Biz sadece ürün vermiyoruz. Bir sistemi beraberinde veriyoruz. 'Al, dondurmayı sat' demiyoruz. Dondurma nasıl satılır, nasıl muhafaza edilir, pazarın durumu nedir, eğitimi, lojistiği ile bunların hepsini sistem olarak veriyoruz. Bu şekilde büyüyoruz. Zaten Türkiye'de bu 'franchise' sistemini de biz oluşturduk.
15:06, 01/03/2019, CumaG: Güncelleme: 15:15, 01/03/2019, Cuma

4 masayla başladıkları dondurma serüveni 4 kıtada sürüyor

Büyüklerinden "kaymaklı" olarak devraldıkları Maraş dondurmasını, "Mado" markasıyla 100'ün üzerinde çeşidini üreterek bir dünya markası haline getiren Kanbur kardeşler, 4 kıtadaki 26 ülkede damakları tatlandırıyor.

Türkiye'nin kentle simgeleşen lezzetlerinden Maraş dondurmasını büyüklerinden kaymaklı olarak devralıp Mado markasıyla bugün 100'ün üzerinde çeşidini üreterek bir dünya markası haline getiren Kanbur kardeşler, 26 ülkede damakları tatlandırıyor.
 Türkiye'nin kentle simgeleşen lezzetlerinden Maraş dondurmasını büyüklerinden kaymaklı olarak devralıp Mado markasıyla bugün 100'ün üzerinde çeşidini üreterek bir dünya markası haline getiren Kanbur kardeşler, 26 ülkede damakları tatlandırıyor.
Dede Mehmet ve baba Yaşar Kanbur'dan mesleği 4 masanın sığdığı 25 metrekarelik alandan devralan Mehmet Sait, Atilla ve Erdal Kanbur'un hikayeleri 1850'ye dayanıyor. Dedelerinin vefatının ardından babaları Yaşar Kanbur tarafından sürdürülen mesleklerine, babalarının Ben gittikten sonra ağabeyinizi baba bileceksiniz vasiyetiyle ağabey Mehmet Sait Kanbur'un öncülüğünde devam ettiren üç kardeş, 1962'de Yaşar Pastanesi'ni kurarak Mado'nun temellerini attı.
Dede Mehmet ve baba Yaşar Kanbur'dan mesleği 4 masanın sığdığı 25 metrekarelik alandan devralan Mehmet Sait, Atilla ve Erdal Kanbur'un hikayeleri 1850'ye dayanıyor.  Dedelerinin vefatının ardından babaları Yaşar Kanbur tarafından sürdürülen mesleklerine, babalarının  Ben gittikten sonra ağabeyinizi baba bileceksiniz vasiyetiyle ağabey Mehmet Sait Kanbur'un öncülüğünde devam ettiren üç kardeş, 1962'de Yaşar Pastanesi'ni kurarak Mado'nun temellerini attı.
O dönem ilgi gören Roma dondurmasının varlığından rahatsızlık duyan kardeşler, hem kenti hem de Maraş dondurmasını dünyaya tanıtmak için yoğun gayret gösterdi. Kanbur kardeşler, dondurma fıçısıyla ve kaşık şovlarıyla dünyanın farklı ülkelerindeki fuarlarda yaptıkları tanıtım faaliyetleriyle Maraş dondurmasını dünya genelinde bilinir hale getirdi. Dede ve babalarından kaymaklı olarak devraldıkları dondurmayı şimdi 100'ün üzerinde çeşitle 4 kıtada 26 ülke ve 400 şubeye ulaştırarak başarı hikayesi yazan kardeşler, önümüzdeki yıllarda hem ülke sayısını hem de şube sayısını artırmak için çalışmaya devam ediyor.
O dönem ilgi gören Roma dondurmasının varlığından rahatsızlık duyan kardeşler, hem kenti hem de Maraş dondurmasını dünyaya tanıtmak için yoğun gayret gösterdi. Kanbur kardeşler, dondurma fıçısıyla ve kaşık şovlarıyla dünyanın farklı ülkelerindeki fuarlarda yaptıkları tanıtım faaliyetleriyle Maraş dondurmasını dünya genelinde bilinir hale getirdi.  Dede ve babalarından kaymaklı olarak devraldıkları dondurmayı şimdi 100'ün üzerinde çeşitle 4 kıtada 26 ülke ve 400 şubeye ulaştırarak başarı hikayesi yazan kardeşler, önümüzdeki yıllarda hem ülke sayısını hem de şube sayısını artırmak için çalışmaya devam ediyor.
