|
Yazarlar

Ümmet kaybetti

18:01 . 8/06/2015 Pazartesi

Kevser Topkar

1966 yılında İstanbul’da doğdu. Kuzguncuk İlkokulu ve Üsküdar Kız Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümüne girdi. 1987’de mezun olacakken başörtüsü yasağından dolayı üniversiteye ara verdi. Fakülteyi iki sene sonra bitirebildi. 1998-2000 tarihleri arasında Sudan’da bulundu. Bu esnada Afrika Üniversitesinde Arap dili eğitimi aldı. Türkiye’ye döndüğünde özel sağlık alanında yöneticilik yaptı. Fide Yayınlarının kuruluşundan itibaren editörlüğünü üstlendi. Öykü, çocuk hikayeleri ve derlemelerden oluşan kitapları yayınlandı. TC. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde özel araştırmacı olarak Filistin’e Yahudi göçlerini araştırdı. Başörtüsü yasağı kaldırıldığında Marmara Üniversitesi Yakınçağ Tarihinde yüksek lisansını tamamladı. Aynı üniversite halen doktora yapmaktadır. Üsküdar Belediyesi’nde 6 senedir sosyal projelerden sorumlu Başkan Danışmanı olarak çalışmaktadır. Almanca, Arapça ve İngilizce bilmektedir. Evli ve dört çocuk annesidir.

Kevser Topkar
Bu topraklarda kavmiyetçiliğin kerih sureti tekrar görüldü. Ümmet olma gayretlerimiz, ümmete umut olma sürecimiz askıya alındı. Seçim sonuçları yeni sivrilmelere zemin hazırladı. Hortlatılmak istenilen Türk milliyetçiliğine kocaman bir kapı açıldı. Herşeyin daha da zor olacağı bir sürecin başında milletçe durmaktayız.

Halkın tercihi AK Parti olmasına rağmen seçim sistemindeki adil olmayan yapı AK Parti'yi tek başına iktidara getiremedi. İlk seçimde baraj altında kalan partilerin milletvekillerine de sahip olarak güçlü bir iktidar kurabilen AK Parti bu defa diyet ödemek zorunda kaldı. Vaktinde seçim sisteminde ve siyasal partiler kanunda adaletli bir düzenlemeye gidilebilirdi. Bedeli bu kadar ağır olmazdı. Ama artık çok geç.

Bütün partiler seçimden başarı ile çıktıkları iddiasındalar. Hezimete uğrayan CHP bile seçim sonuçlarından memnun. Kendi adına olmasa da tek argümanı olan AK Parti karşıtlığı adına memnun. Kabul edelim ki hepsininki başarı olsun. İslam coğrasında mazlum halkların sesi kim olacak? Ulusal, uluslararası denge, müttefiklerimiz, ittifaklarımız vs. bir dizi balans ayarını takmadan kim ''one minut'' diyecek? Canlanan Osmanlı ruhu daha ne zamana kadar hayalet olarak varlığını devam ettirecek?

Devlet yönetiminde akılcılık şüphesiz gereklidir. Mevcut dengeler ve konjonktür de gözetilmelidir. Bunlardan daha fazla ihtiyac olan ise gönülle bir devleti yönetebilme cesaretidir. Biz bu coğrafyada gönül devleti olmaya adaydık. Anadolu topraklarının tarihi ruhu buna elverişli, daha da ötesi hasretti. Recep Tayyip Erdoğan bu hasretimizi dillendiren lider oldu.

Bugünden sonra övgülerin mahiyeti değişecek. Güçlünün yanında durulacak. İlk günden kanaatimi açıklayayım ki herşeyi yalan olan dünyada hakikat olan, Hak olan, gönülle alakalı bir söz söylemiş olmanın mutmainliğini hissedeyim. Cumhurbaşkanımız sayın Receb Tayyib Erdoğan dünya Müslümanlarının, mazlumların gönlünde kimsenin sarsamayacağı bir taht kurdu. Dünyaya karşı eğik başımızı kaldırdı. Ayaklarımızı basacak bir zemin sağladı. Haçlı zihniyetine ve siyonist ağa hayır dedi. Paranın patronlarına, faiz lobisine kafa tuttu. İnançlı insanlarımıza özgüven verdi.

Seçim sonuçları gösteriyor ki bu gidişat kesintiye uğratılacak. Bugünden sonra iktidara kim gelirse gelsin, milliyetçilik yükselen değer olacak. Bir süre ümmet iddiaları en üst perdeden ifade edilemeyecek. Etki-tepki kanunu ister istemez devreye girecek. Kürtçülük karşısında Türkçülük yükselecek. Bu topraklarda kardeş kavgasına engel olunmaya çok yakınken, kavgaya yaklaştıran büyük bir adım atıldı. Türkiye'nin yarını belirsizliğe düştü. Etrafımızı kuşatan ateşe bir adım daha yaklaşıldı.

Görünen o ki AK Partinin milletvekili adaylarından bölge dışından olanlar, temayüller gözardı edilerek belirlenenler seçmenin tepkisiyle karşılaştı. AK Parti oyları bu bölgelerde MHP ye kaydı. Siyasi liderlerin ilk açıklamalarına göre yarın için Ak Partili bir koalisyon görülmüyor. Türkiye için dış odakların, şer odaklarının projesi HDP, MHP, CHP koalisyonu, yürütülmesi imkansız bir karışım. Her halukarda erken seçimden başka bir çözüm yolu bulunmuyor.

Halkın bir kere daha AK Parti demesine rağmen hükümeti kurmanın mümkün gözükmediği bu meclis aritmetiğinde, yeniden seçimlerin nelere gebe olduğu ve ara geçiş döneminde özellikle olası bir ekonomik krızle nasıl başedileceği muallak. Türkiye'de siyaset uzun bir istikrar döneminden sonra tekrar tıkandı. İstikrarsızlığa düştü. Pek çok darboğazlardan geçerek buralara gelmiş bir millet olarak bunu da aşacağımıza dair inancım tam. Bu coğrafyada Türk milleti ve İslam ümmeti üzerine büyük bir oyun oynanıyor. Osmanlı'nın torunları bu oyunu tekrar bozacaktır. Kimsenin şüphesi olmasın.
#Seçim
#AK Parti
#Koalisyon
8 yıl önce
default-profile-img
Ümmet kaybetti
Dâhili ve hârici işler
Yıkım mutabakatı, intihal vaatler
Batı’nın korkusu (3) Türkiye’nin yeniden sistem-kurucu bir aktöre dönüşmesi
6’lı masanın Batı’dan beklediği aday işareti CIA yöneticisi olan 15 Temmuz firarisi Henri Barkey’den geldi?
Dokuz ülkeye karşı on ülke üç kıta