
1.Kişisel olarak, ölümü de doğum kadar önemserim, ama cenazelerden ve ölülerle uğraşmaktan hiç hazzetmem. İkisi de önemlidir elbette, ama hem doğum, hem ölüm insan için tam bir iradı kapsayıcılık içinde mütela edilemez. Yani doğum bir anlamda kendiliğindendir. Aynı şekilde insan kimi yaşama biçimlerinin, hastalıkların, yaralanmanın, kazaların, yaşlanmanın bir gün ölümü getireceğini bilse de ölüm yine de beklenmedik bir şeydir ve gelişi kendiliğindendir.
Bu nedenle olsa gerek, benim dışımda olup-biten şeyleri anlamaya çalışırım sadece. Farkındasınız belki; bütün bunları Güven Erkaya''nın ölümü ve medyaya yansıması üzerine söylüyorum.
Anlayamadım gitti; biz neden hep "ölü dirilticiliği" yaparız. Ölülerle uğraşmak daha mı kolay? Yoksa insanlar için ölümü daha mı çok istiyoruz?
2.Ölümle ve ölümle uğraşmayı anlamlı bulmam doğru. Ama bu benim tercihim. Kimileri kalkıp biz illa da ''ölü seviciliği-ölü tecimi'' yapacağız diyebilir. Bu bir düşündüğünü söyleyebilme hakkıdır. Ancak, kimileri birilerine bunu çok görüyorsa ikinciler de en az birinciler kadar ölü sevicisi ve ölümü dahi tecime elverişli estrüman haline getirme sevdalısıdır. Allah ıslah etsin.
3.28 Haziran 2000 tarihli gazetedeki köşesinde aktarıyor Ertuğrul Özkök. 1997 yılının ilk günleri, 28 Şubat''ın hemen öncesine denk gelen günlerden birinde Güven Erkaya Amerika''da ameliyat olmuş. Gürcan Dağdaş onu ziyaret etmiş eşiyle ve çocuğuyla birlikte. Dağdaş''ın da sağlık sorunları varmış ve yakında ameliyat olabilirmiş. Bunun üzerine Gülden Erkaya, Tülay Dağdaş''a yazılı olarak bir dua veriyor. Buradan hareketle Özkök diyor ki; "İçinde gerçek din''i, gerçek İslam''ı taşıyan; gözü hurafe, intikam ve yobazlık''tan dönmemiş" birisidir Erkaya. Sonra da bir kesim insanları, bu dindar insanı tanımamış olmakla ve ona haksızlık yapmakla suçluyor.
Şimdi: Sayın Özkök, sözünü ettiğin duayı bu ülkede kahir ekseriyet Türkçe ve Arapça olarak bilir, günde onlarca hatta yüzlerce defa okur, bu bir. Diyalog eksikliğinden söz ediyorsunuz, bu doğru. Ancak aynı miktarda bilgi eksikliği olduğunu, özellikle bu ülkenin bir kısım aydınlarının, dini tanıma konusunda ilkokul seviyesinde cahil olduklarını da görmek gerekir, iki. Bir de; insanlar nerden bilsin sayın Özkök, Erkaya ve eşinin Amerika''da ameliyat öncesi dua ettiklerini. Ne olurdu o günlerde bir gün sayın Erkaya bir bayram namazına katılsaydı; halkla omuz omuza Allah''ın -Tanrısının- huzuruna dursaydı. Cümle alem dudaklarının kıpır kıpır dua okuduğunu görseydi. Zannedersem burada da bir iletişimsizlik sözkonusu.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.