|
Yazarlar

Sınırlarımıza yığılan Arap ve Türkmenler ülkemizde savaşın başladığının ilanıdır

13:07 . 17/06/2015 Çarşamba

Kevser Topkar

1966 yılında İstanbul’da doğdu. Kuzguncuk İlkokulu ve Üsküdar Kız Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümüne girdi. 1987’de mezun olacakken başörtüsü yasağından dolayı üniversiteye ara verdi. Fakülteyi iki sene sonra bitirebildi. 1998-2000 tarihleri arasında Sudan’da bulundu. Bu esnada Afrika Üniversitesinde Arap dili eğitimi aldı. Türkiye’ye döndüğünde özel sağlık alanında yöneticilik yaptı. Fide Yayınlarının kuruluşundan itibaren editörlüğünü üstlendi. Öykü, çocuk hikayeleri ve derlemelerden oluşan kitapları yayınlandı. TC. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde özel araştırmacı olarak Filistin’e Yahudi göçlerini araştırdı. Başörtüsü yasağı kaldırıldığında Marmara Üniversitesi Yakınçağ Tarihinde yüksek lisansını tamamladı. Aynı üniversite halen doktora yapmaktadır. Üsküdar Belediyesi’nde 6 senedir sosyal projelerden sorumlu Başkan Danışmanı olarak çalışmaktadır. Almanca, Arapça ve İngilizce bilmektedir. Evli ve dört çocuk annesidir.

Kevser Topkar
Yeni adı ''küresel güç'' olan bildiğimiz eski ''haçlı'' hilalle olan savaşında son adımını da attı. ABD her türlü destekleyerek Suriye'de PYD taşaronluğunda Kürt Devletini kurdurtuyor. Tarihteki Selahaddin Eyyubi'nin Kürtlüğü ile bunları sakın karıştırmayalım. Sözümona ''la-dini'' bir yapı kisvesi altında haçlının ta kendisi artık sınır komşumuz. Araplar ve Türkler PYD ve ABD güçlerinin önüne katılmış Türkiye'ye sürülüyor. Binler, on binler kapımızın önüne kadar geldi. Daha da gelecekler.

Kobani'de dün bütün dünyanın kopardığı kıyametin sebebi bugün ayan beyan ortaya çıktı. Kobani-Telabyad hattı birleştirildi. Otonom Kürt yapılanması ABD desteği ile PYD tarafından oluşturuldu. Arap ve Türkmen nüfus bu iki güç tarafından Türkiye sınırına sürülüyor. Bu operasyon Suriye'deki demografik yapıyı değiştirmenin ötesi bir anlama sahip. Yapılmak istenilen bölgedeki Osmanlı zihniyetinin kökünü kazımak. Sömürü cephesinin bundan sonra yapacağı operasyonlarda bölgede muhalif olacak tek bir güç bırakmamak.

Kimsenin şüphesi olmasın, bundan sonraki operasyon Türkiye'ye direk yapılacaktır. Geziydi, şuydu buydu derken biz zannettik ki, AB-ABD ittifakının paralel yapı marifetiyle ülkemizde geçekleştirmek istedikleri, AK Parti cephesini parçalama ve halkın kafasını bulandırma operasyonlarını savuşturduk. Karşımızda planlı, programlı, azimli, ülke içinde ve dışında ciddi yapılanmaları ve işbirlikçileri olan haçlı bloku durmakta. Birşey kazanmış değiliz. Hedeflerine ulaştılar. Halkın tarihi misyonuna sahip çıkma iradesini erittiler. Ümmete umut olma iddiasından vazgeçirdiler. İçimizdeki menfaatperest, makam mevki uğruna çiğnemeyecek ilkesi kalmayanlar, idealleri satılık kişiler en büyük destekçileri oldu. Cumhuriyet kurulduğundan beri ilk defa imparatorluk uyanışı gerçekleşmişti. Kesintiye uğratıldı.

