Bizim niye yerli savaş uçağımız yok?

00:0020/06/2007, Çarşamba
G: 29/08/2019, Perşembe
Hakan Albayrak

Daha cumhuriyetin ilk yıllarında yerli bir uçak sanayiinin temellerini attık. Kayseri''de bir uçak fabrikası kurduk. Sonra da o uçak fabrikasını -emperyalistlerin manipülasyonları üzerine- kendi ellerimizle yıktık.Neyse ki Kayseri tecrübesinden elli yıl sonra ABD patentli F-16 savaş uçaklarını Türkiye''de üretmeye başladık. F-16 bizim değil, ama onun montajını yapa yapa yerli savaş uçakları üretmekte kullanabileceğimiz değerli bir tecrübe kazandığımız muhakkak. Peki var mı öyle bir hayal, niyet,

Daha cumhuriyetin ilk yıllarında yerli bir uçak sanayiinin temellerini attık. Kayseri''de bir uçak fabrikası kurduk. Sonra da o uçak fabrikasını -emperyalistlerin manipülasyonları üzerine- kendi ellerimizle yıktık.

Neyse ki Kayseri tecrübesinden elli yıl sonra ABD patentli F-16 savaş uçaklarını Türkiye''de üretmeye başladık. F-16 bizim değil, ama onun montajını yapa yapa yerli savaş uçakları üretmekte kullanabileceğimiz değerli bir tecrübe kazandığımız muhakkak. Peki var mı öyle bir hayal, niyet, proje?

Generallerin açıklamalarına kulak kabartıyorum; bağımsızlığımızın ve güvenliğimizin teminatı için elzem olan yerli savunma sanayiinin geliştirilmesi, yerli tankların / savaş gemilerinin / savaş uçaklarının üretilmesi hakkında tek kelime yok. Asker siyasetle ilgili görüş bildiriyor, cumhurbaşkanlığı seçiminde taraf olduğunu ilan ediyor, “irticai faaliyetler”e dikkat çekiyor, milleti “barış, özgürlük ve demokrasiyi paravan olarak kullanan kişi ve kuruluşlar”a karşı “kitlesel karşı koyma refleksini” göstermeye çağırıyor, fakat -artık Genelkurmay''ın da neredeyse resmen düşman ilan ettiği ABD başta olmak üzere asla bel bağlayamayacağımız Batı ülkelerinden ve dahî dostluklarından asla emin olamayacağımız Rusya ve Çin''den bağımsız- tamamen yerli ve alabildiğine gelişmiş bir ''ağır savunma sanayii'' ihtiyacından hiç söz etmiyor.

Türkiye''nin Irak''ta ABD ile birlikte hareket etmesi gerektiğini savunan emekli generaller bilhassa hava kuvvetlerinin ABD''ye bağımlılığına dikkat çekerek ''Kıbrıs Barış Harekatı yüzünden maruz kaldığımız ABD ambargosunun bize ne zor günler yaşattığını hatırlayalım. ABD''yi kızdırırsak yeni bir ambargo felaketine maruz kalabiliriz'' demişlerdi. Bu kaygıları nereye kadar taşıyacağız?

Hadi muvazzaf subaylar NATO mensubiyeti yüzünden seslerini fazla çıkaramıyorlar diyelim; “ulusalcı” grupların lider kadrolarında boy gösteren ve mütemadiyen bağımsızlığa vurgu yapan emekli subayların da bu mevzulara hiç girmemelerini nasıl izah edeceğiz?

Yeri gelmişken; Tandoğan''da, Çağlayan''da “Ne AB ne ABD, Bağımsız Türkiye” pankartı taşıyan “ulusalcılar”, ulusal savunmamızın ABD''ye ve genel olarak yabancılara bağımlı olmasından rahatsızlık duymuyorlar mı? Duyuyorlarsa, niye ulusal savunma sanayiinin geliştirilmesini talep etmiyorlar? “Yunanistan bile tank yapıyor, biz niye yapmıyoruz? İran yapımı uzun menzilli füzelerle çenemizi yoracağımıza niye biz de kendi uzun menzilli füzelerimizi üretmiyoruz? Hükümetin ve Türk Silahlı Kuvvetleri''nin gündeminde niye yerli savaş gemisi, yerli savaş uçağı projeleri yok? Ülkemiz için yaşamsal önem taşıyan yerli savunma sanayiini niye geliştiremedik? Beğenmediğimiz ülkeler bu yolda uzun mesafeler katederken biz niye böyle geride kaldık?”diye sormaları gerekmez mi “ulusalcılar”ın? Bir “ulusalcı” için, bir “Kuva-yı Milliyeci” için bundan önemli mesele olabilir mi?

Her zaman, her yerde, her vesile ile 10. Yıl Marşı''nı okuyorlar, “Türk''e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!” diye gürlüyorlar… E hadi o zaman; niye öne geçmiyoruz, niye ilerlemiyoruz?