Bu miras, Bourne'a pek yakışmadı
00:00, 01/09/2012, CumartesiG: Güncelleme: 05:15, 02/09/2012, Pazar
Yeni Şafak
Bu miras, Bourne'a pek yakışmadı
2002, 2004 ve 2007'de izleyicinin huzuruna çıkan üç gösterişli filmle beyazperdenin tetikçi/casus kordelaları tarihinde kendisine hatırı sayılır bir yer edinen Jason Bourne vak'ası, yapımcıların gişede başarı kazanmış hikâyeleri iyice sündürüp suyunu çıkarma hastalığı nedeniyle, 5 yıl sonra gelen bu dördüncü bölümünde kendi dolgun mirasını da şaşılası bir maharetle çarçur ediyor!
alimuratg@yahoo.com
BOURNE'UN MİRASI (The Bourne Legacy)
Yapım Yılı ve Ülkesi:
2012, ABD yapımıYapım Bütçesi:
125 milyon Amerikan DolarıÇekim Lokasyonları:
Calgary-Kanada, Seul-Güney Kore, New York-ABD, Manila-FilipinlerTürü ve Süresi:
Casusluk serüveni, 135 DakikaGösterim Formatı:
35 mm standart sinema filmi Perdedeki Resim Oranı:
2.35:1 / Genişperde-WidescreenTürkiye'de Gösterime Sunulan Kopya Sayısı:
86Seslendirme Dili:
İngilizce (Ülkemizde Türkçe altyazılı olarak gösterilmektedir)
Yönetmen:
Tony GilroySenaristler:
(Amerikalı yazar Robert Ludlum'un “Jason Bourne” serisinden genel bir esinlenmeyle)
Tony Gilroy, Dan Gilroy Görüntü Yönetmeni:
Robert ElswitÖzgün Müzik Bestecisi:
James Newton HowardKurgucu:
John GilroyYapım Tasarımcısı:
Kevin ThompsonSanat Yönetmenleri:
Charlie Campbell, Stephen H. Carter, Molly HughesSet Dekoratörü:
Leslie E. RollinsKostüm Tasarımcısı:
Shay CunliffeMakyaj Tasarım Ekibi Şefi:
Felicity BowringSaç Tasarım Ekibi Şefi:
Jerry De Carlo
/resim/site/0112758136f27400c5dby.jpg
Oyuncular:
Jeremy Renner (Aaron Cross)
, Scott Glenn (Ezra Kramer)
, Stacy Keach (Emekli Amiral Mark Turso)
, Rachel Weisz (Dr. Marta Shearing)
, Edward Norton (Emekli Albay Eric Byer)
, Albert Finney (Dr. Albert Hirsch)
, Donna Murphy (Dita Mandy)
, Michael Chernus (Arthur Ingram)
, Corey Stoll (Zev Vendel)
, David Strathairn (Noah Vosen)
İthalatçı Şirket:
UIP FilmcilikDağıtıcı Şirket:
UIP Filmcilikİçerik Uyarıları:
Hikâyesi boyunca yoğun ve irkiltici düzeyde şiddet sergilendiğinden dolayı, ilköğretim çağındaki izleyiciler için uygun bir yapım değildir. Ailece izlenebilir mi?
