Ekonomi yönetiminin sıcak paraya ilişkin aldığı tedbirlerin rakamsal sonuçları ortaya çıkmaya başladı.
Bu köşeden, ilki 3 Ekimde "
Bu savaşta Türkiye yok
" başlıklı yazı olmak üzere sıcak para tehlikesine dikkat çekmek amacıyla defalarca (beş kez) yazdık.O dönem bizim işaret ettiğimiz tehlikelere dudak büküp, kulak tıkayanların bugün farklı hesaplar içinde olduklarını görüyoruz. Kulakları açılanlar şimdi de paranın bizden nereye kaçtığının derdine düştüler.
Aslında sıcak para girişini önemsemeyenlerin kulakları, Başbakan''ın Lübnan ziyareti sırasında "Sıcak para akışını kontrol altına almak şart" açıklamalarıyla biraz olsun açılmıştı. Biraz olsun diyoruz çünkü Başbakan''ın harekât stardını Lübnan''dan vermesinin ardından, enterasan bir şekilde gerek basın gerekse para piyasaları bir kaç gün boyunca bu açıklamaları görmezden gelmişti.
Çok sürmeden sıcak paraya karşı ekonomi kurumlarının "eşgüdümlü operasyonu" ardı ardına hayata geçirildi. Merkez Bankası, BDDK ve Maliye Bakanlığı attıkları adımlarla sıcak para girişini biraz olsun caydırmayı ve uzun vadeli yabancı sermayeyi çekerek, cari açığın finansmanında kısa vadeli para girişinden ziyade, uzun vadeli kaynak kullanmayı tercih ettiklerini deklare ettiler.
Alınan önlemlerden en etkilisi şüphesiz Merkez Bankası''nca mevduat munzam karşılıklarında artırım ve faizleri yarım puan indirerek, yüzde 6,5''e çekmek oldu.
Yine bu köşeden alınacak önlemleri değerlendirdiğimiz
yazımızda
"...Bizce, sıcak parayı ürkütecek "sert" bir vergilendirme seçeneği gündeme gelmeyebilir. Ancak görünen o ki; artık hükümet kanadında sıcak para tehlikesi daha hassas takip edilecek..." demiştik. Neticede de sert önlemler yerine, ekonomi yönetimi biraz yumuşak, hatta piyasaların anlayamadığı bir yöntem uygulayarak sistemdeki sıcak para miktarını düşürdü.Alınan önlemler neticesinde, yabancıların borsa, hazine kâğıdı ve mevduattaki portföy toplamı son iki ay içinde 10 milyar dolar küçülerek, yılsonu itibariyle 110 milyar dolara geriledi. Sıcak paradan, en yüksek döneminde rahatsız olmayanlar şimdi bu 10 milyar doların peşine düştüler. Kimileri bu paranın Rusya''ya gittiğini iddia etse de, bu iddiayı sağlam verilerle ispatlamak mümkün değil…
Önceki açıklamalarından bu hafta da faiz indirimi yapacağı beklenilen Merkez Bankası, yaptığı çapraz açıklamalarla piyasaların kafasını karıştırdı. Bankanın, faiz indirimlerinin cari açığı düşürmeye yardımcı olmadığı yönündeki açıklamaları, faiz indirimi beklentilerini azalttı. Piyasalar bankanın yarın yapacağı faiz toplantısından ne gibi bir sonuç geleceğini kestiremiyor.
Merkezin piyasaları şaşırtması içeride ve dışarıda hoşnutsuzluk oluşturuyor. Faiz indirmemesi için banka üzerinde baskı kurulmaya çalışılıyor. Hafta içinde Financial Times gazetesinde yer alan bir haber bu baskıyı gösteriyor.
Financial Times "gelişmekte olan ülkelerin yıldızı olarak gösterilen ve borsası diğer ülkelere kıyasla daha fazla kazanç getiren Türkiye''nin yükselişinin, sıcak paradan endişe eden Merkez Bankası''nın son hamleleri tarafından durdurulduğunu" yazdı.
Kendileri açısından haksız sayılmazlar. Çünkü zat-ı şahaneler Türkiye piyasalarından oldukça yüksek kârlar yazmaya alışık olduklarından, faiz indirimlerinden rahatsız olmaktadırlar...
Başlıklar :

