Şehitliği ne zannediyoruz?

Faruk Beşer
Faruk BeşerYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 16/02/2018, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Şehitliği ne zannediyoruz?

Konuyu tamamlayalım.

Şehitlerin gerçekte ölmediklerini, bu dünyanın sıkıntılarından uzak, nimetler içerisinde yaşamakta olduklarını Kuranıkerim söylüyor ve bu kadarını herkes biliyor (Bkz. Âl-i İmran 171-72). Demek ki, şehitler bizim bildiğimizden başka bir varlık düzeyinde hayatlarını sürdürüyorlar.



İnsanların Allah katındaki dereceleri sıralamasında önce peygamberlerin, sonra sıddıkların, sonra şehitlerin, sonra da Salihlerin geldiğini yine Kuranıkerim’den öğreniyoruz (Nisa, 69). Sıddîk, sıdk/sadakat, tasdik kelimeleriyle aynı köktendir. Çok sadık ve çok dürüst olan, peygamberi hemen tasdik eden ve hiç şüpheye düşmeden bu hal üzere yaşayan, fiili sözünü doğrulayan mümin demektir. Hz. Ebubekir bunun örneğidir. Şehid, Allah için savaşırken ölen, salih ise hal ve harekâtı Allah’ın sevdiği ve razı olduğu hale uygun olan kuldur.

Allah için yapılan savaş cihattır, ama cihat savaştan ibaret değildir. Kuranıkerim’de hep can ile cihattan önce mal ile cihattan söz edilir. Çünkü malını Allah için veremeyen, canını hiç veremez. Cihadın önemli bir aracı olan savaşa, ancak kaçınılmaz olduğunda başvurulur. Sözle ve malla cihat ise, Resulüllah’ın (sa) ifadeleriyle, kıyamete keder sürecektir. İnsanın nefsiyle, onun kötü arzularıyla olan cihadı da savaşla yapılan cihattan daha öncelikli ve daha zor bir cihattır. Bunu başaramayan diğerini başaramaz.

Savaş, dünya durdukça hiç bitmeyecektir ama Kuranıkerim’in ifadesiyle ‘müminler Allah yolunda savaşacaklar, kâfirler ise tağût uğrunda savaşacaklardır’ (Nisa/76). Tağût azgın demektir, Allah’a kafa tutan, O’nun kanunları yerine kendisini koyan kişiler ya da rejimlerdir.

Allah yolunda, iyi bir niyetle ve savaşırken ölen şehit yıkanmaz, üzerindeki kanlı elbisesi çıkarılmaz ve öylece defnedilir. Çünkü o şehadetle öyle arınmıştır ki, kimsenin onu temizlemesine ihtiyacı yoktur. Hem hakikaten hem de ona uygulanacak hükümler bakımından, yani hükmen şehit budur. Ama böyle kanlı elbisesiyle defnedilmediği halde Allah katında şehit derecesini kazanan başka şehitlerin olduğunu da yine Resulüllah (sa) haber vermektedir. Mesela ‘karın ağrısı, taun (veba, kolera, verem, kanser) göçük altında kalma, yırtıcı hayvanlarca parçalanma, suda boğulma, yanarak ölme, doğum yaparken ölme’ gibi sebeplerle ölenlerin de şehit sevabı alacağı bildirilmiştir. Bu ölümlerin şehitlik vesilesi olmasının hikmeti, Allahualem, şudur: Eskiden bunlara müptela olanların öleceği kesin görülüyordu. Bugün için kanseri düşünelim, yakalanan birisi artık adım adım ölüme gittiğini bilmektedir ve dünya onun gözünde küçüldükçe küçülmektedir. Yanı başındaki herkes hiç ölmeyecekmiş gibi yiyip içip eğlenirken o her an ölümü beklemekte ve eğer Allah’a imanı varsa günahlarını hatırlayıp onlardan sürekli bir tövbe hali yaşamaktadır. Bu hal onda günahtan eser bırakmaz ve şehit sevabına denk sevap alır. Nitekim Resulüllah’a bir gün şehidin neden kabrin fitnelerine maruz kalmayacağı sorulduğunda o şöyle buyurmuştu: ‘Savaşırken başının üzerindeki kılıç şakırtıları fitne olarak ona yeter de ondan’. Yani o ölümün ayak seslerini her an duymaktadır. Bu tür hastalıklar da böyledir. Ölümle boğuşma insanı ölmeden önce temizler. Onun için Resulüllah Efendimiz (sa) ‘lezzetleri darmadağın eden ölümü çok hatırlayın’ (Tirmizî, sahih-l) buyurmuştur. Bugün bize şehit olmanın, Allah yolunda ölmenin çok zor gelmesi, dünyaya dalmış olmamız ve ölümü hatırlamak istememizdir.

Şehitlikle ilgili olarak şunları da bilmeliyiz:

Şehit olmayı candan isteyen birisinin, yatağında iken ölse bile şehit olarak öleceğini yine Resulüllah haber verir (Müslim).

Hasen derecesindeki bir hadiste ‘ümmetimin bozulduğu bir dönemde benim sünnetime bağlı olarak, yaşayan birisi yüz şehit sevabı alır’ buyurulur (Beyhakî, Zühd). Bunu bazı vaizler ‘benim bir tek sünnetimi yaşayan’ diye çevirirler ki, bu yanlış bir anlamadır. Doğrusu, benim gibi yaşayan’ demektir. Yani İslam’ı farzıyla, vacibiyle, sünnetiyle, edebiyle, kısaca Hz. Peygamber’in yaşadığı gibi yaşayandır. Görüldüğü gibi, bu kolay bir şey değildir. Özellikle de günümüzde olduğu gibi ümmetin bozulduğu bir ortamda böyle bir müslüman olmak çok zordur ve onun bir şehit, belki de yüz şehit sevabı kazanması makuldür.

Şehit için yine buyurulur ki, ‘vefat edip cennetteki yerini gördükten sonra, dünyanın tamamı bile kendisine verileceği söylense dünyaya tekrar dönmek isteyen kimse olmaz. Ama şehit öyle değildir. O şehitlikle elde ettiği karşılığı görünce onlarca kez dünyaya dönüp her seferinde şehit olarak ölmeyi arzular’ (Buhari, Müslim).

Konuyu Müslim’deki şu önemli hadisi şerifle bitirelim: ‘Allah yolunda ölen bir müminin, kullara olan borcu hariç, bütün günahları silinir’. Buradaki iki önemli husus vardır: Allah yolunda olma sadece savaşma değildir, kul hakkı çok mühim bir meseledir ve onun bağışlanmasını Allah hakkın sahibine bırakmıştır.

Başlıklar :TSKAfrinŞehitlik
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026