/ ŞARTLI EVET / 13+
Filmin Yeni Şafak-Sinema Puanı:
(4 yıldız üzerinden)
* * 1/2
/resim/site/021275552a027400c59by.jpg
2002
, 2004
ve 2007
'de çekilen ilk üç bölümündeki keyifli senaryo ve anlatım tekniği, gerekse dördüncü filmin jeneriğini süsleyen muhteşem oyuncu kadrosu, New Yorklu senarist ve yönetmen Tony Gilroy
'un bu çalışmasına peşinen cömert bir avans vererek salona girmemize neden oldu. Ancak, 125 milyon Dolar
tutarında bütçe, dur durak bilmeyen hızlı kurgu ve bir kısmı günümüzün, bir kısmı da geçmişin yıldız oyuncularından oluşturulma albenili bir kast, serüven sinemasında bir filmi fabrikasyon üretimden ayırıp “başyapıtlar”
kategorisine dahil edebilmek için tek başına yeterli gelmiyor ne yazık ki…Odak noktasında tıbbî bir operasyonla geçmişi silinmiş gözükara
CIA
tetikçisi Jason Bourne
'un yer aldığı “Bourne serisi”
, Amerikalı casusluk romanları yazarı Robert Ludlum
'un (1927-2001)
bir dizi popüler kitabından beyazperdeye uyarlanmıştı. Bu popüler serinin yönetmen Doug Liman
'ın imzasını taşıyan “Bourne Identity”
isimli ilk filmini 2002
'de, ülkemiz sinemalarında “Geçmişi Olmayan Adam”
şeklinde türetme bir isimle izlemiş ve ziyadesiyle beğenmiştik. İki yıl sonrasında, Türkiye
'de afişi ismi olarak “Medusa Darbesi”
yakıştırılmış “The Bourne Supremacy”
geldi ki İngiliz ustalardan Paul Greengrass
'ın çektiği bu devam bölümü rahatlıkla ilkiyle yarışabilecek kalitedeydi. Nitekim, Greengrass
'ın hikâyeye hâkimiyetini gören yapımcılar, üçlemenin 2007
yılındaki (Türkiye'de “Son Ultimatom”
ismiyle gösterilen) üçüncü ve son halkası “The Bourne Ultimatum”
da kaptan koltuğunu bir kez daha Britanyalı sanatçıya terk edeceklerdi. 
/resim/site/041275773e627400c5bby.jpg
Ludlum
'un romanlarından yapılan bu uyarlamaların da belli bir raf ömrü vardı ve pek çok sinemasever gibi bana göre de bu konudaki sınır 2007
tarihli filmin yapımıyla birlikte aşıldı. Çünkü, Jason Bourne
belli bir başı ve sonu olan, çerçevesi en baştan çizilmiş net bir hikâyenin ana karakteri; öyle James Bond
'lar gibi habire sündürülmeye hiç mi hiç tahammülü yok. Şimdiye kadar çekilen her üç film de bu heyecanlı hikâyeyi gayet başarılı bir görsel dil eşliğinde beyazperdeye aktarmış, nihayetinde romanların özü doyum noktasına ulaşmıştı. Ancak, Hollywood yapımcılarının tutmuş proje yakaladıklarında asla doymak bilmeyen pis boğazlığı, gözükara iştahı yok mu! İşte, o asla doymak bilmez yaklaşım daha önce pek çok başarılı filmde olduğu gibi bu filmde de bir kez daha devreye girmiş ve ortaya
“İzleyicinin üzerine iki saat boyunca kovayla şiddet ve kovalamaca sahneleri dökersek, zorlama bir devam bölümü de işi rahatlıkla götürür”
şeklinde ince hesaplar yapan bir serüven aşuresi çıkmış!Herşeyden önce, önceki bölümlerde
Bourne
'u canlandıran sempatik aktör Matt Damon
'dan sonra, "yıldız oyuncu"
olabilmek için daha katedecek kırk bin kilometre yolu ve yemesi gereken kırk fırın ekmeği bulunan yeni esas oğlanımız Jeremy Renner
'ın gizli servisin laboratuarlarında beyni resetlenmiş bir diğer ajan, Aaron Cross
rolünde bu pahalı gösterinin lokomotifliğini lâyıkıyla üstlenebildiğini ileri sürebilmek zor... Esas itibarıyla başrol oyuncusunun karizmasına dayalı olarak ilerleyen böylesi bir popüler sinema örneği için ciddi düzeyde "yıldız ışığı"
eksikliği bulunan Renner
, gelecekte Hollywood
'daki vaziyeti ne olur, piyasada ne yapar bilemem; fakat mevcut sınırlı kapasitesiyle an itibarıyla en fazla eli yüzü düzgün bir yardımcı oyuncu boşluğunu doldurabilecek kategoride biri... 
