Savcısının gazetesi
00:00, 07/09/2011, ÇarşambaG: Güncelleme: 01:42, 07/09/2011, Çarşamba
Yeni Şafak
Savcısının gazetesi
Ergenekon ve Balyoz davalarıyla ilgili konularda korkusuzca yayınlar yaparak Türk basınında çığır açan Taraf Gazetesi'nin, son 5 gün içerisinde Deniz Feneri e.v Davası ile ilgili haberlerdeki tutarsızlıklar, çarpıklıklar, yalan yanlış bilgilerle atılan manşetlere dikkat etmesi gerekiyor.
Almanya'daki Deniz Feneri e.v davasının Türkiye ayağındaki soruşturmayla ilgili son gelişmeler ve bu gelişmelerin kimi gazetelerde haber oluş biçimi, iletişim bilimciler ve ekmeğini gazetecilikten kazananlara gerçek anlamda 'ibretamiz' örnekler sundu.
Soruşturmayı yürüten savcıların 'resmi evrakta tahrifat yapmak' suçlamasıyla görevden alınmasının ardından, çoğunlukla Aydınlık, Sözcü, Cumhuriyet ve bir de Taraf Gazeteleri'nde ve yine çoğunlukla görevden alınan aynı savcıların yönlendirmeleriyle (Adalet Bakanı Ergin'in önceki gün 'dezenformasyon' dediği) haberler yayınlandı.
Savcı kaynaklı haberlerin Aydınlık, Sözcü ve Cumhuriyet'te çarpıtılarak kullanılması dikkate şayan olmakla birlikte, bu gazetelerin bu konudaki genel yaklaşımları ve ideolojik duruşları bilindiği için bu durum anlaşılabilirdi.
İletişimcilere-gazetecilere 'ders olacak' asıl çarpıtılmış haberlerse, bu çizgiyle hiç ilgisi olmayan Taraf Gazetesi'nde yayınlananlar oldu.
Bu yazıda, Ergenekon ve Balyoz davalarıyla ilgili konularda korkusuzca yayınlar yaparak Türk basınında çığır açan Taraf Gazetesi'nin, son 5 gün içerisinde bu konuyla ilgili yaptığı haberlerdeki tutarsızlıklar, çarpıklıklar yalan yanlış bilgilerle atılan manşetler konu edilecektir.
GAZETECİLİK AMA NASIL?
Geçen Cuma günü Taraf Gazetesi'nde Ahmet Altan'ın yazısını okuyunca, Altan'ın Deniz Feneri e.v soruşturmasından alınan savcıların tezlerini okuyup, onların dediklerinden 'fazlasıyla etkilendiği' sonucunu çıkardım.
Savcılar, mahkeme kararının üzerini ka-patarak işlem yapmanın savcılar arasında bir usul olduğunu, bunu Ergenekon savcılarının da yaptığını, dolayısıyla kendilerinin görevden alınmalarının arkasında başka gerekçelerin olduğunu söylüyorlardı.
Ahmet Altan da bu tezlere itibar ederek, hükümet ve HSYK'ya verip veriştiriyordu.
Yazıyı okuduktan sonra telefona sarıldım ve hem köstebek iddialarını, hem de 'resmi evrakta tahrifat yapmak' meselesini en iyi bilen isim, avukat Hakan Yıldız'ı aradım.
Kendisinden, Ahmet Altan'ı arayıp bu konularda somut örnekler üzerinden bilgiler vermesini, savcıların yaptıklarıyla ilgili gelişmelerin vahametini anlatmasını rica ettim.
Çünkü Altan'ın vicdan sahibi ve adalet duygusu yüksek birisi olduğuna inancım tamdı.
O da bunu yaptı. Altan'ı aradı ve savcıların yaptığı hukuksuzluğun hangi sonuçlar ve mağduriyetler doğurduğunu tek tek anlattı.
Sonra bu anlattıklarının Taraf gazetesinde hak ettiği ölçüde yer bulmasını bekledik.