Dondurmayı doğal ham maddelerden üretmek için çiftlik kurarak keçi sütü üretimi yapan ve salep için orkide yetiştiren Kanbur kardeşler, dünya markası haline getirdikleri Mado'nun başarı hikayesiyle gurur duyuyor.
Dondurmayı doğal ham maddelerden üretmek için çiftlik kurarak keçi sütü üretimi yapan ve salep için orkide yetiştiren Kanbur kardeşler, dünya markası haline getirdikleri Mado'nun başarı hikayesiyle gurur duyuyor.
Mado Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sait Kanbur, yaptığı açıklamada, yaklaşık 170 yıl önce başlayan dondurma serüvenlerini dördüncü kuşak olarak devam ettirdiklerini söyledi. Geçmişte dondurmanın saraylarda sadece karsambaç olarak tüketildiğini, sonrasında ise mevsimlik olarak yenildiğini dile getiren Kanbur, şunları anlattı:
Mado Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sait Kanbur, yaptığı açıklamada, yaklaşık 170 yıl önce başlayan dondurma serüvenlerini dördüncü kuşak olarak devam ettirdiklerini söyledi. Geçmişte dondurmanın saraylarda sadece karsambaç olarak tüketildiğini, sonrasında ise mevsimlik olarak yenildiğini dile getiren Kanbur, şunları anlattı:
Sadece saraylarda olan yiyecekti. Tabii Kahramanmaraş'ın saraylı oluşu önemliydi. Çünkü biz saraya üç gelin verdik. Kahramanmaraş bu işin altyapısına uygun bir şehirdi. Kışın yağan karlarınızı gömüyorsunuz baharda ihtiyaç oldukça alıyorsunuz. Hatta biz bunlara karcılar diyoruz. Eskiden her mahallenin bir karcısı, her sokağın bir dondurmacısı vardı. Çünkü insanlar o zaman bir fıçı dondurma yapardı. Para yoktu. Takas ile bu işleri yaparlardı. İki yumurta verilir, çocuk öyle dondurma yerdi.
Sadece saraylarda olan yiyecekti. Tabii Kahramanmaraş'ın saraylı oluşu önemliydi. Çünkü biz saraya üç gelin verdik. Kahramanmaraş bu işin altyapısına uygun bir şehirdi. Kışın yağan karlarınızı gömüyorsunuz baharda ihtiyaç oldukça alıyorsunuz. Hatta biz bunlara karcılar diyoruz. Eskiden her mahallenin bir karcısı, her sokağın bir dondurmacısı vardı. Çünkü insanlar o zaman bir fıçı dondurma yapardı. Para yoktu. Takas ile bu işleri yaparlardı. İki yumurta verilir, çocuk öyle dondurma yerdi.
DONDURMA AĞACININ KÖKÜ BİZLERİZ Seyyarlıktan dükkanlara geçilmesiyle kendilerinin de 25 metrekarelik bir yerde bu işe başladığını dile getiren Kanbur, şöyle devam etti: Büyüklerimden 4 masayla bu işi aldım. Çırağımız yoktu, kendimiz tüm işleri yapardık. Annemiz sütü pişirir, babam dükkanda dondurmayı yapar, biz de çıraklık ederek dondurmayı satardık. Sonra 'Bu dondurmayı dünyalık yapacağız' dedik. O zamanlar Roma dondurmasının sesi geliyordu. Bize bu ses garip geliyordu. Biz Anadolu'da yaşayan insanlar olarak bu işe el attık. Üç kardeş olarak ciddi bir mücadeleye başladık. Dondurma ağacının kökü bizleriz. Türk dondurmasını sırtladık, dünyaya götürdük. Biz insanlara model olduk ve halen model olmaya çalışıyoruz.
