Büyükelçi mi yoksa Eyalet Valisi mi?

00:0028/03/2001, Çarşamba
G: 11/09/2019, Çarşamba
Kadir Bilir

Daha önce koalisyonu oluşturan siyasi parti liderlerini tek tek dolaşıp "Kemal Derviş''e destek veriyor musunuz, vermiyor musunuz?" diye sınava sokan Amerika Büyükelçisi, bu "pervasızlığı" daha önce işadamları ile yaptığı bir "gizli toplantıdan" almış.Türkiye''nin "kendi dümen sularında" zaman zaman "fırtınalı" zaman zaman "sakin" yol alması için Amerika Büyükelçisi Pearson ve Amerika''dan "kurtarıcı" olarak gelen Kemal Derviş''in çabaları devam ediyor.Büyükelçi, işadamlarını Zeynel Abidin Erdem''in

Daha önce koalisyonu oluşturan siyasi parti liderlerini tek tek dolaşıp "Kemal Derviş''e destek veriyor musunuz, vermiyor musunuz?" diye sınava sokan Amerika Büyükelçisi, bu "pervasızlığı" daha önce işadamları ile yaptığı bir "gizli toplantıdan" almış.

Türkiye''nin "kendi dümen sularında" zaman zaman "fırtınalı" zaman zaman "sakin" yol alması için Amerika Büyükelçisi Pearson ve Amerika''dan "kurtarıcı" olarak gelen Kemal Derviş''in çabaları devam ediyor.

Büyükelçi, işadamlarını Zeynel Abidin Erdem''in Ulus''daki evinde toplamış ve "Amerika Türkiye''nin arkasındadır. Ancak artık dünya standartlarına uymanız ve buna göre adım atmanız gerekir. Avrupa Birliği''ne de girmeniz zor değil" demiş.

Tabi burada büyükelçinin "dünya standartlarına uyum" diye bahsettiği şey "Derviş''in desteklenmesi." Zaten daha sonra bunu açık açık söylemiş "Derviş desteklenmezse sonucuna da katlanırsınız."

Şimdi işadamlarının toplantılar yapıp "Derviş''in arkasındayız. Hükümet de Derviş''e destek vermeli" açıklamalarıyla ne demek istediklerini bir iyice anladınız.

Zaten TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan''ın "hükümetin krizi aşması için daha hızlı olması ve daha fazla çaba göstermesini" istemesi de bu yüzden.

İşadamları "zaten bitmiş" gördükleri hükümete, "ne olur, ne olmaz" diyerek açıkça karşı çıkamıyorlar ama Amerika''nın isteğini de "can-ı gönülden" destekliyorlar.

Türkiye bu ağır sözleri haketmiyor

Beceriksiz hükümetler yüzünden bir kez daha "onur kırıcı" bir davranışla yüz yüze kaldık. Ekonomik krizden çıkmak için "Amerika''ya para bulmaya giden" Kemal Derviş nedeniyle Türkiye hakkında konuşan Amerikalılar hepimizi yerden yere vurdular.

Amerikan- Türk Konseyi Fahri Başkanlığı''nı üstlenen eski başkan George Bush''un Ulusal Güvenlik Danışmanı emekli general Brent Scowcroft, Washington''da Türkiye hakkında "tereddütler" olduğunu söylüyor ve bakın ne diyor:

"Şeffaflaşmayı sağlayamayan, siyasi sisteminde ahlak çöküntüsü yaşanan, yolsuzlukları önleyemeyen ülkelerin bu nedenle krize girmeleri durumunda, kendi hatalarından kaynaklanan sıkıntıların, Amerika gibi ülkelerce bir tür "kefalet ödenerek" aşılmasına karşı olan bir grup var."

Bu "ağır" laflara bir de Amerika Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitr katılıyor, Kemal Derviş''in "tek başına" bir şey yapamayacağını söyledikten sonra. Türkiye''ye şu öneriyi yapıyor:

"Hukuk düzeninin sağlamlaşması, siyasi şeffaflık ve hesap verme yükümlülüğünün hayata geçmesi, ahlaklı yönetim ve gençlik başta olmak üzere, her kesimden herkesin demokratik sürece katılımının sağlanması çok önemli"

Görüldüğü gibi "dış destek" beklediğimiz dışardakiler, bizi bizden iyi biliyorlar ve bir anlamda bu hükümete güvenmiyorlar. "Yolsuzlukları ortaya çıkarın ülkenizi bir düzene sokan size ondan sonra para" diyorlar.

Bilgisayarlı çocuk daha akıllı oluyor

Çocuklarının TV ekranı, bilgisayar, game-boy başında olmasından endişe duyan ailelere Amerika''dan "müjdeli" bir haber var. Bilim adamlarının yaptığı ortak araştırma sonuçlarına göre, televizyon yerine bilgisayar oyunlarıyla vakit geçiren çocuklar "daha akıllı" oluyorlarmış.

Mantık oyunlarının çocukların zihinlerini geliştirdiğini belirten uzmanlar, çocukların "şiddet içermeyen" oyunlar yoluyla daha akıllı olacaklarını ve ailelerin "şiddet içermeyen" oyunlara müsamaha göstermelerini istiyor.

Dahası, çocukluğunda bilgisayara meraklı olanların, eğitimini tamamladıktan sonra, diğer çocuklara oranla "daha iyi şartlarda, daha kolay iş" bulabildikleri de ortaya çıkıyor.

Bu araştırma bir çok anne ve babanın yüreğine su serpecek nitelikte.