Türkiye'nin
güney sınırları aşındırılıyor
! NATO üzerinden aşındırılıyor, ABD
'nin Suriye'deki askeri birimleri üzerinden aşındırılıyor. Daha önce sınır boyunca konumlanan
FETÖ'cü subaylarla
ABD ordusu arasındaki işbirliği
üzerinden temeli atılan sınırı
sulandırma
girişimi, format değiştirerek devam ettiriliyor.
Daha önce
PKK
üzerinden ve örtülü biçimde devreye alınan,
Suriye ve Türkiye tarafını bileştirmeye dönük harita
hesabı, şimdi ABD, NATO ve
PKK/PYD
üzerinden açık şekilde yapılıyor.
Bu sefer,
“Suriye tarafını halledelim, Türkiye cephesini o zaman açarız”
ın hazırlığı yapılıyor. Terör üzerinden iki tarafı birleştirme planı
7 Haziran
seçimlerinden sonraki
çok sert bir müdahale
ile bertaraf edilmişti. Bu sefer, örtülü değil,
PKK'yı da aşan açık askeri plan
uygulanıyor.
Sınırımız boydan boya tartışmalı hale getirilir
Öyleyse, Türkiye'nin de
yeni bir plana
ihtiyacı vardır. O sert,
hiçbir ülkenin beklemediği
terörle mücadele gibi
oyun bozucu bir müdahale
ye ihtiyacı var.
Bugün gördüklerimizin bir adım sonrası
Suriye sınırının boydan boya tartışmalı hale getirilmesi
dir!
Emin olun, o zaman bir
oldu-bitti
ile ya da son derece
“haklı”
bir gerekçe ile bölgesel ve
uluslararası ölçekte kamuoyu
oluşturulacak. Devletler ve NATO gibi ittifaklar üzerinden Türkiye bir şeylere
mecbur bırakılacak
. İşte o zaman,
işin içerideki pazarlayıcılarını
düşünmek bile istemiyorum.
“Türkiye cephesi”
Kuzey Suriye Koridoru
için PKK/PYD'yi alabildiğine silahlandıranların hesabı, Suriye tarafını tamamladıktan sonra
tazyikleri
Türkiye tarafına yönlendirmektir ve bunu yapacaklar.
15 Temmuz'da açmaya çalıştıkları “Türkiye Cephesi”ni işte o zaman açacaklar
. Bunu deneyecekler.
NATO hiçbir zaman bizim
güvenlik
kaygılarımızı önemsememiştir.
İttifak için Türkiye sadece bir cephe, kendi düşmanlarına karşı kullanacağı bir silahlı güçtür
. Tehdit, ABD ve Avrupa içinse Türkiye değerlidir.
Türkiye'nin yüzleştiği tehditler mi? Mesela;
kırk yıldır ülkemizi yakıp yıkan terör mü?
Onlar zaten oralardan beslenmektedir. Suriye savaşı başlar başlamaz da PKK açık
ortak
ilan edilmiştir.
Kime karşı?
Tabii ki Türkiye'ye karşı
, tabi ki bölgenin tamamen parçalanması için, yeni Ortadoğu haritası için..
Sınırımızı sadece biz savunacağız..
Aynı NATO, bize destek olacakken şimdi Türkiye'nin güneyini
rehin almaya
çalışıyor.
Sınırlarımızı da içine alan bir harita
uyguluyor. Yani Suriye savaşından sonra
Türkiye'yi vuracak dalganın alt yapısı
nı hazırlıyor. Bölgesel şartları olgunlaştırıyor.
Tehdit hep müttefiklerimizden
gelmiştir. Bugün hangi soruna baksanız altından müttefiklerimiz çıkmaktadır.
Sınırlarımız NATO sınırı değil, olamaz, olmamalı.
NATO sınırı algısı sınır çizgilerinin
belirsizleşmesiyle
sonuçlanabilir. Bu sınırlar, hele de Kuzey Suriye Koridoru planının
ayyuka
çıkmasından sonra, kesinlikle ittifak ilişkilerine
kurban
edilemez. Savunması sadece Türkiye savunması olarak yapılacaktır. Bu sorumluluk, devredilemez.
NATO vesayetine artık “müdahale” demektir…
Artık bu ülke, NATO vesayetinin ne anlama geldiğini iyi düşünmeli. Soğuk Savaş dönemi çoktan bitti. NATO'nun Türkiye'yi
“koruyup kollaması”
o dönemde
darbelerle ayar verme
olarak uygulandı. Bugünse aynı misyon, Türkiye'ye
“müdahale”
anlamına geliyor. 15 Temmuz'dan önce FETÖ çevrelerinin
“NATO Türkiye'ye müdahale edebilir, etmeli”
türü
yaygaralarının
anlamı buydu.
Ne söylemeye çalışıyorum?
Gözümüzün içine baka baka
Türkiye ile savaşa hazırlanan
terör örgütlerini silahlandıran ABD ve NATO
çevrelerinin niyeti ortadadır. Suriye sınırı boyunca bir
cephe
inşa edilmektedir. Bu cephenin öncelikli hedefi Türkiye'dir.
Bunları yapan ABD ve NATO yetkililerinin;
“Türkiye'yi koruyacağız, sınırlarını koruyacağız”
türü açıklamaları tamamen
palavradır, zamana oynamaktır, Türkiye'yi oyalamaktır
.
Son günlerde ardı ardına gelen açıklamaların anlamı budur.
Sizi en ön cepheye süreceğiz!
Sen sınırda terör cephesi kuranlara sınırı emanet edersen, bu
işgalin önünü açma
anlamına gelir. Şu an için o sınırlar aşındırılmaktadır. Bir sonraki adımda ise
uluslararası boyutta tartışmalı
hale getirilecektir.
Bunları
savaş çığırtkanlığı
olarak niteleyenlere gelince..
Onlar için orada NATO olmuş, ABD olmuş, PKK olmuş hiç önemli değil. Çünkü onlar
7 Haziran önces
i işte bugünkü şartların oluşması için çalışıyor,
HDP üzerinden PKK'ya yatırım
yapıyorlardı.
Ama bir gün, o terör, o
çokuluslu
saldırı Türkiye içlerine yönelirse,
onları en ön sıraya süreceğiz!

