‘İsrail’i durduracak güce sahip miyiz’?

Nedret Ersanel
Nedret ErsanelYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 17/09/2025, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
‘İsrail’i durduracak güce sahip miyiz’?

EvelAllah biz sahibiz de, onlar, yani bu sözün muhatapları sahip mi?


“… haddini bilmez bazı İsrailli siyasetçi müsveddelerinin 'Büyük İsrail' hezeyanını sık sık tekrarladığını görüyoruz. İsrail'in komşu ülkelerdeki işgallerini genişletme çabaları bu hedefin somut birer tezahürüdür.
İslam âlemi
İsrail'in bu yayılmacı emellerini boşa çıkaracak
dirayete ve imkâna
Allah'ın izniyle sahiptir…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi’nde yaptığı konuşma, rahatlıkla söylenebilir ki, sadece bölgede değil dünyada da en dikkatle izlenen hitaplardandı. Türkiye’de de birçok gazetenin manşeti aynı yere odaklandı;
“İsrail’i durduracak güce sahibiz”…

Bu sorunun somut yanıtı aranıyorsa, yani ‘Arap ve/veya İslam dünyası İsrail’i durduracak güce sahip midir’ diye,
evet sahiptir
! Üstelik, hemen araya girip, “İsrail tek başına olsa mesele değil, arkasını biliyorsunuz” diyenlerin önünü de baştan keselim;
Arap-İslam dünyası gerçekten bir olsa
, ABD veya herhangi bir süper güç böylesi kalın bir ekseni toptan karşısına almaya cüret edemez…

Fakat mesele, “güç” değil... Sayın Cumhurbaşkanı’nın, “dirayet ve imkân” diye sıraladığı ikili içinde “imkân” dediği, işte o “güç”tür… Cumhurbaşkanı haklı ve var bu. Fakat, ‘dirayet’? Türkiye’nin zikrettiği bu kelime aslında bir tespiti değil,
davet ve teşviki
diplomatik zarafetle vurguluyor…

“Artık iradenizi gösterin, bir olun, kımıldayın” manasınadır. Öncülü cümlelere baktığınızda da, “artık sizi, başkentlerinizi vuruyorlar, daha ne olacak, ne bekliyorsunuz” meallerine ulaşabiliriz…


Benzer emareyi Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşmanın son satırlarında yakalamak yine mümkün; “Zirvenin ve alacağımız kararların İsrail tehdidini durdurmak için ilave adımlar atılmasına vesile olmasını ve
toplantımızın sonuçlarının harfiyen takip edilmesini temenni ediyorum.”

“Toplanıp toplanıp, bir sürü ve güzel karar alıyoruz, sonra arkası sıkılanmıyor” yorumu çıkarılsa, zorlama olur mu? Bu metinler kılı-kırk yararak hazırlanıyor, zorlama bir şeyin çıkarılmasına müsade edilmez…


***


ABD’nin, Katar’a gerçekleştirilen saldırıdan mutlu olduğunu söyleyemeyiz ama Washington’u uyku tutmadığını iddia etmek de aşırı olur. Doha’da bu zirve gerçekleşirken, ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İsrail’de ağlama duvarına dilek mektupları sıkıştırıyordu.


Nihayetinde söylediği de şudur; “İsrail’in Doha’ya müdahalesinden memnun değiliz ama bu İsrail’le ilişkilerimizin doğasını değiştirmez.” Nokta.