DONDURMA AĞACININ KÖKÜ BİZLERİZ  Seyyarlıktan dükkanlara geçilmesiyle kendilerinin de 25 metrekarelik bir yerde bu işe başladığını dile getiren Kanbur, şöyle devam etti:  Büyüklerimden 4 masayla bu işi aldım. Çırağımız yoktu, kendimiz tüm işleri yapardık. Annemiz sütü pişirir, babam dükkanda dondurmayı yapar, biz de çıraklık ederek dondurmayı satardık. Sonra 'Bu dondurmayı dünyalık yapacağız' dedik. O zamanlar Roma dondurmasının sesi geliyordu. Bize bu ses garip geliyordu. Biz Anadolu'da yaşayan insanlar olarak bu işe el attık. Üç kardeş olarak ciddi bir mücadeleye başladık. Dondurma ağacının kökü bizleriz. Türk dondurmasını sırtladık, dünyaya götürdük. Biz insanlara model olduk ve halen model olmaya çalışıyoruz.
Mehmet Sait Kanbur, dondurmayı önce komşu illere satmaya başladıklarını anlatarak, Roma'nın sesi geliyorsa biz de varız' diyerek dondurma fıçısını sırtlayıp dünyanın her yerine götürdük. Dünyanın her yerine Türk dondurmasının ününü götürdük. Bu noktada markalaşmış oluyorsunuz. Bir kimliğiniz oluşuyor. Durup dururken insanlar kimlik sahibi olamaz. Kimliğiniz olması için de bir hikayenizin olması gerekiyor. diye konuştu. Dondurma için keçi sütü ve salebin önemine dikkati çeken Kanbur, Maraş'ın geçmişteki hikayesini geleceğe anlatmaya çalıştıklarını kaydetti.
Mehmet Sait Kanbur, dondurmayı önce komşu illere satmaya başladıklarını anlatarak, Roma'nın sesi geliyorsa biz de varız' diyerek dondurma fıçısını sırtlayıp dünyanın her yerine götürdük. Dünyanın her yerine Türk dondurmasının ününü götürdük. Bu noktada markalaşmış oluyorsunuz. Bir kimliğiniz oluşuyor. Durup dururken insanlar kimlik sahibi olamaz. Kimliğiniz olması için de bir hikayenizin olması gerekiyor. diye konuştu.  Dondurma için keçi sütü ve salebin önemine dikkati çeken Kanbur, Maraş'ın geçmişteki hikayesini geleceğe anlatmaya çalıştıklarını kaydetti.
MADO, MARAŞ DONDURMASI DEMEK Markalaşma serüvenine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mehmet Sait Kanbur, sözlerini şöyle sürdürdü: Artık Mado bir marka oldu. Biz, önce bir şehri marka yaptık. Maraş olmazsa dondurma olmaz. Dondurma olmazsa da Maraş olmaz. Mado nedir? 'Maraş Dondurması' demek. Gittiğimiz yerlerde farklı bir dondurmanın olduğunu anlattık. Yıllarca bunun mücadelesini verdik. Dünyanın farklı yerlerinde vatandaşlara 'Siz soft dondurma yiyorsunuz' dedik. Bizim dondurmamızın çatal bıçakla yendiğini, sündüğünü, çengelde asıldığını gösterdik. Biz farklı ürün gösterdik. Bunları hem insanlara tattırarak hem de gösterilerle anlatmaya çalıştık. Şu anda 26 ülkede Türkiye'nin, Kahramanmaraş'ın ve Mado'nun bayrağı dalgalanıyor. Çin seddini aşıp surlarına Türkiye'nin ve dondurmanın bayrağını diktik. Halen mücadele veriyoruz. Bunlar anlatılmayan şeyler, sadece yaşanır.
