
1- Pazartesi kaldığımız yerden devam edelim. Hakların Baharı kavramının ilk defa 1848 ayaklanması ile başladığını kısa sürede bütün Avrupa''yı sardığını hatta Brezilya ve Kolombiya''ya kadar uzandığına değinmiştik. Hakların Baharı''ndan isyanı başlatanların hanesine zafer düşmedi ama kapitalizm birinci küreselleşmesini başarmış; 24 Şubat 1848''de isyanın başlamış olduğu Paris''e sadece dört yıl sonra bu gün içinde bulunduğumuz tüketim toplumun temelleri bonmarşelerle atılmıştı. Bonmarşeler kişilere ürünün yanında rüya ve hayal satıyordu. Sennet''in Paris''teki Boucicault mağazası ile ilgili satırlarını ödünç alalım: ''Farz edelim ki Boucicault yeni tür bir kavanozu satışa çıkarıyordu: Biliyordu ki, yüksek sürümlü satışlarda o malın satılmasını sağlamanın yolu onun nerede ve nasıl işe yaradığını ve ev hanımlarının nasıl kullanmaları gerektiğini vurgulamak değil, vitrininde onu bir Mağribi haremi ile kuşatarak, bu malın raflardan kısa sürede kalkacağı ve koleksiyonlar için aranan bir parça olacağı izlenimini uyandırmaktı.''
1848 ''Hakların Baharı'' Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu''nun batısında kalan bölümünde müthiş bir yıkıma sebebiyet vermiş pekçok ulus devletin ortaya çıkmasına öncülük etmişti.
1848 devrimi, Avrupa''nın ilk ve tek devrimi idi. Olanlara daha dikkatli bakarsak tek devrimin tek kalmamasının söz konusu olabileceği ihtimalini de düşünmemiz gerekiyor. Yunanistan''da yaşananlar ''komşide neler oluyor ''başlığı ile hep gündemimizde. Portekiz ve İspanya volkanı henüz patlamadı. Ama eli kulağında diyenlerin sayısı artıyor.
Tam da bu noktada Çin''in küresel,Türkiye''nin bölgesel kalkınması dünyanın dikkatini çekiyor. Ama esas dikkat çekici şeyin gelişmekte olan ülkelerde patlamış olan sosyal medya kullanımı ve hızı olduğuna bir mim koyalım.
Dünyanın birinci küreselleşmesi halkların isyanı ile başlamış bonmarşe ile hasatını toplayacağı harmanı oluşturmuştu. Harman, imparatorlukların sonu ulus devletin doğuşu heyecanı eşliğinde kuruluyordu.
Bugünden geriye gidelim. Bu gün ''Arap İsyanı'' sosyal medya üzerinden yorumlanıyor. İsyanın gücünün twetter üzerinden toparlandığına dair yorumlar yapılıyor.
1848 İsyanı''nda hangi iletişim teknolojisi vardı? Ya da soruyu şöyle sormak daha anlamlı olacak.1848 yılına eşlik etmekte olan yeni teknoloji ne idi? Siyasi ve ticari faaliyetlerin dünyanın pek çok yerinde aynı anda yapılmasına imkan tanıyan dünyanın bir ucundan bir ucuna döşenen hatlar ile telgraf sistemi idi.
Avusturya ve Prusya 1849''da, Türkiye 1860''larda dahil oldu telgraf sistemine.
2- Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul''da uluslar arası iki kongre yapıldı. Birisi bizi online olmaya çağırıyordu. Dünya artık ikiye ayrılıyor online olanlar offline olanlar diyerek. Açılışını AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik yaptı. Sanayi öncesi dönemi kas, sanayi dönemini kasa, günümüzü kafa dönemi olarak kategorize etti Hüseyin Çelik. Kafa dönemine bir mim koyunuz.(İnternetin kafamıza neler yaptığına dair endişeleri Cuma günü ele almayı düşünüyorum.)
Toplantının ev sahibeliğini yapan Doğan Online Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner''in konuşmasında geçen ''dijital halk'' kavramına da bir mim koyalım. Çünkü yaşadığımız dönemin ruhuna dair bize katkı sağlayacak en önemli kavramlardan biri ''dijital halk'' kavramı olacak.
Doğan online; hayatımızın her alanını nasıl internete taşırız konulu uluslar arası toplantıya ev sahipliği yaparken; İstanbul aynı zamanda internet bağımlılığını konu olan uluslar arası kongreye ev sahipliği yapıyordu. Milli Eğitim Bakanlığı, Marmara Üniversitesi, Kültür, Toplum ve Aile Derneği ile Ümraniye Belediyesi''nin ortaklaşa düzenlemiş olduğu 1. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi. Açılış konuşmasında Başbakanımız bir taraftan Fatih projesini anlatıyor bir taraftan da kendi çocukluğunun hakiki renklerine günümüz çocuklarının sahip olmayışının altını çiziyordu.
1848 Halkların Baharı''nda; birinci küreselleşme, bonmarşeler eşliğinde ulus devleti inşa etmişti. 2011''de Tunus''ta Yasemin Devrimi olarak başlayan Arap Baharı''na eşlik eden ticari durum, e -ticaret. E ticaret, ulus devleti atlayıp dijital halkı inşa ediyor. ''Dijtal halk'' kavramını kutsayıcı bir ifade ile kullanan Hanzade Doğan Boyner''in Türkiye''nin internet üzerinden alış-veriş yapılan en önemli sitelerinin patroniçesi olduğunu hatırlatmakta fayda var.
Bütün bunlar olup biterken; Türkiye''nin ilk ''dijital halk'' eylemi Gülhane Parkı''nda sergilendi. Dünyanın her tarafındaki zombilerle eş zamanlı olarak planlanan ''Zombie Walk İstanbul'' etkinliği Gülhane Parkı''ndaki çocukların kâbusu oldu. Sarayburnu''nda toplanıp hortlak makyajı ve ''kanlı'' kostümleri ile yürüyen yüzlerce kişi, korkmalarına sebep oldukları çocukların duygularını umursamadan, ''dünya ile aynı anda bir şeyler yapmanın'' zevkini yaşadı.
Dijital halk tam da böyle bir şey. Bir kısmı bir elimde cımbız bir elimde ayna umurumda mı dünya havasında; bir kısmı elinden alınan özgürlüklerinin peşinde. Onları halk yapan; ait oldukları toprakların sanal, duygularının ise fazlasıyla adrenalin yüklü olması. Yakındakinin duygularına uzak, uzaktakinin duygularına fazlasıyla aşina bir birliktelikten büyüyor ''dijital halk''lar.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.