Ama ertesi gün elimize Taraf'ı alınca yaşadığımız, tam bir hayal kırıklığıydı.
Gazete, Hakan'ın söyledikleri şöyle dursun, savcıların hiç de inandırıcı olmayan tezleri doğrultusunda yayınlarını keskin bir dille sürdürüyordu.
İDDİALAR VE ÇELİŞKİLER
Şimdi Taraf'ın son 5 günde yaptığı, her biri diğeriyle çelişen, zaman zaman gülünç, bazen de insana “okuyucu zekasıyla dalga mı geçiliyor?” sorusu sordurtan haberlere ve bu haberlerdeki çarpıklıklara ve çelişkilere gelelim.
* Taraf bütün bu haberleri, savcıların görevden haksız bir şekilde uzaklaştırıldığı tezi üzerine kurgulayarak yaptı. Kendileri bunu fark etti mi bilmiyorum ama ilk düğme yanlış iliklendiği için, üç gün içinde bu konuda yayınlanan bütün haberler çelişkilerle doluydu ve ortaya gazetecilik açısından rezil bir durum çıkmıştı.
* Örneğin, Cumartesi günü Taraf'ın manşeti şöyleydi: DENİZ FENERİ'NE BAŞSAVCI İSYANI. Habere göre HSYK, İstanbul Başsavcı Vekili Fikret Seçen'e 'tahrifat' meselesini sormuş, Seçen de savcıların yaptığının tahrifat değil, usul tedbiri olduğunu söylemişti. Gazete bunu, Seçen'in savcıların görevden alınmasına isyanı biçimde yorumlayıp öyle manşet yapmıştı. Oysa gerçek durum öyle değildi. Fikret Seçen, ertesi gün aynı gazetede yayınlanan açıklamasında Deniz Feneri e.v. soruşturmasının savcılarının yaptıkları ve görevden alınmalarıyla ilgili herhangi bir görüş bildirmediğini söylüyor, Taraf Gazetesi'nin yaptığına isyan ettiğini söylüyordu.
* Seçen isyan etmekte haklıydı. Çünkü Taraf Gazetesi'nin sunduğunun aksine Ergenekon savcılarının arama ve yakalama kararlarında uyguladıkları yöntemle, görevden alınan savcıların uyguladıkları yöntem, birbirine taban tabana zıt duruyordu. Deniz Feneri e.v savcıları bu konuda, pek çok konuda olduğu gibi Ergenekon savcılarını taklit etmişlerdi anlaşılan. Ama çok kötü sonuçlar doğuran, çok kötü bir taklitti bu. Biraz aşağıda HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici'nin açıklamasına da yansıdığı gibi örneği olmayan, ciddi hukuksuzluklar ve mağduriyetler doğuran bir 'mahkeme kararını kapatma' örneğiydi onların yaptığı. Taraf'ın bu konuda yaptığı ise tam anlamıyla elmalarla armutların karıştırılmasından ibaretti. Bilgisizlik, gerçeğe göre değil de algılamalara göre hareket etme ve de bir kuru inat uğruna bu hatalar yapılmıştı.
* Çelişkiler yumağı üçüncü gün 'zirve yaptı'. Öyle ki Ahmet Altan, gazetesinin 11'inci sayfasındaki köşesini yine savcıların tezleri doğrultusunda doluştururken, yanıbaşındaki sayfada çıkan haberlerden haberi yok gibiydi. Ne Fikret Seçen'in yalanlamaları, ne de HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici'nin açıklamaları 'uyandırabilmişti' Altan'ı. Yan tarafta Ahmet Hamsici, mahkeme kararının bir kısmının üzerinin kapatılması nedeniyle soruşturmayla ilgisi olmayan sahısların mağdur edildiğini anlatırken, sağ tarafta Ahmet Altan kendi gazetesinde çıkan bu haberden habersizmiş gibiydi. Sol tarafta Fikret Seçen, usuli işlemlerin doğru ya da yanlış olduğuna dair açıklama yapmadım derken, sol tarafta Ahmet Altan, Seçen böyle demiş gibi yorum döşeni-yordu.
