Ramazan Şair sultanlar
  • İMSAK 00:00
  • GÜNEŞ 00:00
  • ÖĞLE 00:00
  • İKİNDİ 00:00
  • AKŞAM 00:00
  • YATSI 00:00
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
İMSAKİYE 2019

Şair sultanlar

Osmanlı padişahlarından kimi marangozlukta, kimisi kuyumculukta, kimisi müzikte, kimisi de şiirde mühim eserler vermiştir. İşte Osmanlı'nın şair sultanları…

Haber Merkezi Yeni Şafak
Hem kılıç hem de kalem sahibi Osmanlı Sultanları
Hem kılıç hem de kalem sahibi Osmanlı Sultanları

Osmanlı padişahları arasında devleti yönetmek, sefere çıkmak vs. gibi idarî işler dışında hemen hepsinin hobi diyebileceğimiz bir meşgaleleri vardı. Hatta kimileri bu meşgalelerinde ustalık da o kadar ileri gitmişlerdi ki, neredeyse uğraştıkları işin birinci sınıf üreticisi olmuşlardı. Bu alanların içinde en yaygın olarak tercih edileni, hiç şüphesiz şiirdir. Osmanlı padişahları ilk dönemden itibaren şairleri himaye etmişler, kendileri de şiir söylemişlerdir.
Bu konu hakkında önemli bir inceleme kaleme alan günümüzün önde gelen Osmanlı edebiyatı uzmanlarından Prof. Günay Kut hanedanın kültür ve sanata olan eğilimi hakkında şunları söylüyor:
“Osmanlı Padişahları, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan itibaren, şairleri ve bilim adamlarını desteklemişler, özellikle Türk dilinin gelişmesinde çok büyük rol oynamışlardır. Şair ve bilim adamlarıyla çok sıkı bir ilişki içinde olmuşlar, pek çok Arapça ve Farsça eserin Türk kültürüne kazandırılmasında bizzat önderlik etmişlerdir. Bunun yegâne sebebi yeni kurulan imparatorluğun bilgi ve kültür seviyesini yükseltmekti. Fakat bunu yapabilmek için kendilerinin de bilgi sahibi olmaları gerekiyordu. İşte bu meseleyi bu yönüyle ele aldığımızda şehzadelerin çok küçük yaştan itibaren özel bir eğitimle yetiştirildiğini de bilmemiz gerekir.”
Osmanlı şehzadelerinin devrin en büyük âlimlerinden, hocaların ve üstadlarından aldıkları muhtelif dersler içinde onların estetik duygusunu geliştirecek ve içlerindeki kabiliyeti ortaya çıkaracak bir müfredat vardı.


Saraydan şiirler
Zira kimisi marangozlukta, kimisi kuyumculukta, kimisi müzikte, kimisi de şiirde mühim eserler vücuda getiriyordu. Ancak bu işler içinde şiir kabiliyeti neredeyse bütün padişahlarda ortak bir istidattı. Pek çoğu “Divan” adı verilen şiirlerini topladıkları bir kitaba sahipti ve diğer klasik şairler gibi mahlas kullanıyorlardı.
Mesela Fatih Sultan Mehmed, Avnî; Kanuni Sultan Süleyman, Muhibbî; Genç Osman, Farisî; II. Mahmud, Adlî mahlaslarını kullanarak şiirlerini kaleme almışlardır.
Kültür A.Ş. Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde bir kitap neşredildi: “Saraydan Şiirler”. Rahmetli tarihçi Vahit Çabuk tarafından kaleme alınan eser, işte bu şair padişahların hayat hikâyelerine ve şiirlerinden örneklere yer veriyor.
Yıldırım Bayezid'den Sultan Mehmed Reşad'a toplam 25 padişahın şiirlerinden örnekler ihtiva eden kitabın sayfalarını rast gele açıyorum:
İstanbul'un fatihi çıkıyor karşıma. “Avni” mahlasını kullanıyor şiirlerinde. Mesela şu şiir Fatih'in “niyetini” ne de güzel anlatıyor:
İmtisal-i cahidu fillah olubdur niyyetüm
Din-i İslam'ın mücerred gayretidür gayretüm
Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i rücalullah ile
Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm
Enbiya vü evliyaya istinadum var benüm
Lutf-ı Hak'dandur heman ümmid-i feth ü nusretüm
Nefs ü mal ile n'ola kılsam cihanda ictihad
Hamdülillah var gazaya sad hezaran rağbetüm
Ey Mehemmed mucizat-ı Ahmed-i Muhtar ile
Umaram galib ola a'da-yı dine devletüm
Bir kez daha açıyorum kitabı rastgele. Bu sefer de karşıma “Muhibbi” mahlaslı Kanuni Sultan Süleyman'ın meşhur beyti çıkıyor:
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”
Hat levhası olarak da tesadüf edilen bu beytin devamı pek bilinmez. O halde devamını da yazalım, şöyle:
Mefharet didükleri ancak cihan gavgasıdur
Olmaya baht u saadet dünyede vahdet gibi
Ko bu ıyş u işreti çünkim fenadur akıbet
Yar-ı baki ister isen olmaya tâ'at gibi
Ola kumlar sağışınca ömrüne hadd ü aded
Gelmeye bu şişe-i çarh içre bir saat gibi
Ger huzur itmek dilersen ey Muhibbî fâriğ ol
Olmaya vahdet cihanda kûşe-i uzlet gibi

Kanuni Sultan Süleyman'ın Osmanlı edebiyatının en çok şiir yazan şairlerinden biri olduğunu söylersem, bazı padişahların bu işi sadece “basit bir hobi” olarak görmediği açıkça ortaya çıkar.
Bugün, sanatla, edebiyatla ve bilimle bu kadar iç içe olan, sanatkarı ve bilim adamını koruyup kollayan, aynı zamanda kendisi bu işlerin içinde olan bir devlet adamı gösterebilir miyiz?
Zor, çok zor…

REKLAM

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.