Teklifsiz tenkit ve "öz"süz "söz"le nereye böyle?

Yusuf Kaplan
Yusuf KaplanYeni Şafak Gazete Yazarı
01:00, 11/02/2013, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Teklifsiz tenkit ve "öz"süz "söz"le nereye böyle?

Eleştiriyi, matah bir şey sanıyoruz. Oysa çağ körleşmesinin biliş ve duyuş, oluş ve varoluş biçimlerimizi körleştirdiği bir zaman diliminde, eleştiri, eleştireni, eleştirdiği şeyin kafesine tıkayan bir işlev görüyor: Eleştirenin, eleştirdiği şeyi -tersinden- pekiştirmesine, eleştirdiği şeyin yerini ve gücünü muhkemleştirmesine yarıyor genellikle.

SİSTEMİN NEFES BORULARI: SİSTEM-KARŞITLARI
Sistem, varlığını karşıtlarına borçlu.

Dikkatli bir ''göz'', sistemin varlığını, anti-sistemik hareketler ve söylemler üzerinden meşrulaştırdığını, pekiştirdiğini ve yeniden-üretmeyi başardığını görebilir.

Bu nedenle, ''en tehlikeli adamlar'', aslında sistemi içeriden eleştiren Noam Chomsky gibi adamlardır: Çünkü bu adamlar, hem
sistem karşıtlarının ''gaz''ını alıyor
, hem de
sisteme -tersinden- ''gaz'' veriyorlar!
Sistemin arızalarını tamir etmesine imkân tanıyarak, sistemin nefes borusu gibi bir iş ve işlev görüyorlar.
Bu açıdan, meselâ sözümona
Amerika''yı eleştiren Holywood filmleriyle, sistemi eleştiren Chomsky''nin ''marifetleri''
aynı şeye hizmet ediyor:
Sistemin, aksayan yönlerini tamir etmesine
ve
''tam gaz'' yoluna devam etmesine…
KAPİTALİZM''İ, ANTİ-KAPİTALİST HAREKETLER AYAKTA TUTUYOR!
Bu nedenle, kapitalizmi ayakta tutanlar, anti-kapitalist hareketlerdir. Zira anti-kapitalist hareketlerin söylemleri,
şımarık, şişkin ve pişkin ''kapitalist çocuk''u doğuran liberalizmin
, hiçbir zaman gerçekleşmeyen, sadece retorik olarak dillendirilen ve daha önemlisi de
yeni-sömürgeciliğin keşif kolu
gibi iş ve işlev gören ayartıcı ''özgürlükler, haklar ve demokrasi'' vaatleri üzerine kuruludur.

Yani anti-kapitalist hareketlerin söylemleri de aslında liberalizmin ilkelerine ve vaatlerine dayanır. Dolayısıyla anti-kapitalist hareketlerin talepleri, ''kapitalist çocuk''un şımarıklığına, şişkinliğine ve pişkinliğine çeki düzen verilmesinden ve uysallaştırılmasından öteye geçmez.

Sonuçta, anti-sistemik hareketler, sistemin biliş ve duyuş, oluş ve varoluş alanlarının dışına çıkamadıkları için, sistemin güçlenmesine, pekişmesine ve yeniden üretilmesine katkıda bulunmaktan başka bir şey yapamazlar.

Sisteme karşıt ya da sistemin alternatifi olduğunu söyleyen bütün söylemler, aslında sistemin içinde konuşlanırlar, sistemin içinden ve sistemin diliyle konuşurlar.

ELEŞTİRİ AMA NEREDEN VE NASIL?

Soru şu burada: Eleştiri yapmayacak mıyız, peki?

Tenkit yapacağız elbette. Ama t
enkidi harekete geçiren bir teklifimiz varsa
, tenkit bizi çağın ağlarına ve bağlarına düşmekten kurtarabilir.
Teklifsiz tenkit,
kişiyi, tenkit ettiği yer''e kilitler, eleştirdiği şeyin cenderesine hapseder. Eğer bir teklifiniz varsa, tenkidiniz, önce bir dalga-kırma hareketine dönüşür; sonra da, dalga-kurma hareketine.

Sonuç: Sistemin ve sistemin vareden söylemlerin dışına çıkılmadan yapılacak bütün anti-sistemik veya sistem-karşıtı hareketler, sistemin gerçek anlamda ''alternatifi'' olamazlar. Sistemin ve söyleminin tersinden nefes borusu olurlar sadece. O hâlde, bu dünyaya söyleyeceğiniz bir söz varsa, bir teklifiniz varsa, sistemin / çağ''ın ağlarının dışına açılabilme imkânınız da var demektir.

VAHYİN RENGİNE BOYANAN BİR ''ÖZ'' VE ''SÖZ'' ARAYIŞI…
Hz. Peygamber (sav), gönderildiği toplumun / çağın tam ortasında nefes alıp vermişti.
Şahit, mübeşşir ve nezîr
sıfatlarının gereğini yerini getirmişti.
Efendimiz''in (sav) izlediği bu yol,
ümmîleşme yolu
ydu. Yani, toplumdan
/ çağdan kaçmadan, aksine çağı tanıyarak, çağına tanıklık ederek, çağı da, çağın çağrılarını da tanımadığını ilan etme, ondan sonra, insanları hakikate davet etme yolculuğu…
O yüzden
Mekke sürecinde dalga-kırmış,
Medine sürecinde
herkese hayat bahşeden bir
dalga kurmuştu
. Çağrı''sı çağlar aşacak nebevî bir çağın temellerini atmış, bütün insanlığa, her zaman keşfedilmeyi bekleyen bir
çağlayan
armağan etmişti.

Efendimiz''in bir teklifi vardı: Teklifini bizzat kendinde hayat hâline getirmiş ve bu nedenle başkalarına da hayat bahşedecek, vahyin rengine boyanan bir ''kendi / öz'' ve ''yer / söz'' ''inşa'' etmişti. Peki, bizim vahyin rengine boyanan bir ''kendi''miz / ''öz''ümüz ve çağrısı çağını kuracak bir ''yer''imiz / ''söz''ümüz var mı?

Farkımızı farketmeden,
farkımızı farketmek için
fırak ateşiyle yanmadan
, dolayısıyla bir oluş, varoluş ve fikir çilesine soyunmadan, özümüze ve sözümüze kavuşabilmemiz, sistemin / çağın ''öz''ünün / ağlarının ve ''söz''ünün / bağlarının dışına çıkabilmemiz mümkün mü?
Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026