Bizde yaygın kullanılmadığı için yerleşimcilik ve yerleşimcilerle ilgili anlamına uygun bir kanaat oluşmamıştır. Bu kavramın bizdekinden farklı olarak hem kolonyalist devletlerde hem de kolonize edilen toplumlarda bir karşılığı vardır. Hatta uluslararası hukuka göre yerleşimcilik suçtur. Elbette yerleşimciliğin suç olarak kabul edilmesi için bir uzlaşmaya varılması gerekiyordu. Uzlaşma tecrübenin sonucudur. Bundan sonra tarihe biraz da bu kavram ile açılan pencereden bakmak icap edecek. ABD tarihi de bir gün mutlaka yerleşimcilik bağlamında işlenecek. Bugün Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşananları yerleşimcilik olayını göz önünde bulundurmadan anlamak neredeyse imkânsızdır. İngiltere’nin kolonyal tarihini ve bu tarihle ilişkili hususiyetleri bilmek isteyenler de yerleşimcilik kavramından hareket edecek.
Yerleşimcilik ve yerleşimciler konusuyla ilgilenen okurlarımıza daha önce Patrick Wolfe’un “Settler Colonialism and the Elimination of the Native” başlıklı makalesinden bahsetmiştim. En kısa zamanda bu makalenin içeriğinden özet olarak da olsa bahsetmek istediğimi de söyledim. Hakikaten önemli bir makaledir. Makalenin başlığından da anlaşılacağı gibi yerleşimci kolonyalizmde temel motivasyon yerlilerin yok edilmesidir. Filistin’in tarihî topraklarında olan da budur. Yüz yıldır Filistin’in asıl sahipleri yok ediliyor. Siyonizm, 19. yüzyılda İngiltere’nin geliştirdiği bir ideolojiydi. Bu ideolojinin neden ibaret olduğunu Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e bakarak anlamak mümkün olabilir. Bize, yıllarca, Batı medeniyetinin erdemlerinden bahsedildi. Bu erdemlerle uyuşmayacak gelişmelerle karşılaştığımızda ise kalıplaşmış düşünme biçimleri temelinden sarsıldı. Eğer bugünkü hadiseler sistemli bir şeklide analiz edilmezse bir gün yeniden eski duruma dönüş olacaktır. O zaman geldiğinde duygularımızın bir karşılığı olmayacaktır.
Patrick Wolfe’un makalesinde ifade ettiği gibi bugün Siyonist yerleşimciler Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bütün dünyanın gözleri önünde zeytin ağaçlarını köklerinden sökmekte ve yerli Filistinlilerin yaşama imkânlarını ortadan kaldırmaktadır. Gözü dönmüş Siyonist yerleşimciler kaydedildiklerini bile bile Filistinlilere silah doğrultuyor, ateş edip onları öldürüyor, evlerine ve tarlalarına el koyuyor, ürünlerini hasat edemeden tarlada yakıyor ve hayvanlarını gasp ediyor. Yüzlerce yerleşimci sürüler hâlinde arazi sahiplerinin üzerine yürüyor, evlerini ateşe veriyor ve arabaları yakıyor. Filistinlilerin eşyalarını kullanılmaz hâle getiriyorlar. 1920’den beri aynı şeyi yapıyorlar. Filistinliler üzerinde terör ile baskı kuruyorlar. İngiltere manda yönetimi altında terörü bir silah olarak kullandılar ve Filistinlileri yerlerinden yurtlarından sürgün ettiler.
1920’den 1947’ye kadar İngiltere manda yönetimi Siyonistlere çok geniş imkânlar tanıdı ve şimdi de İsrail koloni devleti, Siyonist yerleşimcilere terörist faaliyetler için alan açıyor. Yukarıda söylemeye çalıştığımız gibi aslında bugün Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te yaşanan hadiseler hem İngiltere manda yönetimine ayna tutuyor hem de ABD tarihine. İngiltere’nin Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’da yerleşimcilik tarihini anlamak isteyenler de Filistin’in tarihî topraklarında yaşananlara bakmalı. 7 Ekim 2023’ten sonra çok daha açık bir şekilde bu sistemi ortaya sermeye çalışıyorum. Yerleşimci kolonyalizmi Yahudi tarihine ve Yahudi ilahiyatına bakarak anlamak mümkün değildir. İngiltere ve ABD, Yahudi gücüne boyun eğdiği için bugün olanlara sessiz kalıyor gibi bir çıkarsama ciddi bir yanılgının neticesidir. İngiltere, ABD ve Almanya İsrail’in suç ortağıdır ve bu ortaklık Yahudi gücüne boyun eğmenin sonucu değildir. Ne yazık ki bu ülkeler yeni bir kolonyalist dönemin kapılarını açtılar. Yahudi yerleşimciler cezasızlık güvencesi ile hareket ediyor. İngilizlerin ve Amerikalıların onları her platformda koruyacağını biliyorlar. Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’nın utancı ile hareket ettiğini düşüneneler yanıldıklarını anladıklarında çok geç kalmış olacaklar.
Yerleşimcilik dinî bir mesele değildir. Bugün Siyonist Yahudi yerleşimcileri harekete geçiren İngiliz tipi yerleşimci kolonyalizmdir. Patrick Wolfe’un söylediği gibi yerleşimciler toprak hırsıyla hareket eder. Bunun için de üzerinde yaşayanları yok etmek ister. Soykırım onlar için bir araçtır. Soykırım yaparlar çünkü toprakları yerli unsurlarından temizlemek isterler.
Dünya, Anglosaksonları durdurmak için harekete geçmek zorunda.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.