Kobani'yi İŞİD'e vermemek için direnen PYD bütün dünyadan destek görmüştü. İlk defa Hrıstiyan kulübün kafası bu kadar netti. Hollanda'ya varana kadar her devlet sivil yerleşimi olmayan, halkı tamamen boşaltılmış bu toprak parçasının derdine düşmüşlerdi. Batıdan bakınca çok mu aptal görünüyoruz. İnsani yardım çırpınmalarının altında bölgedeki en güçlü müttefikleri Kürtlere sınırımızda bir devlet kurdurarak bütün Ortadoğu'yu kontrollerine almak istediklerini göremediğimizi mi sanıyorlar?

Seçim öncesi bu oyunun farkındaydık. AK Parti içindeki ilkesiz, menfaatperest sızıntıları bahane edenlere hep birlikte ikazlarda bulunduk. Daha evvel bu yapıyı eleştiren pek çok yazar arkadaşımız son on beş gün boyunca bu tehlikeye dikkat çekti. Maksat halkın küresel şer güç karşısında dik duruşunu, tarihi misyonuna uyanışını boğmak diye yüksek sesle haykırdılar. Hesaplaşmayı başka bir zamana ve zemine bırakmanın gerekliliğini anlatmaya çalıştılar. Ama yeterli olmadı.

ABD'nin tam seçim arefesinde Türk ve Arap köylerinin boşaltılması operasyonunda PYD'ye savaş uçakları ile bizzat bombalayarak destek vermesi ve İŞİD'le mücadele kisvesi altında Türkiye sınırına binlerce insanı yığması tesadüf ile açıklanamayacak bir zamanlamaya denk geldi. Her şekilde Türk halkını manüple etmeye yönelik ve kendi derdimize düşmüşken bölgede demografik düzenleme amacını gerçekleştirmeye fırsat bularak planlı, inceden inceye düşünülmüş bir tuzağın içine çekildik. Bundan ötesi yok. Bundan ötesi savaş. Bundan ötesi kardeş kavgası. Bölgede kimsenin kazanamayacağı ama sömürgecilerin ellerini oğuşturarak ürününü devşireceği bir hasad zamanı.

Fırsat varken halkımıza, AK Parti iktidarı içinde yetişmiş, herşeyi toz-pembe gören gençlerimize gerçekleri daha iyi anlatabilmeliydik. Ülkemiz bu kadar krıtik bir dönemden geçerken enerjimizi başka işlere harcamak yerine gençlerimize imparatorluğumuz dün parçalamış, sınırlarımız dün çizilmiş, topraklarımız dün işgal edilmiş gibi hissettirebilmeliydik. Bunu yapamadık. Farklı hülyalara kapılan gençlerimize tarihi misyonlarına sahip çıkmalarını yeterince aktaramadık. Milliyetçi akımların pençesinden çekip çıkaramadık. Kürtçlük şimdi Türkçülüğe doğru yansımasını gösteriyorken tek ümmet olduğumuzu onlara anlatamadık. Selahaddin Eyyübi'nin torunları milli devlet olma adına düşmanın her türlüsüyle ittifakı mübah gördü.

Dönülmez yol yoktur. Dün olduğu gibi bugün de bu coğrafyanın Müslüman halklarının uyanarak yabancı unsurları bölgemizden kovacağına inanıyorum. Kısa zamanda toparlanıp, hatalarımızdan ders alarak yola devam diyeceğiz. Türkiye dün olduğu gibi yarın da bu hareketin öncüsü olacak. Anadolu'da boğulmaya çalışılan bu halk uyandı. Birbirimize düşmüş olabiliriz. Ama düşman karşısında asla zaaf göstermeden toparlanacağız. Bu defa küreselcilere hizmet edenlere içimizde asla yer vermeyeceğiz.
#kevser topkar
#kevser topkar yazı
#yeni şafak yazar
8 yıl önce
default-profile-img
Sınırlarımıza yığılan Arap ve Türkmenler ülkemizde savaşın başladığının ilanıdır
Dâhili ve hârici işler
Yıkım mutabakatı, intihal vaatler
Batı’nın korkusu (3) Türkiye’nin yeniden sistem-kurucu bir aktöre dönüşmesi
6’lı masanın Batı’dan beklediği aday işareti CIA yöneticisi olan 15 Temmuz firarisi Henri Barkey’den geldi?
Dokuz ülkeye karşı on ülke üç kıta