MADO, MARAŞ DONDURMASI DEMEK  Markalaşma serüvenine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mehmet Sait Kanbur, sözlerini şöyle sürdürdü:  Artık Mado bir marka oldu. Biz, önce bir şehri marka yaptık. Maraş olmazsa dondurma olmaz. Dondurma olmazsa da Maraş olmaz. Mado nedir? 'Maraş Dondurması' demek. Gittiğimiz yerlerde farklı bir dondurmanın olduğunu anlattık. Yıllarca bunun mücadelesini verdik. Dünyanın farklı yerlerinde vatandaşlara 'Siz soft dondurma yiyorsunuz' dedik. Bizim dondurmamızın çatal bıçakla yendiğini, sündüğünü, çengelde asıldığını gösterdik. Biz farklı ürün gösterdik. Bunları hem insanlara tattırarak hem de gösterilerle anlatmaya çalıştık. Şu anda 26 ülkede Türkiye'nin, Kahramanmaraş'ın ve Mado'nun bayrağı dalgalanıyor. Çin seddini aşıp surlarına Türkiye'nin ve dondurmanın bayrağını diktik. Halen mücadele veriyoruz. Bunlar anlatılmayan şeyler, sadece yaşanır.
Kanbur, yıllar önce kentte dondurma tüketiminin 23 Nisan'da başlayıp 29 Ekim'de sona erdiğini hatırlatarak, Biz, 'ecdadımız kışın karsambaç yerdi' diyerek bunu değiştirdik. 'Kışın, haftada bir gün dondurma bulunur' dedik. 'Kışın dondurma olur mu' diye garipsendi. Şimdi ise dondurmanın kışın da yeneceği görülmüş oldu. şeklinde konuştu. Kanbur, başarılarının sırrının sevgi ve saygı olduğunu, bu sırrın ne yazıldığını ne de okunduğunu çünkü başarının yaşanması gerektiğini kaydetti.
Kanbur, yıllar önce kentte dondurma tüketiminin 23 Nisan'da başlayıp 29 Ekim'de sona erdiğini hatırlatarak,  Biz, 'ecdadımız kışın karsambaç yerdi' diyerek bunu değiştirdik. 'Kışın, haftada bir gün dondurma bulunur' dedik. 'Kışın dondurma olur mu' diye garipsendi. Şimdi ise dondurmanın kışın da yeneceği görülmüş oldu. şeklinde konuştu.  Kanbur, başarılarının sırrının sevgi ve saygı olduğunu, bu sırrın ne yazıldığını ne de okunduğunu çünkü başarının yaşanması gerektiğini kaydetti.
İnsanların farklı şekilde pazara girdiğini ve dünyanın artık bir bütün haline dönüştüğüne dikkati çeken Kanbur, şunları kaydetti:
İnsanların farklı şekilde pazara girdiğini ve dünyanın artık bir bütün haline dönüştüğüne dikkati çeken Kanbur, şunları kaydetti:
4 masa ile işe başladım. Babamın çırağı yoktu. Kardeşlerimle beraber 3 kişi çalıştık. Şu anda 5 bin çalışan var. Tabii, durup dururken bu olmuyor. Bir risk alıyorsunuz. Benim işletmelerim 24 saat çalışıyor.
4 masa ile işe başladım. Babamın çırağı yoktu. Kardeşlerimle beraber 3 kişi çalıştık. Şu anda 5 bin çalışan var. Tabii, durup dururken bu olmuyor. Bir risk alıyorsunuz. Benim işletmelerim 24 saat çalışıyor.
Birinin ağzına taş değse sorumluluk alıyorsunuz. Sorumluluk almasını bileceksiniz. Bunu sağlarsanız gerisi kolay. Bugün sektörümüzde Avrupa'nın en büyüklerinden birisiyiz.
 Birinin ağzına taş değse sorumluluk alıyorsunuz. Sorumluluk almasını bileceksiniz. Bunu sağlarsanız gerisi kolay. Bugün sektörümüzde Avrupa'nın en büyüklerinden birisiyiz.
Mehmet Sait Kanbur, babasından kaymaklı olarak devraldıkları Maraş dondurmasında bugün 100'ün üzerinde çeşide ulaştıklarını anlatarak, insanların alışkanlıklarına göre ürün geliştirmeye çalıştıklarını, 10 yıl içerisinde bin mağaza hedefine ulaşmak istediklerini sözlerine ekledi.
Mehmet Sait Kanbur, babasından kaymaklı olarak devraldıkları Maraş dondurmasında bugün 100'ün üzerinde çeşide ulaştıklarını anlatarak, insanların alışkanlıklarına göre ürün geliştirmeye çalıştıklarını, 10 yıl içerisinde bin mağaza hedefine ulaşmak istediklerini sözlerine ekledi.
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026