Yemen’de yeni kabile seferberliği: Kime karşı ve nereye doğru?

Yasin Aktay
Yasin AktayYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 27/07/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Yemen’de yeni kabile seferberliği: Kime karşı ve nereye doğru?
Arşiv.

Son günlerde Yemen’de enteresan şeyler oluyor. İstanbul’da zaman zaman bir araya geldiğimiz Türkiye’de yaşayan Yemenlilerin son buluşmamızda aktardığı bilgiler Yemen’de yakından takip edilmeyi gerektiren, fırtına öncesi bir hareketliliğin yaşandığını gösteriyor.

Hatırlatmak gerekirse 2014 yılında İran’ın siyasi ve askeri desteğiyle kuzeydeki Saada bölgesinden ilerleyerek başkent San’a’yı ele geçiren Husilerin yol açtığı durum Mart 2015’te Suudi Arabistan öncülüğünde BAE, Bahreyn, Kuveyt, Mısır, Sudan ve bazı diğer ülkelerin katılımıyla “Kararlılık Fırtınası Operasyonu”na yol açmıştı. Koalisyonun ilan edilen amacı, uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetini yeniden iktidara getirmek ve İran destekli Husi ilerleyişini durdurmaktı.

İlk yıllarda koalisyon özellikle hava üstünlüğü sayesinde Husilerin ilerlemesini durdurmayı başardı. Aden yeniden hükümet güçlerinin eline geçti; Marib, Hadramut ve güney vilayetlerinin önemli kısmı Husilerin kontrolüne girmedi. Ancak savaş kısa sürede bir çıkmaza dönüştü. Husiler kuzeyde devlet kurumlarını, vergi sistemini ve askeri yapıyı büyük ölçüde korurken, koalisyonun desteklediği güçler kendi içinde parçalandı.

Özellikle BAE’nin zamanla Suudi Arabistan’dan farklı bir strateji izlemesi çatışmanın seyrini değiştirdi. Abu Dabi, uluslararası tanınmış hükümetten ziyade Güney Geçiş Konseyi (STC) gibi güney ayrılıkçılarını desteklemeye başladı. Böylece hükümet güçleri ile STC arasında zaman zaman silahlı çatışmalar yaşandı. Bu durum Husilere karşı oluşturulmaya çalışılan ortak cepheyi önemli ölçüde zayıflattı.

BAE’nin hem Yemen içinde kendine çalışan politikaları hem de Sudan, Somali, Somaliland ve Kızıldeniz’deki politikaları zamanla İsrail’e çalışan ve Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehdit edecek hale gelmişti. Bunun üzerine geçtiğimiz aylarda Suudi Arabistan BAE’yi Yemen’deki koalisyondan çıkardığını duyurdu. Bu durum aslında Yemen içinde kısa süre içinde Yemen halkı lehine çok olumlu bir atmosferin oluşmasına yol açtı. Küçük bir azınlık oldukları halde Husilerin hem Yemen halkı hem SA aleyhine bu kadar güç kazanması akıl alır bir şey değildi. BAE’nin denklem dışı kalmasıyla oluşan tablo bunun nedenlerinden birini açığa çıkarmış oldu. Ama kuşkusuz tek neden bu da değil.

Enteresan olaylar dediğim, geçtiğimiz günlerde Cevf vilayetindeki Reyyân çölünün geniş düzlüklerinde gerçekleşen Onur Kampı. Yemen’in dört bir yanından gelen kabile yollarının kesiştiği noktada, kısa süre içerisinde sıradan bir çöl arazisinin on binlerce insanın, yüzlerce çadırın ve ardı ardına gelen kabile heyetlerinin toplandığı büyük bir buluşma alanına dönüştü. Bu alan, “Onur Kampı” (Matârihu’l-Karâme) adıyla anılmaya başladı ve son yıllarda Yemen’in en dikkat çekici kabile toplantılarından biri olarak öne çıktı.

Buluşmanın sebebi başlangıçta ne siyasî bir hareket ne de askerî bir seferberlikti. Aksine, Yemen’in köklü kabile örf ve geleneklerine dayanan bir çağrıydı. Bu anlayışta, sığınan bir kişiyi korumak, emanete sahip çıkmak, misafiri himaye etmek ve kabile onurunu savunmak, vazgeçilmez ahlâkî ve toplumsal görevler arasında kabul edilir.

Sürecin merkezinde, kamuoyunda “Mîrâ Saddam Hüseyin” adıyla tanınan ve Irak’ın eski Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin’in kızı olduğu iddia edilen bir kadın bulunuyor. Bu kadın, Yemen’in saygın kabile şeyhlerinden Hamed bin Râşid Fedğam’a sığınarak kabile örfü uyarınca himaye talebinde bulunmasına rağmen, Husiler tarafından sığındığı ev basılarak zorla kaçırıldı.

Buna tepki olarak ortaya Nekf denilen geleneksel kökleri olan bu hareket ortaya çıkmış durumda. Yemen kabile hukukunda Nekf en yüksek düzeydeki kabile seferberliği anlamına gelir. Bir kabile veya şeyh ağır bir haksızlığa uğradığını düşündüğünde bütün kabilelere yardım çağrısı yapar. Bu çağrı yalnızca askerî bir davet değil; aynı zamanda onur, dayanışma ve ortak sorumluluk çağrısıdır.

