Kötülüklerin ana(yasa)sı

02:054/01/2016, Pazartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Hüseyin Likoğlu

Ankara'da anayasa tartışmaları yeniden başladı. 30 Aralık'ta CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen BaşbakDaha açık söyleyelim, muhalefet partilerinin bir anayasa dertlerinin olduğu şüpheli. En azından AK Parti'nin iktidar olduğu dönemde bir anayasanın yapılmasını istemedikleri aşikar. Nereden mi biliyorum. 2011 yılında kurulan komisyon 2 yıl boyunca çalıştı. Çeşitli illerde çalıştaylar düzenlendi. 60'ın üzerinde maddede mutabakat sağlandı. “Gelin üzerinde anlaştığımız maddeleri Meclis'ten geçirelim”

Ankara'da anayasa tartışmaları yeniden başladı. 30 Aralık'ta CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen Başbak


Daha açık söyleyelim, muhalefet partilerinin bir anayasa dertlerinin olduğu şüpheli. En azından AK Parti'nin iktidar olduğu dönemde bir anayasanın yapılmasını istemedikleri aşikar. Nereden mi biliyorum. 2011 yılında kurulan komisyon 2 yıl boyunca çalıştı. Çeşitli illerde çalıştaylar düzenlendi. 60'ın üzerinde maddede mutabakat sağlandı. “Gelin üzerinde anlaştığımız maddeleri Meclis'ten geçirelim” dendiğinde yan çizdiler. Dolayısıyla yoğurdu üfleyerek yemekte fayda var.

Anayasa değişikliği tartışmalarının
Başkanlık
sistemi nedeniyle kilitlenme ihtimali çok yüksek. Türkiye'de siyaset, rakip partilerin başarısızlığı üzerinden yapıldığı için genelde muhalefet partileri iktidarın
ak
dediğine
kara
diyor. Başkanlık sistemine karşı olduğunu söyleyen partilerin neredeyse tamamının geçmişte Başkanlık sistemini savunduklarını biliyoruz. Başkanlık sistemini gündeme getirdiği için Erdoğan hakkında söylenen her şey geçmişte Özal ve Demirel için de söylenmişti. Türkiye'nin anayasa ihtiyacını ne yazık ki kişisel tartışmalardan çıkartıp yeni sivil anayasamızı yapamıyoruz.

Bugün Türkiye'de yaşanan sistem krizinin temelinde 1960 darbesi ve 61 Anayasası yer alıyor. Türkiye 1960 yılına kadar Partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle yönetildi. Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı. Yani 93 yıllık Cumhuriyetimizin 12 Cumhurbaşkanı oldu. Cumhurbaşkanlarımızın 7'si partili, 4'ü asker, 1'i de bürokrat kökenli oldu.

Türkiye 1923'ten 1960 darbesine kadar Tam Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi ile yönetildi. Özal, Demirel, Gül ve Erdoğan'ın dönemleri ise Yarı Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi.
1923-1938 yılları arasında Mustafa Kemal Atatürk hem Cumhurbaşkanı hem de CHP Genel Başkanı idi. 1938-1950 yılları arasında İsmet İnönü hem Cumhurbaşkanı hem de CHP Genel Başkanı idi.
1950-1960 yılları arasında ise Celal Bayar hem Cumhurbaşkanı hem de Demokrat Parti Genel Başkanı idi. Atatürk, İnönü, Bayar, Özal, Demirel, Gül ve Erdoğan'ın dönemlerini hesapladığımız zaman, 93 yıllık Türkiye Cumhuriyeti devletinde partili Cumhurbaşkanları 56 yıl, asker Cumhurbaşkanları 30 yıl görev yaptı. Bir dönem de herhangi bir siyasi kimliği olmayan bürokrat Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.

Türkiye Cumhuriyeti aslında Partili Cumhurbaşkanı sistemi üzerinde kuruldu. Sistem 1960 darbesi ile bozuldu. Demokratik yollarla iktidara gelemeyeceklerini anlayanlar, 27 Mayıs darbesiyle Türkiye'de sistemi alt üst ettiler. 60 darbesine 'kötülüklerin anası', 61 Anayasası'na da
'kötülüklerin anayasası' diyebiliriz.
Darbeciler, yaptıkları anayasa ile devletin ve milletin iktidarı şeklinde çift başlı bir sistem icat ettiler. Devletin iktidarını Cumhurbaşkanı, milletin iktidarını ise seçilmiş hükümetler temsil edecek. Seçilmiş hükümetler yol, su, kanalizasyon yapacak ama asla devlet işlerine karışmayacaktı.

1960'tan sonra Türkiye her anlamda krizlerin ülkesi haline geldi. Cumhurbaşkanlığı seçim krizleri, siyasi krizler, iç çalkantılar, darbeler, muhtıralar, ezcümle bir toplumda yaşanabilecek ne kadar sıkıntı varsa yaşadık. 10 Kasım Atatürk'ün vefatından bir gün sonra yani Atatürk'ün naaşı henüz soğumamışken 11 Kasım 1938'de İsmet İnönü'yü Cumhurbaşkanı seçen bir Türkiye'den Fahri Korutürk'ün görev süresinin dolması üzerine, 5 ayda 124 tur yaparak Cumhurbaşkanı seçemeyen bir Türkiye, 60 darbesinin ürünüdür.

Türkiye'de herkes 12 Eylül darbesi ve Anayasası'ndan şikayetçi. Unutmayalım ki 12 Eylül, 27 Mayıs'ın tamamlayıcısıdır. Bugün yaşadığımız sistem krizinin temeli 60 darbesiyle atıldı, 12 Eylül darbesi ile pekiştirildi. Türkiye'de Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi 1960'a kadar uygulandı. Ancak Parlamenter Sistem hiçbir zaman olmadı. Yeni bir anayasa tartışmalarının başladığı bu dönemde taraflar açıkça nasıl bir sistemi istediklerini ortaya koymalı. 'Karşı tarafın tezini beğenmiyorum' diyerek bir yere varılamaz.

Bir Başbakan ve iki bakan asarak, bir Cumhurbaşkanını müebbet hapse mahkum ederek kurulan sistemle daha fazla devam edemeyiz.

#anayasa
#başkanlık sistemi
#türkiye