Kara savaşı mı?

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi ÖğünYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 27/07/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Kara savaşı mı?
Arşiv.

Ateşkes bozuldu. ABD günlerdir İran’ı ağır bir surette bombalıyor. Buna mukâbil İran da gözüne kestirdiği ABD üslerini füze ve dronlarla vuruyor. Bu manzarayı savaşın yeniden başlaması olarak değerlendirmek yanlış olmasa da hayli eksik kalacaktır. Evet savaş yeniden başladı başlamasına; ama bu artık yeni bir safhaya işâret ediyor.

İran ile ABD-İsrâil ikilisi arasındaki savaşın ilk iki safhasında, yâni 12 Gün ve 38 Gün çatışmalarında saldırgan ABD-İsrâil ikilisi hedeflerine ulaşamadılar. İlk hedef, ağır bir hava bombardımanı eşliğinde, başta İran’ın rûhânî lideri Ali Hamaney olmak üzere kilit mevkilerde bulunan üst seviye isimleri ortadan kaldırarak bir büyük iç isyân başlatmak ve İran rejimini yıkmaktı. Daha sonra İran’a girilecek ve nükleer programı ve elindeki füze stokları yok edilecekti. Netice tam bir fiyasko oldu. Evet, İran’da büyük bir tahribat yaşandı. Ama İran halkı aralarındaki siyâsî kutuplaşmaları bile bir tarafa bırakarak, büyük bir acıyla ve düşmana karşı keskinleşen nefret duygularıyla birbirine kenetlendi. Öldürülenlerin yerine hemen yenileri geldi.

Şimdi biraz duralım. ABD ve İsrâil sâdece hedeflerine ulaşamamakla kalmadı. Tam aksi bir durumu doğurmuş oldu. İlk olarak, İran’daki köhnemiş ve halk nezdinde itibârı zayıflamış rejime can suyu verilmiş ve diri bir şekilde yeniden ayağa kaldırılmış oldu. İkinci olarak, İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyuma ulaşma ümidini gömmüş oldu. Çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan dağlık bir arazide, bu varlıklar dağıtıldı ve sırra kadem bastı. Dağların derinliklerine gömülmüş tesisler ise çok az zarar gördü. Üçüncü olarak, İran’ın füze ve dron stoklarının çok daha uzun bir savaşı devâm ettirmek için yeterli olduğu anlaşıldı. İran, Rusya ve Çin’in siber/uydu desteğini alarak her geçen gün vuruşlarındaki isâbet oranını artırdı. Hâsılı, savaşın ilk iki safhasına ABD-İsrâil ikilisi düşmanlarını daha da kuvvetlendirmiş oldular. Buna mukâbil kendileri ağır bir tahribata mâruz kaldılar. İsrâil hâlâ karartma yapıyor, ama İran füzeleri ve dronları İsrâil’de açıklananın çok üzerinde bir zâiyata sebep oldu. Diğer taraftan ABD Körfez’de tam bir felâket yaşadı. Vurulmadık üssü kalmadı. Körfez’deki Arap devletlerinin bugüne kadar kendisine boyun eğmesinin yegâne sebebi, onları İran tehlikesine karşı korumaktı. Körfez’deki üsler bunun garantisiydi. Ama üsler vurulunca senaryo inandırıcılığını kaybetti ve çöktü. Dahası, Körfez Araplarının ışıklı, gösterişli müreffeh hayatları ağır bir darbe yedi. Turizm başta olmak üzere çok sayıda sektör çalışamaz hâle geldi. Yatırımlar çekilmeye başladı. Paralı insanlar Körfez’den kaçmaya başladı.

38 Gün Savaşı’nda İran bir adım daha atarak dünyâ ticâretinin en kritik geçitlerinden birisi olan Hürmüz’ü kapattı. Bundan sonra geçişlerin paralı olacağını ilân etti. Ateşkes doğrudan olmasa bile dolaylı olarak İran’ın zaferine işâret ediyordu. Bunalan Trump, maddelerinin kâhir ekseriyeti İran’ın lehine olan memorandumu imzâlamak zorunda kaldı.

