Taktik strateji ve Ortadoğu

Yaşar Taşkın Koç
Yaşar Taşkın KoçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 27/10/2017, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Taktik strateji ve Ortadoğu

Ordu yönetmek ve askeri birliği sıraya dizmek.

İlkine strateji, diğerine taktik deniyor.

Kelimelerin kökeni buradan daha doğrusu.

Zaman içinde çok daha geniş anlamlara kavuştuklarını artık biliyoruz ama bu işler üzerine yazıp çizenler, belki de haklı olarak, yine sözü savaş, ordular, güce getiriyor. Maalesef insanlık bunlarsız bir strateji ve taktik geliştiremiyor. Oysa futboldan sanata romandan insan ilişkilerine bilimden felsefeye kadar güç olmadan strateji ve taktik için gepegeniş bir dünya da var.


Ama olmuyor, kurtulamıyoruz kelimelerin etimolojik kökenlerinden bize miras kalan o kötü başat unsura. Kurtulamıyoruz da ne oluyor?

Taktiklerimiz bir stratejinin parçaları mı?

Yoksa elimizde sadece kısa süreli taktikler var da onlara strateji muamelesi mi yapıyoruz?

Yarın Ortadoğu’da nasıl bir düzenleme olacağına dair teşhisimiz net mi?

Bu teşhise uygun bir vizyon ve hedefimiz mevcut mu?

Ortadoğu’dan bahsediyorum. Yani etnik ve mezhebi çatışmaların kaderini belirlediği bir coğrafyadan. Oynak sınırlardan. Oynak ittifaklardan.

Yani bizzat Ortadoğu bir strateji kuyusu. Sizi ne ister ne amaçlarsanız amaçlayın günlük haftalık olmadı en fazla aylık taktiklerle nereye çektiğini anlamanıza fırsat vermeden strateji yoksunu bırakan bir coğrafya yani.

Oysa bu yoksunluk sonunuz olur, hadi abartmayalım, en azından büyük zaman ve enerji kaybıyla sonuçlanır.

Bölgenin tarihinde son yüzyılda kaç savaş, iç çatışma, iç savaş, sürgün, el değiştiren iktidarlar, rejim değişiklikleri var… tarihin gösterdiklerini alt alta yazsanız sayfalar tutar. O yüzden bir karar, üç günlük savaş, iki manevra ile o toprakların uzun bir süre şimdi gözünüze görünen gibi kalacağını düşünmek taktik, strateji ve Ortadoğu hakkında hiçbir şey bilmemektir. Hele ki bütün bu olup bitenlere kendi mezhep ve etnik önyargı ve yargılarıyla bakanların yanılması neredeyse garantidir.

Merhum Menderes döneminde Suriye ve Irak’ta neredeyse kim erken kalkarsa darbe olan yıllardır ve Türkiye’de de darbe olacağı söylentileri ayyuka çıktığında Başbakan’ın “Burası Suriye Irak değil” deyip kestirip attığı bilinir. Sonrası malum.

Çok şükür Türkiye darbe girişimlerinin sonuncusunu cesurca ve birlikte tarih çöplüğüne yolladı, yollarken de bunu denemek isteyenlere uzun süreli bir gözdağı verdi, “Deneyen neyle karşılaşacağını bilsin” anlamına geldi milletin verdiği cevap.

Ama 1950’lerde alabora olan o komşu topraklardan bize de sıçrayan bela sonra tekrar tekrar yaşandı maalesef. Yazının konusu darbeler ve ihtimalle değil, yazının işaret etmek istediği şey Adnan Menderes’in “Burası Suriye Irak değil” demiş olması.

Başkentin İstanbul olduğu zamanda da Ankara olduğu zamanda da Anadolu’da yaşayanların gündemimizi çok fazla belirlemeye başlamış topraklar için görüşü buydu.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun 28 Şubat’ın en kritik günlerinde kameralar karşısına çıkıp, “Türkiye İran olmaz, Cezayir de olamaz, Suriye yapılmasına da biz müsaade etmeyeceğiz” demesi aslında çok iyi bir özetti. Sadece o günler için değil. Cümleyi tarihin tamamına yayarak düşünürsek çok daha anlamlı olur.

Velhasıl yaşananlar ve bunlara ilişkin gel gitler, etki ve tepkiler taktik sınıfına giriyor ancak.

Bütün bunların bir stratejiye, vizyona, hedef ve amaçlara ait olduğuna dair görüş oluşması için aylık ya da yıllık değişimlerin sonuçlarının söylem ve eylemlerin tam tersini yapmaya zorlamaması, aksine söylenen söz ve yapılan işleri tamamlayıcı nitelikte olması gerekirdi.

Öyle mi peki?

Kitap adına benzer başlığıyla bunca uzun ve teorik yazının muradı özetle şu; bugünkü politikalarımızın yarın taşları yerine oturacak Ortadoğu’da bizi o milletlerle dost kardeş müttefik, tarihsel, kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkileri üst düzeyde tutmayı sağlayan bir yolda ilerleyip ilerlemediği.

Ve Menderes’ten ya da Yazıcıoğlu’ndan naklettiğim hatıratta olduğu gibi, öte yandan da bizi şu koca dünyada hangi ülkelere benzetip benzetmeyeceği.

Böyle bir ihtimalin gerçekçi, akılcı, mümkün olup olmadığı.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026