Pîr-i Türkistan

Taha Kılınç
Taha KılınçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 08/10/2022, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Pîr-i Türkistan
https://image.piri.net/resim/imagecrop/2022/10/08/02/23/resized_ca62c-e8e61ec7tahakc4b1lc4b1nc.jpg

Çölün ortasında bir vahaya girer gibi ilerliyoruz “Pîr-i Türkistan” lakaplı Hoca Ahmed Yesevî’nin (1093-1166) türbesine. Tarihî Yesi -bugün Kazakistan’a bağlı Türkistan- şehrinin sur içinde, vaktiyle Emir Timur tarafından inşası başlatılmış, günümüze ise ciddi restorasyonlarla -ve değişikliklerle- ulaşabilmiş bir abide burası. “Çölün ortasında” ifadesini hem gerçek hem de mecaz anlamıyla kullanıyorum. Güneyindeki kültür, sanat ve ilim merkezlerini kuzeyindeki steplere bağlayan kritik konumuyla, tam bir eşik çünkü Yesi. Hoca Ahmed Yesevî de, ifa ettiği misyonla, tarihin içinden bugüne ışığı hâlâ sönmeyen bir fener.

Kaynaklarımız, Hoca Ahmed Yesevî hakkındaki bilgilerimizin efsanelerle iç içe geçtiğini söylüyor. Babasının Hz. Ali soyundan Şeyh İbrahim adlı bir zat, annesinin ise Âişe Hatun olduğu biliniyor. Küçük yaşlardan itibaren “Hızır” ile görüşmeye başladığı, ardından manevî işaretle Buhara’ya giderek Şeyh Yûsuf Hemedânî’ye (1048-1140) intisap ettiği belirtiliyor. Buhara’da şeyhlik makamına oturmasına rağmen -yine manevî işaretle- Yesi’ye dönen Hoca Ahmed, 63 yaşına eriştiğinde yeraltında bir hücre ve mescit inşa ettirerek vefatına kadar riyazet ve tefekkürle meşgul olmuş. Kendisinin temel misyonu “Türklere İslâmiyet’i sevdirmek, Ehl-i Sünnet inancını Türkler arasında yaymak ve Hanefî mezhebini yaygınlaştırmak” şeklinde tanımlanıyor bugün. Yaşadığı zaman dilimine, içinde bulunduğu coğrafyanın geçirdiği dönüşümlere ve sonraki dönemler üzerindeki tesirlere bakınca, Hoca Ahmed Yesevî’nin bu misyonu bihakkın ifa ettiği ve Orta Asya’ya sağlam bir mühür vurduğu görülüyor.

Yesi ve Hoca Ahmed Yesevî, Timur İmparatorluğu döneminde de çok rağbet gören bir mekân olmuş. 1389’da bizzat Timur’un inşasını başlattığı külliye, onun çocukları ve torunları tarafından tamamlanmış. Hoca Ahmed’in türbesine en yakın bina, turkuaz kubbesiyle hemen dikkat çeken bir başka türbe. Burada, Emir Timur’un meşhur torunu Uluğ Bey’in kızı Rabia Sultan yatıyor. 1485 yılında vefat eden Rabia Sultan’ın türbesini, oğulları inşa ettirmiş. Bugünkü bina ise, 1896’da yıkılan o eski eserin birebir kopyası. Mimarî açıdan öylesine ustalıklı bir iş çıkarılmış ki, türbe “yüzlerce yıllık” görünüyor.

Orta Asya’yı adımlarken, tasavvufun toplumları ve coğrafyayı yoğurmaktaki etkin gücünü bütün boyutlarıyla fark ediyorsunuz. Bilhassa Nakşibendî gelenek açısından büyük öneme sahip Özbekistan’daki ziyaretgâhları da Hoca Ahmed Yesevî ile birlikte düşününce, yüzyıllar boyunca bu toprakları ezip geçen nice bela ve musibete rağmen, İslâm’ın hâlâ canlı biçimde nefes alıp verişinin tasavvufun tesiriyle yakından bağlantılı olduğu gerçeğini teslim ediyorsunuz. Moğollardan Sovyetler’in yıkıcı din düşmanlığına, bütün tahripkâr fırtınalar, bu sayede atlatılabilmiş. Orta Asya’nın birçok noktasında, şehirler “veli”lerin kabri etrafında hâlelenmiş.

Tasavvufa bir bütün halinde ve kaba bir genellemeyle karşı çıkanların tarihî ve sosyolojik açıdan yanıldıkları nokta da esasen burası: İnsanoğlu, teorik tartışmalardan ve tepeden inme doktrinlerden çok, pratik ve uygulamaya dönük örneklikleri takip eden bir varlık. Muhataplarınıza sabahtan akşama “sahih bilgi” yükleseniz, tesir ihtimaliniz, yine onların önüne koyacağınız tutarlı ve samimi numunelere bağlı. Bu yoksa, kitleler söylediğiniz her şeyi “faydasız ve kuru cedel” şeklinde kodlayarak sizden ve sözlerinizden uzak duruyor.

Hoca Ahmed Yesevî’nin hemen güneyinde meşhur Otrar kasabasının kalıntılarının bulunması, yukarıdaki “çölde vaha” metaforunu tamamlayan bir detay. Burası, 1218 yazında Cengiz Han’ın gönderdiği kalabalık tüccar heyetinin Harzemşahların cüretkâr valisi İnalçuk tarafından kılıçtan geçirtildiği yer. Moğolların İslâm coğrafyasına yönelik yıkım harekâtı, böyle başlamış. Cengiz’in orduları tarafından yerle bir edilen Otrar, bugün hâlâ harabe vaziyette. Başına gelenleri anlatırcasına.

Siz bu yazıyı okurken, nasipse, Orta Asya seyahatimiz kapsamında Özbekistan’ın en batısına doğru yolumuza devam ediyor olacağız. Çarşamba yazısında, tarihî Hîve şehrinden izlenimlerle buluşmak üzere…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026