Bizi aptal yerine koymanızda hiçbir sorun yok...

Markar Esayan
Markar EsayanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 31/01/2016, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Bizi aptal yerine koymanızda hiçbir sorun yok...

PKK zaten en başından beri, Çözüm Süreci ile birlikte ülkeyi terk etmeyi, silahla elde ettiğini düşündüğü avantajı kaybetmeyi ve butik bir PKK ülkesi kotarma amacından vazgeçmeyi içinden sindirememişti.



Zaten Murat Karayılan 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra, özgüven patlamasıyla olsa gerek, “Çözüm Süreci'ne hazırlıksız yakalandık, TC'ye nihai savaşa hazırlanıyorduk, Öcalan'a karşı çıkamadık, hata ettik” diyordu.



Eğer Suriye'deki savaş bu şekilde seyretmeseydi, PKK sınırı terk etmek, bunu yapmaya yanaşmazsa, halkla yüz yüze gelmek zorunda kalacaktı. Ve bunu istemiyordu. Kürt vatandaşlarımız bu süreci satın almıştı. Tabii ki eksikler vardı. Ancak herkes eksiklerin tamamlanmasının bir zaman meselesi olduğunu, kaldı ki, artık Türkiye'de silahla hak aramanın devrinin kapandığını kabul ediyordu.



Artık Kürt gençlerini alıp dağa çıkarmak, nedensiz yere ölüme götürmenin şartları kalmamıştı. Bence PKK ve onun güdümündeki sözde siyasetçileri en çok endişelendiren durum da buydu. Onlar her ne kadar hükümeti yavaş kalmakla suçlasalar da, sürecin fevkalade yoluna ilerlediğini, asıl unsur olan psikolojik eşiklerin aşıldığını biliyorlardı.



AK Parti'nin beklemedikleri şekilde eski devlet aklı ve pratiklerinden ayrışması, yıkılmaması ve ayakta kalması, şiddeti gittikçe anlamsız hale getirirken, Kürtler de ilk kez barışın tadını alıyordu.



Yani örgüt toplumsal desteğini yitiriyordu. HDP üzerinden muazzam bir dönüşüm fırsatının tüm zemini hazırlanmıştı. Siyaseti güçlendirseler korkmalarına da gerek kalmayacaktı. Ama onlar işin orasında değillerdi. Ellerindeki devasa ölüm makinesini emekli olmak için terk edemezlerdi. Hem zaten, bunca yıldır düşüp kalktıkları ülkelerin istihbarat teşkilatları bunu asla affetmezdi.



Kaba şiddet uygulamak kolay. Asıl cesaret gerektiren dönüşüm için örgüt liderlerinin zihinsel hazırlıkları da, yeterli cesaretleri de yoktu.



Artık ikinci bir Silvan provokasyonu da onları kurtarmazdı. Çünkü halk barışı satın almıştı. Öte yandan, Oslo, İmralı zabıtlarının sızdırılması gibi onca “acil durumda basınız” butonları harekete geçirilmiş, halk bu oyunları yutmayacağını, barış için risk alan AK Parti'ye sahip çıkacağını göstermişti.



Üstelik, şu Kürtler de epey dindar insanlardı. Ortak inançlar, İslami evrensel değerler, Çözüm Süreci'nin sigortası gibiydi. Nevruz'da Diyarbakır'da okunan bildirilerin içeriğinden nefret etmişlerdi.



Daha büyük, daha etkili, daha yeni bir şeyler lazımdı onlara...



Suriye iç savaşı, ama ondan çok, DAEŞ bu beklentiyi fazlasıyla karşıladı. İçeride Beyaz Türk eliti ile Erdoğan düşmanlığına, dışarıda da “Türkiye DAEŞ'e yardım eden Sünni bir hükümete sahip. Biz ise silahı “laiki”yle kullanan Batılı güçleriz” korosuna katılarak sert bir makas değiştirme başarısını gösterdiler.



Güçlerini birleştirerek kara propaganda makinesini etkili şekilde kullandılar. Ortadoğu'da silahı iyi kullanan, ölüme göndermek İçin insan deposuna sahip iyi çocuklara ihtiyaç vardı.



İçeride siyasi dizayn için Çözüm Süreci'nin çökmesi, çatışmaların başlaması gerekiyordu. Gezi'de görülmüştü ki, yoksul Kürt gençleri öldürtülmeden darbe olamıyordu. Ülkenin imtiyazlı kesimi ölmeye pek alışık değildi.



PKK bu ihaleyi aldı. HDP de onun halkla ilişkiler ajansı gibi çalışacaktı. PKK kendisine butik bir devlet kuracak, bunu Güneydoğu'ya doğru genişletecek, Rojava'da yaptığı gibi bizzat PKK'lı olmayan Kürtlere etnik temizlik ve süpürme uygulayacaktı. Bu arada ülkede hükümet düşecek, Cumhurbaşkanı hapse atılacak, milli kadrolar siyasetten, medyadan, STK'lardan temizlenecek, bölünmenin ve tüm fenalıkların faturası da Erdoğan'a kesilecekti.



Paralelle, Kılıçdaroğlu'nun Yeni CHP'si ile ülkenin geri kalanına kahyalık edeceklerdi. Tabii vitrine birkaç “muhafazakar” tuzluk da koyarlardı. Eşek değillerdi ya.



Hesap buydu.



Yanlış hesap Beştepe'den döndü. Vatandaştan Osmanlı tokadını yedi.



PKK ve HDP Kürtlere ihanet etti. Gençleri ölüme götürdü.



Bu iki cesede ne kadar makyaj yapsanız da, artık canlanmaz.



Olmuş olan olmamış sayılamaz.



Birilerinin bizleri aptal sanmalarında hiçbir sorun yok.



Çok işimize yarıyor çünkü.




Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026