
“Bu kararla Başkan Trump, askeri tavsiyeyi izleme kararı verdi”...
Lindsay Graham’ı unutmak mümkün mü.. Hani önce Oval Ofis’e çekilip Suriye meselesinin bildiği gibi olmadığı kendisine anlatılan, sonra Türkiye’ye gönderilen, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ağırlanan ve Fazıl Say konserini izleyen Cumhuriyetçi senatör.
Cümle onun.
ABD’nin Suriye’den çekilme kararından sonra yaşanan küresel tartışmanın önemli bir aşamasındayız. Çünkü Washington ‘asker bırakmaya’ karar verdi!
***
Savunma Bakanı Sayın Akar ve Genelkurmay Başkanı Güler’in ABD ziyareti sırasında gerçekleşen Erdoğan-Trump görüşmesinin alışıldık olmadığını, buradan ne çıkacağını merak ettiğimi bir kaç TV kanalında söylemiştim.
Sonuç, Pentagon lehine oldu.
Bu yüzden Ankara, tek başına güvenli bölgenin kontrolünü istedi fakat ABD generallerinin dünyanın duyacağı şekilde mız-mızlanmaları bitmedi. Bunun Washington’da nasıl tezahür ettiğini, ‘Başkan’a nasıl yansıdığını tahmin edebiliriz.
***
Çekilme kararı ve bugün arasındaki sürede ABD’nin ‘koalisyon ortaklarına’ yüklendiği, onların da ‘asıl siz kalın, sonrasına bakalım’ dediği anlaşılıyor. Perşembe gecesine kadar İngiltere ve Fransa’nın bu fikre sıcak bakmadıkları duyuluyordu. Ama açık kapı bırakmışlardı; ‘ABD’nin olmadığı yerde bulunmayız”...
Şimdi ABD var ve 200 askerin bir süre daha Suriye’de kalacağının açıklanması aslında onların da burada olacaklarını gösteriyor. Toplam sayı tartışmalı olsa da, 1000 ile 1500 askerden bahsediliyor...
Yani sınırımızda ‘yeniden’ Fransa ve İngiltere konuşlanmış olacak.
Amerikan resmi ağızlarının, bu durumun ‘çekilme kararına halel getirmeyeceği’ açıklaması tükürdüklerinin en azından bir kısmını yaladıkları gerçeğini değiştirmiyor.
***
Kazananları anlamak için derinlikli analizlere gerek yok. Mutlu olanları görmek kafi; Pentagon ve SDG içindeki YPG/PYD unsurları.
SDG’nin sözde sözcüsü, İngiliz Reuters’e şöyle diyor; “Beyaz Saray kararını olumlu değerlendiriyoruz. Bu karar Avrupa devletlerinin bölgede güçlerini muhafaza etmelerini sağlayabilir. Hem ABD güçleri hem bu ülkelerin daha fazla sayıda gücünü hava koruması ile birlikte korumak, bölgenin istikrarı ve savunmasında rol oynayacaktır”.
‘Bu askerler niye kalıyor’ diye Amerika’ya sorduğunuzda, “Barışı korumak ve uluslararası koalisyonun kuracağı tampon bölgeye katkı vermek” diyorlar.
Tercümesi; YPG’yi korumaktır. Ama tek o değil!
Mesela hangi barışı?..
DAEŞ’in bittiğini bizzat ABD Başkanı zafer olarak ilan etti ve geride terör örgütü YPG/PYD var. Bunlarla barışı korumak için mi?
***
Peki Türkiye ne aldı/kazandı?..
Eğer mutabakat sağlandıysa bu hayata geçirilebilir ama uzun soluklu olacağından özellikle Münbiç konusunda ilerleme bekleniyor. Olursa bir kazanım.
Bu da Astana ekibinin, özellikle Rusya ve İran’ın yeni durumu nasıl anlayacakları, ne reaksiyon göstereceklerini merak etmemizi gerektiriyor.
Keza, biten hafta içinde Türkiye’nin Rusya üzerinden Şam yönetimi ile daha etkin bir diyalog yolu arayacağına ilişkin duyumlar da kulağa geliyordu. Bu ne olacak?
ABD’nin çekilme kararı ile Astana’nın fişinin çekilme iddiası arasında bir rabıta vardı.
Bu Batı beklentisi şu an ne durumda?
***
TSK’nin harekata başlaması, Münbiç’in dezenfekte edilmesi, bölgede Türk bayraklarının dalgalanması, yaşanan kimi kayıpların telafi edilmesi diğer yandan İdlib’in halledilmesi başarı hanesine yazılacaktır ve nihayet terör örgütü unsurlarının ‘güvenli mesafeye’ itilmesi de öyle...
Hayır. İki süper güç arasındaysanız, onları bazen çeker bazen de itersiniz!
Bir de dikkat notu: ABD-Türkiye temaslarının yükseleceği görülüyor. Eş zamanlamada ABD’nin S-400 itirazı da...
Hasılı, hassas bir döneme girdik...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.