Gündem "28 Şubat küresel bir projeydi"

"28 Şubat küresel bir projeydi"

Yeni Şafak yazarlarının Türkiye ve dünyadaki gündeme dair analizlerini sizler için özetledik... Yusuf Kaplan köşesinde "28 Şubat darbesi ve yıkımı" başlıklı yazısını kaleme aldı. Özlem Albayrak, Hasan Öztürk, Kemal Öztürk ve Hatice Karahan da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
28 Şubat küresel bir projeydi
Kemal Öztürk, Özlem Albayrak, Hatice Karahan​, Yusuf Kaplan, Hasan Öztürk

Yusuf Kaplan, Özlem Albayrak, Hasan Öztürk, Kemal Öztürk ve Hatice Karahan'ın yazılarının en dikkati çeken bölümleri:

0. Yusuf Kaplan: 28 Şubat darbesi ve yıkımı...

28 Şubat postmodern darbecileri nihayet yargılandı ve aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Karadayı ile 1. Ordu Komutanı, Batı Çalışma Grubu’nun başaktörlerinden Çevik Bir’in de bulunduğu 60 kişi müebbet hapis cezasına çarptırıldı.  28 Şubat sadece postmodern / örtük bir askerî darbe değildi. Toplumun, ruh köklerini yerle bir eden, İslâmî duyarlıklarını tanınamaz hâle getiren, ayartıcı “irtica tehdidi” numarasıyla İslâmî kimliği bastırarak etnik kimlikleri kışkırtan, dolayısıyla ülkeyi bölünmenin eşiğine getiren ürpertici bir darbeydi.

28 Şubat, toplumun ruh dünyasını tarumar eden, zihin haritasını parçalayan, İslâm’la ilişkilerini çarpıklaştıran ve  hâlâ süren derin, örtük ama açık darbelerden daha yıkıcı izler bırakan bir darbeydi.

Yusuf Kaplan'ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız:

0. Özlem Albayrak: 28 Şubat davası ve hatırlamak

Dün 28 Şubat davasında savcının sanıklar hakkında istediği cezalar açıklandı. Buna göre, o ünlü MGK toplantısında hükümete zorla bildiri imzalatan komutanların başı olarak yeralan dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı “demokrasiye balans ayarı yaptık” lafıyla ve isim babası olduğu, vatandaşların fişlendiği Batı Çalışma Grubu’yla hatırlanan Çevik Bir, kudretli paşalar Erol Özkasnak ve Çetin Doğan gibi isimlerin de aralarında bulunduğu 60 kişi hakkında müebbet istendi. 

Darbenin üzerinden tam 20 yıl geçti, oysa dünkü Sözcü’nün manşetindeki “Devlet ilkokulunda bunu da yaptılar” üst başlıklı “Sınıfta Namaz” manşeti, 28 Şubat’ın bin yıl süreceğini söyleyen Hüseyin Kıvrıkoğlu’nu tesciller gibiydi. Evet, 28 Şubat darbesi askerler eliyle yapıldı, ama medyadan, siyasetten, sermaye sahiplerinden, aydınlardan, toplumun bazı kesimlerinden çok açık ve güçlü bir destek almıştı. Ve bu insanlar hala aramızda.

Özlem Albayrak'ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız:

0. Hasan Öztürk: Türkiye Avrupa’nın neresinde ya da AB Türkiye’nin ne kadar farkında

Paris Bir kaç gündür Fransa’nın başkenti Paris’teyim. Paris’te bulunma nedenim Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı’nın geliştirdiği bir proje. Proje kapsamında Türkiyeli gazeteciler ve akademisyenler Avrupa’nın çeşitli başkentlerinde Avrupalı meslektaşlarıyla bir araya geliyor. Daha önce Madrid, Londra, Berlin ve Brüksel’de de benzerleri yapılmış.

Biz de bir grup gazeteci arkadaşımızla birlikte Paris’te Fransız gazetecilerle buluştuk. Toplantıya, AB Bakanlığı Müsteşarı Selim Yenel de katıldı. Açılış konuşmasında Türkiye ile AB arasındaki üç başlığı hatırlattı. Üyelik müzakeresi, gümrük birliği ve vize muafiyeti. Ve bu üç başlık altında yoğunlaşan sorunları anlattı.

Hasan Öztürk'ün yazısının tamamını okumak için tıklayınız:

0. Kemal Öztürk: Satılık vicdan

Trump, devletlerin oylarını satın almaktan bahsetmiyor aslında. Bahsettiği şey, ABD siyasetinin üzerine kurulduğu, her şeyin ‘satılık’olduğu bir alışveriştir. Amerikan iç siyasetinin nasıl işlediğini bugüne kadar en iyi anlatan dizi olan, House of Cards izlerseniz, her şeyin nasıl alınıp, satıldığını orada görürsünüz.

‘Siyaset çıkarlar üzerine kuruludur’ ilkesi, Amerikalıların değil, İngilizlerin icadıdır. İngiltere eski Başbakanı Lord Palmerston (1784-1865), “İngiltere’nin ebedi dostları ve düşmanları yoktur, değişmez çıkarları vardır” demesinin ardından dış politika yapıcılarının tamamı buna uymuştur. Bu yüzden sıkıştıkları anda, ‘dış politikada ilkeler yoktur, çıkarlar vardır’ deyip kolayına kaçıyor herkes.

Kemal Öztürk'ün yazısının tamamını okumak için tıklayınız:

0. Hatice Karahan: Enerjinin geleceği

Enerji, dünya ekonomileri için tartışmaların ve politikaların göbeğindeki yerini şiddetle korumayı sürdürüyor. İşte Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi de, önceki akşam Ankara’da başlattığı DEK Konuşmaları serisinin ilkinde küresel enerji görünümünü mercek altına aldı. Toplantının temelini ise, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yayımladığı World Energy Outlook (WEO) 2017 raporu oluşturdu.

Özellikle içinden geçtiğimiz son dönem, birtakım bölgesel ve tematik değişimler çerçevesinde, geleceğin enerji dünyasının şimdiden anlaşılmasını ve buna göre yol tayin edilmesini gerektiriyor. Nitekim söz konusu gelişmeler, önümüzdeki 20 küsur yıllık dönemin “oyun değiştiricileri” olarak nitelendirilebilir. Bu bağlamda WEO 2017’de hassaten dikkat çekilen hususlar, 4 ana başlık etrafında toplanıyor.

Hatice Karahan'ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız:

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.