Sonra ne oldu biliyor musunuz; Rubio, Katar’a geçti. Muhtemelen gönül aldı ve zaten Başkan Trump’ın, “bir daha İsrail Katar’a saldırmayacak” açıklamaları bölgeye ulaştığından mesele halloldu! Ardından Rubio’nun ilk açıklaması geldi;
“Washington ve Doha, gelişmiş bir savunma işbirliği anlaşmasını sonuçlandırmaya yakın…”

Saldırıdan sonra tüm Körfez/Arap ülkelerinin, “ABD ile yaptığımız ‘koruma anlaşmalarına’ güvenemeyecek miyiz” kaygısına düştüğünü herkes yazdı. Üzerine gelen daha gelişmiş bir anlaşma belli ki ABD’nin gönül alma girişiminin parçası ama.. Katar bizim kardeşimiz, dostumuz. Aramızda önemli ilişkiler kadar samimi gönül bağı var. Bu yüzden kimse kırılmasın, gerçek dost acı söyler, dışarıdan görüntü şudur; ‘ABD önce dövdürdü şimdi silah satacak.’


Hadi bu bir tarafa, yeni savunma anlaşması İran saldırırsa çalışır ama İsrail yine saldırırsa çalışacağına kim inanır?


***


Dün sevgili dostum İbrahim Karagül gayet sağlam yazmış
gerçek durumu ve ülkelerin hallerini
. Hiç alıntı yapmayayım, üşenmeyin, bulup okuyun. Ayrıca
bölgede iki askeri eksen kurulmasını salık veriyor
. Biri Araplar arasında…

Mısır, “
Arap NATO
”su diye adlandırılan bir öneri getirdi. Daha doğrusu hatırlattı. 2015’te de yapmıştı, olduğu gibi kaldı. Bu öneri ta 1950’deki ‘Ortak Savunma ve Ekonomik İşbirliği’ anlaşmasının alt başlığıdır. Yani Araplar arasındadır. Yeni teklifin içinde Türkiye’nin olmamasının sebebi bu.
Ama niye genişletmek düşünülmüyor?
Oysa bölgenin en güçlü ordusuna sahip Müslüman devlet değil miyiz?

Peki karşılık bulur mu? Zor. Kaldı ki, hepsi birden vaziyet etseler, “kime karşı bu” diye sorulduğunda, ABD’ye ne cevap verecekler? “Sizin silahlarınızla İsrail’e, yani sana karşı mı” diyecekler? “Zor” demem o yüzden. İnşallah yanılırız…


Ankara’nın da bu seçenekteki adımları yakından takip ettiğini biliyorum fakat gerçekçi buluyor mu? Katılmaz anlamına gelmesin;
gerçekten
hayat bulsa Türkiye el verir…

Cumhurbaşkanı ne diyor; “… bölgenin güvenliğini el birliğiyle kendimizin sağlayacağı somut adımları ve mekanizmaları hayata geçirebilmeliyiz. Bu noktada
İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde
yapılabilecekler olduğuna inanıyorum”…

Diğeri ise,
Mısır, Cezayir, Türkiye, Pakistan, Endonezya, Suudi Arabistan
. Bu olur, hatta hızlı çalışır. Ama ikisi bir olsa daha iyi değil mi? Neden olmaz? Dert burada zaten…

***

Bu yüzden, yine Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında sıralanan, “neler yapılması gerektiği”ne de bakalım…


“(İsrail’e yönelik)
adımlar somut ve güçlü yaptırımlarla desteklenmediği takdirde netice vermekte zorlanacaktır.”

“Diplomatik gayretlerimizi,
İsrail'e yaptırım uygulamalarının artması
için yoğunlaştırmalı,
İsrailli yetkililerin adalet önünde hesap vermeleri için uluslararası hukuk mekanizmaları
kullanılmalıdır."

“… Artık bazı alanlarda kendi kendine yeter seviyeye ulaşmamız şarttır. Bunların başında caydırıcı bir savunma sanayisi ve kalkınma geliyor.
Gelecek on yılları kazanmak
için şimdiden bu alanlarda işbirliğimizi yoğunlaştırmamız gerektiğini düşünüyorum.”

“İsrail'in ekonomik olarak da sıkıştırılması gerektiğine inanıyorum. Daha önceki tecrübeler bu tür adımların netice verdiğini gösteriyor.”

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026