''Cinayeti kör bir kayıkçı gördü
Ben gördüm kulaklarım gördü
Vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü
Hiç biriniz orada yoktunuz''
Var mıydınız? Yoktunuz. Attila İlhan doğru söyledi. Ahmet Kaya güzel söyledi.
*
Anadolu Ajansı, Suriye''deki işkenceleri binlerce fotoğrafla belgeleyince, dakika geçmeden canlı yayınlarda alt yazı geçmeye başladı.
Çok kısa süre sonra fotoğraflar ekranları kapladı.
TRT Haber ile TRT Türk ortak canlı yayına geçti.
Kanal 24, CNN Türk, A Haber, 360, Ülke, TV Net...
Utanç Belgeleri, İnsanlık Dramı, Suriye''de Savaş Suçu, Yeryüzünün Utancı, Dünyayı Sarsan Kareler, Katliamın Fotoğrafları, İnsanlık Utancının Belgesi başlıklarıyla verdiler.
O fotoğraflar aynı anda Cenevre''deki toplantıya da ulaştı.
*
Kanalları tek tek taradım.
Haber kanalı olarak bilinen iddialı bir kanalda o sırada belgesel yayınlanıyordu.
Maymunlar üzerine.
Maymunlar birbirinin sırtındaki bitleri ayıklıyorlardı.
Yakında ise dev bir timsah, onları gözetlemekteydi.
Saldırmaya hazırlanıyordu.
Kalın sesli bir adam, maymunlardan genç olanın davranışlarının kendi adına ne kadar sakıncalı olduğunu anlatmak için şöyle söylüyordu:
''Bir genç, şansını fazla zorluyor. Ve durum giderek daha dramatik bir hal alıyor...''
Yaklaşık bir saat sonra belgesel bitti, ana haber başladı.
O fotoğraflar sekizinci veya dokuzuncu haber olarak geçiştirildi.
Cimri bir okul kantincisinin tost arasına koyduğu ince bir kaşar peyniri mesabesine sokuldu katliam fotoğrafları.
*
Ertesi gün gazetelerin birinci sayfaları aynı durumdaydı.
Bazı gazeteler hiç görmedi, bazıları kibrit kutusu kadar verdi.
Durum, hakikaten belgeselde söylendiği gibi.
Bazı maymunlar şansını fazla zorluyor.
Ve durum giderek daha dramatik bir hal alıyor.
Cinayetleri kör kayıkçılar gördü, sağır sultanlar duydu, bizim mümtaz basın bile isteye uyudu.
*
Siyasetçiler bütün dünyada o fotoğraflarla ilgili endişelerini dile getirirken, bizim Kemal Bey günlerce sessizliğini korudu.
Üç gün sonra lütfetti, Konya''da bu konuya değindi.
''Suriye''deki fotoğraflarla ilgili özellikle hükümet cephesinden eleştiriler var. CHP''den bir açıklama gelmediğiyle ilgili'' şeklindeki soru üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye''deki vahşeti kınadıklarını, Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu''nun bu konuda açıklama yaptığını vurguladı.
Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bugün parti sözcümüz açıklama yapacak. Vahşeti kim yaparsa yapsın, Esed mi yapıyor, karşı taraf mı yapıyor, hepsini şiddetle kınıyoruz. Suriye''de kan akmasını istemiyoruz. Suriye''nin iç işlerine Türkiye''nin müdahale etmesini istemiyoruz. Suriye''ye barışın gelmesini istiyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. Esed rejiminin kendi halkına bomba yağdırması, işkence yapması affedilecek, savunulacak bir tutum değildir. Bunun şiddetle kınanması gerektiğini defalarca, defalarca söyledik. Bir kez daha söylüyorum. Ne söyleyeyim ben başka?''
*
Bir şey söyleme.
Konuştukça batıyorsun.
Televizyon tartışmalarında ''Bir cümle söyleyeceğim, yalnızca bir cümle'' deyip söz alanlar bile Kemal Bey''in bu konudaki açıklamalarından daha uzun konuşuyor.
*
Lakin ona da hak vermek lâzım.
İnsanın dost bildiği kişinin aleyhine konuşması da kolay bir iş değildir.
*
Bu gidişle Esed''in elinde yöneteceği bir ülke kalmayacak.
Ülke kalır da vatandaşı kalmayacak.
Öldüre öldüre bitirecek hepsini.
''Vatandaşlar olmasa, ben bu ülkeyi ne güzel yönetirim'' diye mi düşünüyor ne?
Başlıklar :

