
Teknik direktör Bayram Bektaş, Hes Kablo Kayserispor'dan ayrılma süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Görevi sırasında çok fazla eleştiriye ve yıpratma politikasına maruz kaldıklarını belirten Bektaş, 'Bu kadar hızlı ve bu kadar kısa sürede, bu kadar çok beklentiye girmelerinin başka bir amacı var orada. Onların hedefi, amacı farklı. Ben hiç kimseyle polemiğe girmem, sadece işime bakarım. Kayseri'deki yıpratma politikası çok cahilce, çok amatörce şeyler' dedi.
Süper Lig ekibi Kayserispor'daki görevinden ayrılan teknik direktör Bayram Bektaş, süreçle ilgili konuştu. Tecrübeli teknik adam, "6 maç, 6 puan, 2 galibiyet. Ayrılma sebebimin kısa bir özetini geçeyim. İlk başta konuştuğumuzda tabii teklif geldiğinde ki 6-7 kulüpten teklif varken, Berna Başkanımla oturduğumda, sağlıklı ve sadece kendi işimle ilgilenebileceğim bir kulüp olduğunu ve benim de gelecekle alakalı, futbolla alakalı bir basamak daha çıkabileceğim bir kulüp olduğunu düşündüğüm için anlaştık. Ancak tabii şunu bilmiyordum ve Başkanımız da bu konuda şaşırdığını ifade etti bana, bir grubun beni orada kabul etmediğini, yani eski yönetimdir, yönetime girmek isteyendir, onu bilmiyorum ama sürekli bir eleştiri. Kazansak da kaybetsek de. Bu takım ilk maçta transfer açılmadığı halde, genç çocuklarla Giresunspor'a kiralık verdiğimiz bir oyuncuyu maç gecesi otobüsle getirip, 90 dakika oynattığımız bir maçta ki Başkanımız kendi parasını vererek sabahlara kadar transfer yasaklarını kaldırmak için uğraşmasına rağmen, ödemesine rağmen, geç oluştuğu için son ödeme oynatamadık yeni transferleri. Ama biz o çocuklarla kazanmayı bildik Kasımpaşa maçını. Çok zorluklar yaşadık ilk başlarda. Daha sonra Kovid pozitif çıkan bir sürü oyuncumuz, iki kanat oyuncumuzun 4-5 hafta sakat olması vs. Bizi başka bir futbol oynatmaya mecbur etti. Biz bu esnada, bu süreçte 2 galibiyet aldık. Rize maçında maçtan önce de söylediğim gibi ilk defa kendi oyunumuzu, kendi sistemimizi sahaya yansıtma şansımız var ve bugün onun yansımasını göreceksiniz, demiştim ve öyle de oldu. İlk 30 dakika 3 net pozisyon. Tamamında 6-7 net pozisyon. Kaçırdık kaçırdık, rakip geldi attı ve 1-0 mağlup olduk ama bu çok iyi bir yolda olduğumuzu gösteriyordu. Hem kadro olarak hem de güç kuvvet olarak. Biz 90 dakika çok rahat maçı çıkardık ama mağlubiyetten sonra maalesef ülkemizde biraz daha skora dayalı olduğu için başarı ve başarısızlık, yani o sürecin ileriye dönük göstergesi çok bir şey ifade etmiyor yani. Onun da çok örneği var. Maalesef Rize maçından sonra da Başkanımız da bu süreçte çok yıprandı, kazansak da kaybetsek de sürekli eleştiren, sallayan bir kesim olduğu için ben de ayrılmaya karar verdim, Başkanımızla konuşarak. Hem takımın önü açılsın hem siz rahatlayın, dedim. Ben bırakırım hiç önemli değil, dedim. Ben teşekkür ediyorum bu süreçte güzel günler de geçirdim, üzüntülü günler de geçirdim. O camianın kapısını bana açan Başkanımıza, yönetimimize, herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Takımı hazırlama ve maçları kazanma dışında bir amacının olmadığını vurgulayan Bektaş, verdiği röportaja şöyle devam etti:
A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş hakkında ise Bayram Bektaş, "Kariyerli, donanımlı. Türkiye'de kaç tane teknik direktör var başarı geçirmiş; 2 tane. Şenol hocamız dünya üçüncülüğü, Fatih hocamız da UEFA Kupası. Kime nasip olur; çok başarılılar. Ben örnek olduklarını düşünüyorum. 2000 yılındaki Türkiye'de futbol bu kadar rakamlara ulaşmamışken, Fatih hocamız Galatasaray ile bu ülkeye UEFA Kupası'nı geçirmiş. 2002'de Şenol hocamız dünya üçüncülüğünü getiriyor ve ne yazık ki hala tartışılabiliyorlar yani" dedi.
- "Resmi olarak hiçbir takımdan teklif gelmedi"
- Bayram Bektaş son olarak kendisine bir teklif gelip gelmediği yönündeki soruya "Gelmedi. İstenmek, tercih edilmek güzel bir şey. Bana resmi olarak hiçbir takımdan teklif gelmedi. Şu an bekliyorum, dinleniyorum. Gelirse de değerlendiririm. Ben çünkü çalışmayı seven bir hocayım. Takımlardan ayrılan teknik direktörler var. Ararlar, konuşuruz. Şu an hiçbir görüşme olmadı. Bana bir teklif de gelmedi resmi olarak" yanıtını verdi.