* Gazetenin Pazar günkü manşeti de bir tuhaftı. HSYK başkanvekili Hamsici'nin açıklamasındaki en alakasız kısım manşete taşınmıştı. Sanki olanı hiç kimse bilmiyormuş gibi, savcıların HSYK tarafından değil, başsavcılık tarafından görevden alındıklarını duyuruyorlardı. Bir gazete günlerce manşet yaptığı bir konuda bu kadar bilgisiz olabilir miydi?
* Salı günü bayiden bu çarpıklıklara izahat yapılacağı umuduyla bir Taraf Gazetesi alan okuyucular, asıl sarsıntıyı o gün (yani dün) yaşadılar. Gazetenin manşetini görenler, birkaç kere gözlerini ovuşturduktan sonra, Taraf'ın manşetini 'bu kadarına da pes' diyerek okudular. Gazete DENİZ FENERİ'NDE İTİRAFÇININ İTİRAFLARI manşetini kullanırken, görevden alınan savcılardan biri olan Abdülvahap Yaren'i hem Kanal 7'nin bilgi işlem sorumlusu, hem de itirafçı yapmıştı. Gerçekten bu kadarına da pesti yani!.. Taraf Gazetesi'ni yapanlar bu gülünç hatayı 'sehven' yapılmış bir hata olarak da sunabilirler elbet ama bu sehven yapılan hata, Taraf'taki Deniz Feneri e.v haberlerinin ne kadar büyük bir bilgisizlik ve özensizlikle hazırlandığını gösterdiği için sembolik değeri yüksek bir hata oldu. İşin burasında “siz asıl haberin içeriğine de bakın” savunması yapmaya kalkışırlarsa eğer, onlara şunu hatırlatırım. Kanal 7 Bilgi İşlem Sorumlusu Cüneyt Kavasoğlu, bu iddiaları da yalanladı ve yine yüzüstü kalan siz oldunuz.
Dilerim ne Taraf Gazetesi'ni yönetenler, ne o gazeteyi okuyanlar, ne de gazeteye sempati besleyenler, konunun bir şekilde tarafı da olduğum için karalama amaçlı bir yazı yazdığımı düşünmemişlerdir. Amacım, gerçekten bu değil.
Bir kuru inat uğruna ilk düğmeyi yanlış ilikle-yerek bu hatalar zincirine imza atmanın gazetenin kredisine ne kadar büyük zarar verdiğini öncelikle onlar fark etmiş olmalılar. Aydınlık, Sözcü ve Cumhuriyet Gazeteleri'nden böyle bir beklentim yok ama, Taraf, kendine çeki düzen vererek ve de yaptığı hataları gurur meselesine dönüştürmeden kabul ederek yoluna devam etmelidir.
Çünkü bu yaptıkları sadece kendi güvenilirliklerine zarar veriyor.
ALTAN'IN GÖRMEDİĞİNİ ALPER GÖRMÜŞ GÖRECEK Mİ
Şimdi Hakan Yıldız'la birlikte yeni bir bekleyiş içerisindeyiz. Geçen Pazartesi günü Haber 7.com'daki yazımda çağrı yaptığım Alper Görmüş, bu konuyla ilgili ayrıntılı bir yazı yazdı. Yazıyı okuduktan hemen sonra Hakan, benim yanımdan Alper Görmüş'e tahrifat meselesini anlatan ve köşesine taşıdığı sorulara cevap niteliği taşıyan savcıların tezlerini çürüten yeni belgeler ulaştırdı. Ahmet Altan, bu konuda Hakan'ın anlattıklarını duymazlıktan, görmezlikten geldi ama Alper Görmüş'ün daha duyarlı olacağını düşünüyoruz.
* Kanal7 Ankara Temsilcisi
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.