Sesin sözü bastırdığı yer!

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/06/2025, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Sesin sözü bastırdığı yer!

Herkes her şeyin ve her yerin ne kadar gürültülü olduğundan şikâyet ediyor. Bunun tersi olsa, mesela mutlak sessizliğe yakın bir sessizlik ortamı oluşturulabilse insanlar böyle bir yerde yaşamayı ister miydi? Dünyada hâlâ insanların ulaşamadığı yerler var, muhtemel ki bir kısmı son derece sessiz ortamlara sahip! Ancak seyahat aşkıyla yanıp tutuşanlar, genel trendlerden anlaşılıyor ki böyle sessiz yerlere gitmek istemiyor pek! Aksine gözde tatil adreslerinin belki de tamamı oldukça gürültülü yerler. İnsanların kahir ekseriyeti sessizliğe yönelmiyor, bu gerçek! Tatile çıkacak parası olanlar tam tersine bir eğilimde; sesin, desibeli yüksek eğlencelerle birleştirildiği beldeleri tercih ediyorlar genellikle. Sadece tatiller için geçerli değil bu durum; şehirler büyüdükçe gürültüleri de büyüyor ama gelin görün ki yine insanların büyük kısmı büyük şehirlerde yaşamayı seçiyor. Yaşamayanlar da bir şekilde büyük şehirlere kapağı atmak için yanıp tutuşuyor.

O zaman akla gelen soruyu açıkça soralım: İnsanlar neden gürültülü ortamları sessiz sakin yerlere tercih ediyor? Neden kalabalık ortamlar, sessiz ortamlardan daha çok müşteri buluyor? Bir tarafta gürültü, kargaşa, kalabalık, diğer tarafta sükûnet, tenhalık ve huzur! Neden çoğunluğun tercihi ikincilerden yana değil?

Sessiz, sakin, tenha ve huzurlu yerlerin, bizi neredeyse zorunlu olarak kendimize dönmeye mecbur ettiği için olabilir mi mesela? İç sesimizin tenhada sesini bize çok daha rahat duyurabileceğine şüphe yok, bundan kaçmaya çalışıyor olabilir miyiz mütemadiyen? Kulakları sağır eden bunca gürültüyle beraber yaşamayı seçerek, içimizin bize söylediklerini bastırmaya, duyulmaz hale getirmeye çalışıyor olabilir miyiz? Tam böyle değildi belki başlangıçta her şey; ama inkar edilemez gerçek o ki böyle şimdi, tam olarak böyle!

“Günümüzde sessiz kalmak zor, sessiz kalamamak da insana huzur ve sakinlik veren o iç sözü duymamızı engelliyor. Toplum bize durup kendimizi dinlememizden ziyade bütünün parçası olabilmemiz için gürültüyü kabullenmemizi telkin ediyor. Bundan ötürü bizzat bireyin yapısı dönüşüme uğruyor” diyor Alain Corbin, ‘Sessizliğin Tarihi isimli kitabında.

Dönüşüme mi uğradık gerçekten? Nasıl inkar edelim ki, ahvalimizin bize söylediği bu! Kendimize sağır yaşamayı kendimizle iç içe olmaya tercih ediyoruz, hem de her geçen gün daha fazla! Ne kadar dramatik! Adeta uğultuyu söze tercih etmek gibi bir şey bu!

“Ne kadar gürültülü burası, seni duyamıyorum!” dedi oturanlardan biri. “İyi ya işte, mutluyuz yani!” diye cevapladı diğeri. Aslında yine duymamışlardı birbirlerinin ne söylediğini. Güvendeydiler tamamen, sözler dokunamazdı hayatlarına!

Corbin’in kitabından birkaç cümle daha okuyalım: “Sessizlik biçim değiştirmiş bir sözdür. Hiçbir söz kendi başına var olmaz; kendi sessizliğiyle kaimdir ancak. En ufak kelimenin içinde bile ondan ayrılması mümkün olmayan bir sessizlik vardır.”

Sessizlik sesin olmadığı yerdir, sözün olmadığı değil! Sessizlik bunu sesle yapmaz belki ama fazlasıyla konuşkandır. Üstelik sessizlik dosdoğru söyler sözünü; eğip bükmeden, yalana dolana karıştırmadan, hesap kitap yapmadan… Sessizliği dinlemek cesaret ister bu yüzden; kendinle yüzleşmek demektir çünkü! Galiba bunu yapacak cesaretten yoksunuz artık! İnsanı, kendimizi, iç sesimizi, en derin yerinden söyledikleriyle duyup işitmek bizi kendimizle yüzleşmeye mecbur eder; kim yapabilir bunu bugün, hangimiz açabiliriz buna tamamen kulaklarımızı, nasıl bozarız bizi kendimizden saklayan bu oyunu?

“Ağız dolusu konuşuyoruz gün boyu” dedi beyaz saçlı adam, “ama günün sonunda asıl söylenmesi gereken sözler hep içimizde kalıyor!”


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026