Bu çağrının geleneksel sembolleri arasında hançerin kınının kırılması veya omuzdaki şalın yere bırakılması gibi işaretler bulunur. Bu hareketler, “Bize büyük bir haksızlık yapılmıştır, kabilelerin desteğine ihtiyacımız vardır.” anlamını taşır.

Bu sebeple birçok kabile açısından temel soru kadının kim olduğu değildir. Asıl soru şudur: “Sığınma hakkı ihlal edildi mi? Bir kabile şeyhinin himayesine giren kişiye dokunuldu mu?” Eğer cevap evet ise, mesele artık yalnızca bir bireyin değil, bütün kabilelerin ortak meselesi hâline gelir.

Büyük buluşmanın gerçekleştiği yer olarak Reyyân bölgesi geniş çöl alanlarına sahip olması, farklı vilayetlerden gelen kabileleri ağırlamaya elverişli bulunması ve Cevf, Marib ile diğer doğu bölgelerine kolay ulaşılabilmesi sebebiyle toplantı yeri olarak seçilmiş.

Kısa süre içinde yüzlerce çadır kuruldu ve bölge, Yemen’in farklı bölgelerinden gelen kabile heyetleriyle dolmaya başladı.


KATILAN KABİLELER

Çağrı ilk olarak Duhm kabilelerinden ve Şeyh Hamed bin Fedğam tarafından yapıldı. Ardından Cevf, Marib, Sana, Şebve, Hadramut, Beyda, Zimar ve Taiz başta olmak üzere Yemen’in birçok bölgesinden kabile heyetleri Reyyân’a ulaşmaya başladı. Katılım gösteren kabileler arasında Arhab, Ubeyde, Hâşid ve diğer birçok tanınmış Yemen kabilesi de yer aldı.

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran görüntülerden biri de Arhab Kabilesi heyetinin karşılanmasıydı.

Heyetin başında bulunan Şeyh Abdülmecid Abdullah ez-Zindânî (Şeyh Abdülmecid ez-Zindânî’nin torunu), Şeyh Hamed bin Fedğam tarafından büyük bir saygıyla karşılandı. Görüntülerde Fedğam’ın onu selamladığı ve başını öperek onurlandırdığı görüldü. Bu karşılama, Arhab heyetinin davete erken ve güçlü destek vermesinin sembollerinden biri olarak değerlendirildi.

Organizatörlere göre mesele artık kişisel bir ihtilaf olmaktan çıkmış; kabile onurunun, sığınma hakkının ve geleneksel değerlerin korunmasına dönüşmüştür. Bu nedenle toplantıya “Matârihu’l-Karâme” (Onur Kampı) adı verilmiştir.


TARİHÎ VE SOSYOLOJİK ÖNEMİ: ZÎ KÂR SAVAŞI

Bu hareket hakkında farklı görüşler bulunsa da Reyyân’daki Onur Kampı önemli bir gerçeği ortaya koymuştur: Yemen kabile sistemi, modern siyasî gelişmelere rağmen hâlâ güçlü bir toplumsal etkiye sahiptir.

Kabile örfleri, özellikle onur, himaye, misafir koruma ve dayanışma gibi değerler söz konusu olduğunda, bugün dahi binlerce insanı ortak bir amaç etrafında bir araya getirebilmektedir.

Bu yönüyle Reyyân’daki Onur Kampı yalnızca güncel bir olay değil; aynı zamanda Yemen kabile kültürünün canlılığını ve toplumsal etkisini gösteren önemli bir tarihî ve sosyolojik örnek olarak değerlendirilmektedir.

Yemenlilerin önemli bir kısmı bir fiili durum olarak gerçekleşen bu olayla İslam öncesi dönemde gerçekleşmiş olan Arap kabileleri ile Sasani İmparatorluğu arasında gerçekleşmiş ve Arapların kazandığı ilk büyük zafer olarak tarihe geçmiş Zî Kâr Savaşı (Yevm-i Zî Kâr) ile karşılaştırıyor. Tarihçiler, bu savaşın Arap toplumunun özgüvenini artırdığını ve daha sonra gerçekleşecek İslâm fetihleri için önemli bir psikolojik zemin ve ufuk hazırladığını belirtmektedir. Karşılaştırmaya esas olan en önemli benzerlik bu savaşa da yine bir Arap kabilesinde emanet bulunan bir kadını İran Kisra’sının zorla ele geçirmek üzere hazırladığı bir sefere karşı bütün Arap kabilelerinin birleşmesinin yol açmış olması.

Bir araya geldiğimiz ve bunları konuştuğumuz Yemenlilerin büyük çoğunluğu neredeyse 13 yıldır İstanbul’da yaşıyor, birçoğu yatırım yoluyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmuş insanlar. Türkiye ekonomisine katkıda bulunan insanlar ama yaşadıklarını aktardıkları bazı sorunlar var, onları da sonra yazalım.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026