Siyonizm karşıtlığı ve Yahudi karşıtlığı birbirinden ayrışıyor. 7 Ekim 2023’ten önce çok az kimse böyle bir gelişmeyi hayal edebilirdi. Bugün İngiltere, Almanya, Fransa ve ABD’de İsrail’i ve Yahudilerin merkezinde yer aldığı gelişmeleri tahlil etmek bakımından bu ilginç zıtlığı belirginleştirmemiz gerekiyor.
Çok kısa bir zaman önce on iki Batı ülkesi, Batı Şeria’daki gayrimeşru yerleşimlerle ilgili yaptırım kararı aldılar. Bu karar çok konuşuldu. Hatta İngiltere’nin yeni başbakanı ve dışişleri bakanı yaptırım kararıyla ilgili düşüncelerini açıkladılar. Onların bu açıklamalarını konu edinen yazılar, İngiltere ve Kanada’nın yaptırım kararının önemsendiğini gösterdi. Fakat Batı Şeria’daki gayrimeşru yerleşimlerle ilgili yaptırım kararı, son üç yılda dünya tarihinde eşi benzeri görülmeyen soykırım suçlarının büyüklüğü ile kıyaslanabilecek düzeyde değildi. Eğer İngiltere ile birlikte bu on iki ülkenin yaptırım kararını, 1948’den itibaren yaşanan hadiselerle kıyaslarsak o zaman bu ülkelerin Filistin’le ve bütün dünya ile alay ettiğini düşünmemiz gerekir. Fakat İngiltere’nin Doğu Akdeniz ve İslam’ın merkez coğrafyasında en önemli hedefinin İsrail’i kolonyal bir yapı olarak inşa etmek olduğu hatırlanırsa İngiltere ve Kanada’nın bugün dünya ile alay etmedikleri anlaşılır. İsrail ve onu var eden Siyonist düşünceyi İngiltere’nin çok daha uzun vadeli planlarının merkezine koymamız gerekiyor.
İngiltere ve Kanada’nın Batı Şeria’daki gayrimeşru yerleşimlere yaptırım kararının Siyonist yayılmacılığı durdurmayacağı çok açık. Zaten hem İngiltere hem de İsrail kanadı buna göre tavır aldı. Hatta İngiltere bugün alınan kararların dokuz ay sonra uygulanacağını duyurdu. İngiltere başbakan ve dışişleri bakanı, bu kararın İsrail’i hedef almadığını açıkça ilan ettiler. Hatta onların açıklamalarında önceki siyasi çizgilerden herhangi bir sapma olmadığını gösteren ifadelere fazlasıyla yer verildi. Bu vesile ile Yahudilik ile Siyonizm arasındaki sınırları belirsizleştiren bir yaklaşım ortaya koydular. Böylelikle Siyonizm’in hedef tahtasına konulmasını engellemek istediklerini de gösterdiler. Bu çerçevede Siyonizm’e ve İsrail’e yönelik sert eleştirileriyle tanınan dünyaca meşhur Yahudileri de antisemitizm kategorisine dâhil ettiler. İngiltere’yi Kanada’nın takip etmesi hiç de şaşırtıcı değildi. Onlar da anti-Siyonizm, antisemitizmdir dediler. Kanada Kamu Güvenliği anti-Siyonizm’in antisemitizmin bir biçimi olduğunu ilan etti.
Kanada Kamu Güvenliğinin ilanı Batı Şeria’da gayrimeşru yerleşimlere yaptırım kararına imza atılmasından sonra geldi. Kanada da bir ideoloji olarak Siyonizm’i korumak istediğini göstermiş oldu. İngiltere ve Kanada’da alınan kararlar ve bunlarla ilgili açıklamalar bizim geleneksel Batı algımızla hiç uyuşmuyor. Belki de bu uyuşmazlıktan ötürü bir ideolojinin devlet korumasına alınması, Türkiye’de neredeyse hiç tartışılmadı. Muhtemelen çoğu kimse İngilizler yine oyun peşinde veya İngiltere ve Kanada, Yahudi gücüne boyun eğmek zorunda kaldı diye düşündü. Konuyu gelenekselleşmiş Batı taraftarlığına getirecek değilim fakat Siyonizm ideolojisinin devlet korumasına alınması fark edilmeli ve üzerinde konuşulmalıydı. En azından, neden, diye sorulabilirdi.
İngiltere ve Kanada’nın Siyonizm’i korumaya aldıklarını ilan etmeleri çok önemli bir gelişmedir. Çünkü bu iki ülke böylelikle İsrail’i ve Siyonizm’i korumak için çok daha ileri adımlar atabileceklerini göstermiş oldular. Ne var ki her iki ülkede, ABD’de olduğu gibi Siyonizm’e ve İsrail’e yönelen tepkiler gittikçe güçleniyor. Tabii, içeriden gözlem imkânım olmadığı için kritik eşiğin aşılıp aşılmadığı hakkında bir fikrim yok fakat İngiltere ile birlikte Kanada’nın Siyonizm’i ve İsrail’i devlet korumasına alması kritik eşiğe yaklaşıldığını gösteriyor. Bu, Filistin taraftarlarının ve zulme karşı çıkanların sayısının arttığını da gösterir. Siyonizm’i ve Yahudiliği eşitleyerek İsrail’e yönelen bütün eleştirilere “antisemitizm” damgasını vurmak istedikleri anlaşılıyor. Bu damga geçmişte çok kimsenin susturulmasına imkân vermişti. Fakat bunun en azından Yahudilik ve Yahudiler açısından geri dönülmez bir eşik olduğunu da söylememiz gerekiyor. Eşik Siyonist ya da anti-Siyonist bütün Yahudiler arasındaki kaçınılmaz karşıtlığın sınırını gösterir. Bundan sonra Yahudilik ve Siyonizm bir ve aynı mı olacak yoksa Yahudiler arasında Siyonizm karşıtlığı yükselecek mi? Buna onlar karar verecek.
İngiltere ve Kanada’nın Siyonizm’i ve İsrail’i antisemitizm kategorisine dâhil edip koruyacağını deklare etmesi Hıristiyan Siyonizm’i açısından da çok mühimdir. Bu ülkeler Hıristiyan Siyonizm’ine yönelen eleştirileri de susturmak istediler.

