Manisaspor maçın tamamında kayıptı. Hiç ama hiçbir şey yapmadı. Beşiktaş sadece ve sadece son 20 dakikada vardı. Beyler biraz olsun uyandılar ve oyunu rakip kale önüne yıktılar. İlk 70 dakika Beşiktaş, rakip kaleye yaklaşamadı bile. Hiç şutu yok, tek pozisyonu yok. İlk kaleyi bulan şutu 70''lerde Bobo ile oldu. Bobo bu şutundan sonra iki net pozisyona girdi. Zoru başardı, topu bu iki pozisyonda ikişer metreden dışarıya attı. Takımın en golcü adamı ve son vuruşlarda hiç yok. Beşiktaş''ta başka kim var golü atacak? Düşünüyorum da bulamıyorum.
Almeida Manisa''ya geldi ama sakatmış, tribünde oturdu. Zahmet etmiş. Gerçi oynadığında da yaptığı hiçbir şey yok. Hayret!
Guti hafta içinde antrenmanlara pek çıkamamış. Belliydi. 90 dakikayı yürüyerek tamamladı. Guti, Yiğit İncedemir''in markajı karşısında ezildi, kaldı. Hiçbir şey yapamadı. Tek olumlu girişimde bulunamadı. Ayrıca inanılmaz pas hatasıyla oynadı.
SCHUSTER SAÇMALIYOR
İlginçtir Schuster Guti''yi uzatmalarda oyundan aldı ve Ernst''i oyuna soktu. Bu Schuster''e şaşıp kalmamak elde değil. Guti''yi son dakikada oyundan çıkarmanın ve Ernst''i sokmanın maksadını birisi bana anlatsın. Bunu bana anlatacak tek Allah''ın kulunun olduğunu sanmıyorum. Zavallı Ernst üvey evlat gibi. Bilemiyorum yoksa Schuster Ernst''in isyan edip patlamasını mı bekliyor?
Fernandes, öyle ahım şahım değildi. Ancak o da olmasa orta alan iyice çökerdi. En azından top alış verişlerinde etkiliydi. Karşı kaleyi de düşündü. Schuster Aurelio''yu oynatıyor Necip''i kulübede oturtuyor. Bunu anlamak da olanaksız. Aurelio orta alan içerisinde 5 metre kare alan içerisinde dönüp duruyor. Takımının hiçbir organizasyonunda rol üstlenmiyor. Ve forma sürekli sırtında. Quaresma sonradan oyuna girdi sadece hava attı. Bu arada birkaç da çalımı var. Elbette bu çalımların sonunda kaptırdığı toplar. Beyefendi sanki sirkte gösteri yapıyor. Biraz ciddi olmak onun kitabında yok.
Rüştü Beşiktaş''ın en rahat adamıydı. Soğuk havada herhalde kalesinde donup kalmıştır. Hiç rahatsız olmadı. Savunmanın kanatlarındaki Ekrem ve Doğukan rakip ataklarda şaşırıp kalıyorlar. Acemice işler yapıyorlar. Doğukan için henüz çok erken. Genç oyuncunun kazanılmasından yanayım fakat zorla güzellik olmaz!
Hilbert son haftalarda telaşe müdürü gibi. Mübarek top kaybetme uzmanı. Titrek bir oyuncu görüntüsü veriyor. Top ayağına geldiğinde nasıl kullanacağını kendisi de bilmiyor. İşi rastlantılara bırakıyor. Sonucunda da elbette o da sayısız top kaybıyla oynuyor. Bu maçta Beşiktaş''ın en iyisi Ferrari idi. Fenerbahçe maçındaki o büyük hatasından biraz utanmış gibi gözüktü. Aslında bu adam iyi oyuncu. Fakat sakatlıklar ve İstanbul geceleri Ferrari''yi bozdu. Umarım bundan sonra akıllanır ve futbola odaklanır.
Beşiktaş puan kaybetmeye devam ediyor. Bu durum kimsenin de umurunda değil. Lig artık Beşiktaş için formalite olmaktan öte bir değer taşımıyor. Akılları fikirleri kupada. Ancak hemen belirteyim bu futbol kupaya yetmez.
Başlıklar :