/resim/site/03277ad2992779cf8fby.jpg
Renner
'a bir yandan Stacy Keach
, Albert Finney
, Scott Glenn
gibi önceki kuşaktan ağır ağabeylerle, diğer yandan da Edward Norton
ve Rachel Weisz
gibi çağdaş sinemanın parlak isimleriyle esaslı bir takviye yapmaya girişmişler.Ancak, yukarıda da belirttiğim üzere, özünde
"sona ermiş"
bulunan bir roman uyarlamasında bu tür arkadan iteleme ve parlatma çabaları durumu kurtarmak için yeterli gelmiyor. İş yapmış bir ana hikâyenin öncesi ve sonrasını dibine kadar eşeleyerek ondan biraz daha su çıkarma çabaları, yani "sequel"
ya da "prequel"
olarak bilinen çevresel hikayeler beyazperdede pek nadiren verimli olabiliyor ki en son Ridley Scott
gibi abidevî bir yönetmen bile "Alien"
serisinin köklerine inmeyi denediği "Prometheus"
ta -en azından bana göre- fena hâlde çuvalladı. CIA
'nın karanlık laboratuvarlarında hafızasıyla oynanarak kendisine yepyeni bir hayat yüklenmiş, diğer benzerleri gibi "kullan-at"
sistemiyle tetikçi olarak dünyanın dört bir tarafına savrulan Jason Bourne
'un hikayesi, hem dramatik malzeme, hem de aksiyon kalitesi olarak üç adet eli yüzü düzgün filmi kaldırır nitelikteydi. O filmler de uygun aralarla çekildi ve bu defter artık kapandı. Dahası, aynı hikâyenin 1988
'de televizyon için çekilmiş bir başka versiyonu var ki onda da hatıralarımıza "Shogun"
olarak kazınmış ünlü oyuncu Richard Chamberlain
başroldeydi.Velhasıl, ekmeği yeterince yenilmiş durumdaki bu malzemenin daha fazla cılkını çıkarmaya çalışmak yerine, aynı bütçe bir başka
Ludlum
romanına aktarılsa, belki polisiye sinema adına çok daha hayırlı bir iş yapılmış olacaktı. Ancak, Hollywood her zamanki doymak bilmezliği ve müsrifliği içinde, çekenlerin de izleyenlerin de en fazla bir kaç saat oyalanıp bir kenara atacakları pahalı bir oyuncak üretmeyi yeğlemiş. Özellikle
Stacy Keach
, Scott Glenn
ve Albert Finney
gibi bir döneme damgasını vurmuş üç ihtiyar kurdu beyazperdede yıllar sonra yeniden görmek, yanısıra pahalı bir özel efekt teknolojisinin ürünü bir kaç gösterişli sahnenin keyfini sürmek için izlenebilir. Bundan ötesi ise yok. * * *
YENİ ŞAFAK SİNEMA SAYFASI / YILDIZ PUANLAMA TABLOSU
* * * *
(4 Yıldız)
Sinemanın sanat kimliğini pekiştiren gerçek bir başyapıt… Kaçırmanız gerçekten de yazık olur. * * * 1/2
(3,5 Yıldız)
Oldukça başarılı bir film. Şartlarınızı zorlamak pahasına mutlaka görmelisiniz. 
/resim/site/simge6424532c63f49eb5by.jpg
* * *
(3 Yıldız)
Çoğu bölümüyle sanatsal bir derinlik ve lezzet yakalayabilen, kayıtsız kalınmayacak bir film. Ömrünüzden bir kaç saati vermeye değer…* * 1/2
(2,5 Yıldız)
Bazı bölümlerinde iyi bir filmin kalite standartlarına erişmeyi başarabiliyor; fakat bir bütün olarak bakıldığında ise sorunlu ve tam olmamış. * *
(2 Yıldız)
Hiç bir sanatsal değeri ve akılda kalıcılığı yok. Yalnızca zaman öldürmek için tüketilebilir. Ki zamanınıza önem verdiğimiz için bunu da pek önermiyoruz. * 1/2
(1,5 Yıldız)
Kötü bir film ve neden çekildiğini anlamak zor… Görmemeniz yararınıza olacaktır.*
(1 Yıldız)
Sinema sanatı adına utanç verici bir gösteri… Arkanıza bakmadan kaçın, sevdiklerinizi de uzak tutun! 
/resim/site/makine_dairesisari31f412fab1f1f20baby.jpg
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.