
Gülen’in kurduğu yapı için dershanelerin en önemli anlamı, “zihin devşirme ve insan kaynağı” olarak kullanılmasıydı. Lise ve üniversite öğrencilerinin sınavlara hazırlık amacıyla gittiği bu kurumlarda, başarılı olan öğrencilere özel ilgi gösterildi. Buradaki öğrenciler yine bu dershanelere bağlı yurtlara davet ediliyor ve buralarda onların Gülen cemaatine olan ilgisinin artırılması için çaba harcanıyordu. Zincire dahil olan bir öğrenci, abla ve abiler vasıtasıyla sıkı markaja alınıyordu.
Türkiye’de faaliyette olan FETÖ’ye bağlı 985 okul 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında kapatıldı. Bu yapıya ait olan özel öğretim kurumlarında çalışan yaklaşık 20 bin öğretmenin çalışma izinleri valiliklerce iptal edildi, bin 400 civarında özel öğretim kurumu ile 800 civarında özel öğrenci yurdu kapatıldı.
DARBEYLE DERSHANEYİ KEŞFETTİLER
Türkiye’de ilk dershaneler 1960’lı yıllarda açıldı. Özel dershaneler ise ilk kez 08.06.1965 tarih ve 625 sayılı yasa ile kurulmaya başladı. Bu tarihten sonra merkezi sınavların çoğalmasıyla özel dershaneler de yayıldı. 1970'li yıllara gelindiğinde Türkiye’nin birçok ilinde dershaneler açılmıştı. 1980 darbesi öncesinde Türkiye genelinde 200'e yakın dershane bulunuyordu. Darbe sonrasında ise dershane açılması konusunda hızlı bir gelişme yaşandı. Bu ortamda Gülenciler de dershane açmaya önem verdi.
Gülen 1960’lı yılların ortasından itibaren özel eğitim kurumlarının açılmasını istiyordu ve bunu ‘kolej’ mantığı içerisinde yapmayı planlıyordu. Kestanepazarı yıllarında İzmir’de öğrencilerin eğitimi ile yakından ilgilenen Gülen, özel kurslar açılmasını istedi. ‘Akyazılı Vakfı’ bünyesinde kursları yaygınlaştırmaya başlayan örgüt, öğrencilerle güçlü bir bağ kurmak istiyordu.
İLK ADIM 1985’TE ATILDI
1980 darbesinden sonra dershanecilik konusunda yeni gelişmeler yaşandı. 1983 yılında Meclis’e getirilen bir yasa ile dershanelerin kapatılması planlandı. Ancak fiili kapatma gerçekleşmeden önce kurulan yeni hükümet kapatma hükmünü iptal etti. Turgut Özal hükümetinin bu dönemde özel sektöre yönelik teşvikleri Gülen ve çevresini de harekete geçirdi ve 1985 yılında 'cemaate' bağlı ilk dershane açıldı. 1985 yılında Gülen’e yakın olan isimlerden biri olan iş adamı Mustafa Fırat’ın finansman desteği ile FEM Dershaneleri kuruldu. FEM Dershaneleri, Güven Dershaneler Birliği’ne (Güvender) bağlı olarak faaliyetlerini yürüttü.
1989 yılında ise yine cemaat desteğinde Körfez Dershaneleri açıldı. 1994 yılında ortaöğretim düzeyindeki öğrenciler için Anafen Dershaneleri kuruldu.
İNSAN KAYNAĞI OLUŞTURULDU
Gülen’in kurduğu yapı için dershanelerin en önemli anlamı, “zihin devşirme ve insan kaynağı” olarak kullanılmasıydı. Lise ve üniversite öğrencilerinin sınavlara hazırlık amacıyla gittiği bu kurumlarda, başarılı olan öğrencilere özel ilgi gösterildi. Buradaki öğrenciler yine bu dershanelere bağlı yurtlara davet ediliyor ve buralarda onların Gülen cemaatine olan ilgisinin artırılması için çaba harcanıyordu.
KISA SÜREDE BÜYÜK BİR AĞ OLUŞTU
1983 yılından sonra devletin özel okulların açılmasına izin vermesi Gülen için kaçırılmaması gereken bir fırsat oldu. Gülen’e göre bu okullarda ‘fikir mimarları’ yetiştirilecekti ve burada Gülen kendisini sadece ‘teşvik eden’ kişi olarak tanıtacaktı. Gülen, hiçbir zaman açılan bu okulların kendisine bağlı olduğunu kabul etmedi. ‘Değirmenin suyu nereden geliyor?’ diyenlere verdiği cevap hiçbir zaman değişmedi: “Ben sadece teşvik ediyorum. Okulları açanları tanımıyorum.” 2000’li yılların başına gelindiğinde ise Türkiye’de Gülen’e bağlı olarak kurulan dershanelerin sayısı artık binlerle ifade ediliyordu.
GÜNDEN GÜNE GÜÇLENDİ
Gülen, okulları bir ‘istiklal mücadelesi’ olarak tanıtıyordu. İstanbul’da bulunduğu yıllarda Süleymaniye Camii ve diğer bazı camilerin kürsülerinde halktan bu okullar için himmet istedi. Aynı şekilde yeni okullar açma çağrısında da bulundu. Din istismarıyla sözde vaiz Gülen, kürsülerde yaptığı çağrılarla kurduğu yapıya büyük bir güç kattı.
15 TEMMUZ, GERÇEĞİ GÖSTERDİ
Tüm bu uğraşlar ile kısa sürede eğitimi ele geçiren FETÖ okullarına karşı 15 Temmuz ile birlikte darbeler birer birer indirilmeye başlandı. Kısa süre içerisinde FETÖ’ye bağlı 985 okul kapatıldı. Bu okullarda çalışan yaklaşık 20 bin öğretmenin çalışma izinleri valiliklerce iptal edildi, bin 400 civarında özel öğretim kurumu ile 800 civarında özel öğrenci yurdu kapatıldı.






