İran kumaşı, İsrail kumaşı, Türk kumaşı…

Nedret Ersanel
Nedret ErsanelYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 22/07/2026, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
İran kumaşı, İsrail kumaşı, Türk kumaşı…

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin dün Türk gazetelerine de yansıyan sözleri, ABD ve İsrail’in İran’ı bölme planlarının Türkiye tarafından engellendiğini bir kere daha gösterdi…

Arakçi, savaşın başında Trump’ın Iraklı Kürt liderleri aradığını, aynı akşam kendisinin de hem Kürt liderlerle hem Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la görüştüğünü, Türkiye’nin bu duruma sessiz kalmadığını, hızla devreye girdiğini ve etkili rol oynadığını anlatıyor; “Türkler hem Amerikalılarla görüştü hem
sağlam bir duruş
sergiledi. Bu kolektif çabalar, İran’ı bölme ve iç karışıklık çıkarma komplosunun başarısız olmasını sağladı”. (Hürriyet, 21/07)

Bilmediğimiz bir şey değil, detaylısını da biliyoruz ama Tahran’ın hakkı teslim etmesi önemli…

Suriye’deki değişikliğe kadar İran nüfuzu Akdeniz’e kadar ulaşmıştı diyebiliriz. Biz de bundan mutlu değildik. Bir koridor inşa ediliyordu. Terör örgütleri de içindeydi. İran sınırı Çin-Rusya sınırına dönüştüğünden sonunda boyu kısaltıldı. Şimdi, onun yerine içlerine kadar girecek İsrail koridorunu bozduğumuz için teşekkür ediyorlar. Bir şey değil. Zevkle yaptık ama herhalde duygularımızı anlamışlardır!

***

Türkiye-İran ilişkileri hep böyle gel-gitlidir. Onlar bizi bilir, biz de onları. Kabul edelim, aramızda rekabet vardır. Birbirimizin ne yaptığını yakından takip ederiz. Azerbaycan-Ermenistan savaşında olduğu gibi zaman zaman tansiyon da yükselir. Ya da Suriye’de veya PKK terörüyle mücadelede. Jeopolitik çekişme de vardır aramızda. Ama bunların hiç biri, centilmenliği hayli zorlasa da
“düşmanlık” kıvamına gelmez
. En önemlisi de, iki ülkenin kurum-kuruluşları ve her seviyede liderlikleri arasında açık, hızlı, net kanalların işlevselselliğidir. Tahran’ın Türkiye’ye ilişkin ‘kıskançlığı’ en çok uluslararası platformlar da görünürlüğümüzden gelir. Savaşlarda barış öncülüğü bile yapsak, lehlerine olanı dahi pek istemezler…
Ancak iki ülke şunu iyi bilir;
savaşmamak gerektiğini, bunun en çok düşmanların işine yarayacağını
. İki, birbirlerinin vücut bütünlüğünü bozacak girişimlerden de haz etmezler. Yani Türkiye’nin bölünüp, parçalanması gibi bir tuzağı Tahran kabul etmez çünkü bilir ki
o vakum kendisini de, hatta Irak ve Suriye’yi de içine çeker.
Ankara da İran’ın parçalanmasını istemez çünkü komplikasyonları Türkiye’yi etkiler ve bölgedeki dalgalanmaları dolaylı olarak yine bizim kıyılara vurur…
Mesela 15 Temmuz ihanetinde İran bunu daha ilk saatlar içinde fark edip, pozisyon almıştı. Ankara da, “Kürt Kartı”nın İran’a karşı kullanılacağını anladığı an belirleyici rol üstlendi. Eğer ABD, İsrail’le birlik olup bizi dinlemeseydi Türkiye “fiili” rol de üstlenirdi. Ki bu,
İran savaşını bambaşka hale getirirdi!

Türkiye ve İran’ın kumaşı budur. O kumaştan elbiseleri birlikte giyemezsiniz çünkü “kombin” tutmaz, renkler uymaz ama kaliteleri iyidir. Çünkü, “dokumaları” iyidir!

Bir de İsrail kumaşı var. Tek meziyeti leke göstermez. Leke tutar ama göstermez. Kırmızı halıya kan damlaması gibi düşünün. Şimdi o da bitiyor…

***

İsrail’in, tabii ABD’nin de, İran’a ‘Kürt Kartı’ çekme aklının, bunun bölgeye, Türkiye, Irak ve Suriye’ye etkisi olacağını bilmemeleri diye bir şey olabilir mi?

Trump’ın, “Kürtlere kızgınım, İran’da muhaliflere versinler diye gönderdiğimiz silahları vermemişler” mealindeki sözlerini herkes hatırlıyordur. Yani o noktaya kadar varmış iş aslında. Garip olan bu tutumun, ABD’nin diğer bölge ülkelerine, özellikle Türkiye, Suriye, Irak’a yönelik
cari ‘yaklaşımlarıyla’ örtüşmemesiydi. Adı geçen ülkelerden beklentilerine uygun değildi bu adım.
Eylem ile politikalar zıttır.

Bu yüzden, İran’a yönelik bu denemenin buram buram İsrail koktuğunu söyleyebiliriz. Zaten bölgenin günlük/kısa vadeli gelişmelerinden İsrail’in mutsuzluğu rahat okunuyor. Böylesine tüm taşları aynı anda yerinden oynatacak pislik onların işine gelirdi. Şu da ilave edilebilir, bölgedeki Trump politikalarından haz etmeyen Amerikan askerî unsurlarının bu aklı kolaylaştırdıkları da biliniyor. Bugün dahi CENTCOM üzerinden benzer üç kağıtların Washington’a açıldığını seziyoruz. Ama son tahlilde bu İsrail kalemi bir işti…

***

Kumaşları bu ve değişmeyecek. Bu yüzden ısrarla, sorunun Netanyahu değil İsrail olduğunu tekrarlıyorum. Çünkü bugün için savaşın doğası İran’ı odağa alsa da, hatta İran daha büyük ve küresel didişmenin aşamalarından biri olsa da,
bölgenin kısa ve orta vadeli geleceğinde temel sorun İsrail olmayı sürdürecek.
Hatta bugün Ortadoğu’daki tek stratejik mesele,
Türkiye-İsrail ilişkilerinin ne olacağıdır…
Ekim sonundaki İsrail seçimleri ile Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinin önemi burada. Netanyahu kaybedip Trump kazansa da, tersi olsa da, ikisi de kaybetse veya ikisi de kazansa, hiç tartışmasız yeni dengelerle uğraşacağız.
Senaryoların içinden kötünün iyisi olarak seçebileceğimiz, Netanyahu’nın kaybedip, Trump’ın kazanması
bile rahatama garantisi getirmeyecek…

Bu ihtimalde Türkiye’nin önüne, “bakın Netanyahu gitti, Tel Aviv’de yeni iktidar var, ‘üstelik Türkiye’ye onun gibi bakmıyor’ şeklinde gelişebilecek yolun kurulacağını görebiliriz.

Bugün Türk dış politikası, İsrail menşeli bir dizi sorun yaşansa da, Tel Aviv’i daha çok kuşatıyor. Üzerlerindeki baskının korkuya evrildiğini görebiliyoruz. Ankara’nın bölge ittifaklarına verdiği destek, Mısır, Körfez, hatta İran dahil kapsayıcı yaklaşım İsrail’i çok rahatsız ediyor. Suriye ve Irak’taki durum da öyle. Sınır komşularımızla somut projeler üzerinden ayrıca yapılandırılan süreç, İsrail’de boğma teli kabul ediliyor. Sıkmasak bile nefes kesiyor…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026