ

Gelelim en kritik ana... Dün teknelerde bu noktadan sonra devam etmek istemeyenler olup olmadığı soruldu. Teknelerdeki organizasyon görevlileri, tek tek aktivistlerin düşüncelerini aldı. “Her ne sebeple olursa olsun Filo’dan ayrılmak isteyebilirsin, karaya tahliye olman için hemen harekete geçilir” denildi. Haşmet Hoca hem kendi adına hem de o esnada yayın yaptığım için, bana sorulmasına gerek olmadığını belirterek “biz inmeyiz” demiş. Şükürler olsun birbirimizden bu kadar eminiz. Diğer teknelerde de aynı yoklamalar yapıldı. Üç saatlik genel toplantının ardından kaptanlar, “Son kez düşünün, çünkü bundan sonrası tehlikeli olacak. İnmek için son şansınız. Bu saatten sonra durmak yok” şeklinde bildirimler yapıldı. Mesela Avusturya’dan Filo’ya katılan, hani kilisede ezan okuyan arkadaşımız Erol Büyük, bebek bekliyor. Doğum yaklaşıyor. Aklı eşinde ve doğacak çocuğunda. Ancak hiç düşünmeden devam etme kararını bildirdi. Genel durum böyle. Birkaç kişi ayrıldı, ne var ki geçerli mazeretleri var. Mesela sağlık sorunlarından dolayı bundan sonrasına devam edemeyecek aktivistler oldu. Biri de bizim kafilemizden Avukat Gülden Sönmez’di. Günlerce böbrek taşı ağrısı çekip bizlerden gizledi ancak sonunda sağlık gemisine aktarılmak zorunda kaldı. Doktorların kararıyla hiç istemese de karaya tahliyesi yapıldı. Gülden ablamız şimdi iyi, İstanbul’da ve ayaklanır ayaklanmaz hem hukukçuları uluslararası düzeyde harekete geçirmek hem de karadan Filo’ya destek eylemleri için kolları sıvadı. Bu arada bizden bir gemici ayrıldı, çünkü belirsizlik onu çok yormuştu. Takvim hayli şaştı. İşini, ailesini ve eğitimini en fazla 15-20 günlüğüne bırakıp gelenler var. Ancak süreç uzadı ve kara eğitimleri dahil 26’ıncı günü geride bıraktık. Genel tablo ise şu: Filo bir elin parmaklarını geçmeyecek eksilmeyle tam kararlılıkla yoluna devam ediyor.

İtalya’nın, iki akşam önceki dron saldırılarından sonra Sumud Filosu’ndaki vatandaşlarını korumak için gönderdiği donanma gemisi açıklarımıza geldi. Çıplak gözle görünse de dürbünle uzun uzun izledim.
İtalya’nın, iki akşam önceki dron saldırılarından sonra Sumud Filosu’ndaki vatandaşlarını korumak için gönderdiği donanma gemisi açıklarımıza geldi. Çıplak gözle görünse de dürbünle uzun uzun izledim.
YALNIZLIK HİSSİMİZİ GİDEREN GEMİ

Son bir not: İtalya’nın iki akşam önceki dron saldırılarından sonra Sumud Filosu’ndaki vatandaşlarını korumak için gönderdiği donanma gemisi açıklarımıza geldi. Çıplak gözle görünse de dürbünle uzun uzun izledim. Açıkçası güven veriyor. Denizin ortasında üzerimizde bombalar patlarken, teknelerin içinden başka sığınılacak bir yer olmaması ve çevremizde bizlere yardıma koşacak bir geminin bulunmaması fazlasıyla can sıkıcıydı. Bu bir korku değil. Yalnızlık hissi. Gözlerimizle gördük ve İtalyan gemisi o derin yalnızlığımızı giderdi diyebilirim. Ayrıca İtalya ikinci bir gemi göndereceğini duyurdu ve İspanya da Filo’yu takip etmek için donanma gemisini yola çıkardı. Bu koruma girişimi, tarihin en büyük sivil misyonunun insanlık adına hareket ettiğinin ve aldığı büyük kara desteğinin en bariz göstergesi. İsrail’e karşı cesaretle yola koyulan sivilleri koruyacak gemilere Akdeniz’de yeni ve tanıdık-bildik fırkateynler de eklenecektir. Açıkçası bunu bekliyoruz.

Dün bu teknelerde sadece yola devam etme kararı alınmadı; aynı zamanda korkunun ve belirsizliğin üzerine bir kararlılık yemini edildi. Bebeğinin doğumunu bekleyen bir babanın, sağlığı el vermediği için karadan mücadeleye devam eden bir avukatın ve güvertede bir minder üzerinde uyuyan bir akademisyenin ortak olduğu bu yemin, demirden ve çelikten daha sağlam. İtalyan ve İspanyol fırkateynlerinin ufukta belirmesi ise artık yalnız olmadığımızın ilanı. Pusulamız artık sadece Gazze'yi değil, insanlığın olması gereken yerini gösteriyor. Ve o yere varana dek, bu denizde durmak yok.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026