
Kocaeli Bilişim Vadisi’nde geliştirilen sistem, binaların deprem sonrası durumunu 3 ila 5 dakikada analiz ediliyor. Sensörlerle yapıların hareketi anlık izleniyor, kullanılabilirlik raporu otomatik olarak hazırlanıyor. Sistem şu anda 8 ilde 21 binada aktif olarak kullanılıyor. Bu yenilikçi çözüm, klasik hasar tespit yöntemlerine kıyasla büyük zaman kazandırıyor.

Depremden sonra binanın içine girmek güvenli mi? Bu soruya3 ila 5 dakikada cevap verebilen yerli bir sistem var artık.

Binaların “ritmini” dinleyen sistem
Yaklaşık 1,5 yıl önce kurulan bir teknoloji firması, binaların deprem anındaki performansını gerçek zamanlı ölçen bir sistem geliştirdi. Yapısal Sağlık İzleme Sistemi adını taşıyan bu teknoloji, binalara yerleştirilen ivmeölçer, eğim sensörü, açı ölçer ve çatlak takip cihazları sayesinde yapının her hareketini anlık olarak takip ediyor.

Struct Health Genel Müdürü Volkan Ergen, sistemi insanların kalp ritmini dinleyen EKG cihazına benzetip: “Biz de binanın farklı noktalarına sensörler yerleştiriyoruz. Bu sensörler, binanın ritmini dinlememizi sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Gerçek depremde test edildi
Sistem, geçen yıl Bilişim Vadisi’nin 22 katlı idari binasında kuruldu ve 23 Nisan’da Marmara Denizi açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem sırasında binadan anlık veriler toplandı. Toplanan veriler ve yapılan analizler sonucunda binanın “mükemmel” seviyede deprem performansı gösterdiği raporlandı.

8 ilde 21 yapıda aktif olarak kullanılıyor
Şu anda 8 ilde, okul, rezidans, fabrika gibi 21 farklı yapıda kullanılan sistem, sadece Türkiye ile sınırlı kalmak istemiyor. Firmaya göre öncelikli hedef, deprem riski yüksek ülkelerde de bu teknolojiyi yaygınlaştırmak.

Can kaybı riskini azaltıyor
Volkan Ergen, geleneksel yöntemlerin uzun süren saha çalışmaları ve analizlerle zaman kaybettirdiğini vurguluyor. “Biz, bu süreci tamamen otomatikleştirerek hem zamandan hem de maliyetten büyük tasarruf sağladık” diyor.

Böylece yapıların “güvenlik ritmi” anbean takip edilerek, deprem sonrası kritik müdahaleler hız kazanıyor ve can kaybı riski azaltılıyor.

Bu yenilikçi çözüm, klasik hasar tespit yöntemlerine kıyasla büyük zaman kazandırıyor.