Ateşkesin işlemeyeceği baştan belliydi. Taraflarca hazmedilmesi mümkün görünmüyordu. Evvela ABD açısından bakalım. Eğer ateşkesi tam mânâsıyla işletmiş olsa Trump yaklaşan ve kendisi için son derecede ehemmiyetli olan kasım seçimlerine yaralı girmiş olacaktı. MAGA’cı tabanda %15 kadar bir erime yaşanıyordu. Bu oran, Tucker Carlson gibilerin sözcülüğünü yaptığı, savaşa karşı çıkan bir kesimi ifâde ediyor. Demokrat kesimler ise alabildiğine keskinleşmiş bir muhalefeti yürütüyor. Kasım seçimlerinden sonra topal ördeğe dönebilir; dahası azledilme tehlikesi de mevcut. Diğer taraftan Hürmüz Boğazı’nın kapanması ABD’li tüketicilere enflasyon olarak dönüyor. ABD kamuoyunda bunun yarattığı memnuniyetsizlik dalgası büyüyor. ABD enerji arzındaki daralmanın ekonomik zararlarını karşılamak için rezervlerini kullanmaya başladı ve hayli eritti. Diğer taraftan Suudî petrolünü Kızıldeniz üzerinden ihraç etmeyi denedi. İran buna Yemen’deki Hûsîlerin saldırısıyla cevap verdi. Suudilerin gemileri vuruldu. Babül Mendep’in kapatılması gündeme geldi. Sûriye ve Irak arasında, bizim Kerkük -Ceyhan hattını dışlayarak Kerkük-Baniyas hattını çalıştırmaya karar verildi. Bu hattın başına neler geleceğini kestiremiyoruz. Ama yakın zamanda burada da her şey olabilir. Şu çok âşikâr ki Hürmüz’ü devre dışı bırakacak alternatif yollar İran’ın her an hedefine girebilir.

İsrâil ise müzâkerelerin hâricinde kaldı. Ateşkesi temelden reddetti. Gözünü karartarak ve de ABD’nin rızâsı hilâfına Lübnan’a saldırdı. Memorandumda ana maddelerden birisi, İsrâil’in Lübnan’dan çekilmesiydi. Buna asla riâyet etmedi. Hâsılı ateşkes iki müttefikin arasında bir çatlak meydana getirdi.

Ateşkes hükümlerinin kendilerinden yana olmasına rağmen İran’daki kamuoyu tatmin olmuş değildi. Rûhânî liderlerinin öldürülmesinin intikâmının alınmadığını düşünüyorlardı. Hâsılı bu ve buna benzer diğer faktörlerin bir araya gelmesi neticesinde ipler yeniden gerildi ve Trump, Ankara Zirvesi’nde ateşkesin nihâyete erdiğini ilân ederek savaşı yeniden başlattı.

Şimdi çok başka bir evredeyiz. Savaş tırmanıyor, ölçeği büyüyor, niteliği değişiyor. Bugüne kadar ABD’nin hava bombardımanı devâm etti. Ama bu defâ çok farklı bir niyetle. ABD kapsamlı bir kara harekâtına karar verdi. Muhtemelen birkaç koldan yapacak bunu. Kuzeyde, Irak üzerinden yürüteceği Kürtçü birlikleri PEJAK ile buluşturup İran’ın içlerinde bir kısım toprakları ele geçirmeye teşebbüs edecek. Körfez devletlerini ve belki de NATO’nun bir kısım devletlerini yanına alarak Körfez’de İran’a çıkarma yapacak. Bâzı askerî uzmanların işâret ettiği üzere bugüne kadarki vuruşları çıkarma yapacağı yerleri yumuşatmakla alâkalı.

Trump yeni bir kumar oynuyor. Ama gâliba başka çâresi de kalmadı. Kasım seçimlerine şöyle böyle bir zafer müjdesi ile girmek istiyor. Bunun yolu bir miktar İran toprağını ele geçirmekten geçiyor. Bu, %85’lik MAGA tabanını sağlama alacak ve diğer %15’in de bir kısmını yanına çekecek. Eğer bu teşebbüsünde muvaffak olursa geriye tek bir şey kalıyor. Sıkışacak olan İran’ın bizzat kendisinin yapacağı veyâ kolaylıkla ona mâl edilebilecek olan büyük terör eylemi…Bu durumda kasım seçimlerini kazanması son derecede mümkün olacaktır. Ama kara harekâtını başaramazsa onu kimse kurtaramayacaktır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026