
Babası denizaltı subayı, kendisi Yeşilçam emektarı olan Beşiktaş'ın efsane ismi Süreyya Soner, bilinmeyen hikayesini anlattı.
Beşiktaş'ın emektar malzemecisi Süreyya Soner hayatı ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Siyah-beyazlı kulübün efsane ismi Soner, babasının denizde kayboluşunun yürek burkan hikayesini anlattı.
Beşiktaş'ın malzemecisi Süreyya Soner, kulüp dergisinin aralık ayı sayısında yer alan röportajında bilinmeyen yönlerini anlattı.
İşte o röportajdan bazı bölümler şöyle;
- "Beşiktaş'ın bir kolej takımı olma havası hep devam ediyor"
- “Hep diyorlar ya Metin, Ali, Feyyaz ruhu diye... Gerçekten de çok güzel bir dönemdi ama o ruh hakikaten Beşiktaş'ta hala devam ediyor. İsimleri değişiyor sadece; Necip, Olcay, Oğuzhan oluyor ama Beşiktaş'ın bir kolej takımı olma havası hep devam ediyor"
- "Yeşilçam'dan vazgeçmedim"
- “Yılmaz Güney sayesinde Yeşilçam'a girdim ama o da tesadüf oldu. Matbaacıydım aslında, bir gün bir arkadaş yerine bir gittim, gidiş o gidiş... Yılmaz Güney'den çok dayak yedim ama gene de Yeşilçam'dan vazgeçmedim"
- Yürek burkan hikaye
- “Şehremini'de kalecilik yaparken Altınoluk ile Şeref Stadı'nda maç yapacağımız zaman babam 'Hadi demiş şu çocuğun maçını bir izleyeyim' Şeref Stadı boğazın hemen kıyısındadır. Maçı izlerken denize bakmış, bir gemi görmüş. Demiş ki 'Şöyle bir gemiyi alsaydım.' Aradan üç ay geçiyor, tam orada bir gemi kazası oluyor, babamı orada kaybediyoruz. Bulunamadı babam, o günden bugüne kayıp. Altı ay geçiyor, ben Şeref Stadı'nda işe başlıyorum. Bazen bakardım denize... Kendi kendime 'Babam belki de şurada yatıyor' derdim"
#Süreyya Soner
#Beşiktaş






