Sadece doğru ile yanlışı karıştırmıyoruz.
Aynı zamanda helal ile haram arasındaki ayrımı da unuttuğumuz oluyor bazen.
Biz insanlar, siyah ile beyazı bile harmanlayabiliriz.
Tecrübemiz vardır.
Bakarız ki gri çıkıyor, bu da bir renk deriz neticede.
*
Ülkemizin yerini haritada gösteremeyen Batılılara sinir de oluruz.
Türkiye ile Türkmenistan''ı aynı ülke zannedenlere bozuluruz.
Oysa bizim de karıştırdığımız, yerini bilmediğimiz pek çok ülke bulunur.
Andorra ile Angola''yı...
Endonezya ile Malezya''yı...
Dominik Cumhuriyeti ile Dominika''yı...
Avusturya ile Avustralya''yı...
Fildişi ile Filipinler''i...
Ekvador ile Ekvator Ginesi''ni...
Gabon ile Gana''yı...
Karadağ ile Karabağ''ı...
İsveç ile İsviçre''yi...
İzlanda ile İrlanda''yı...
Libya ile Lübnan''ı...
Malavi ile Maldivler''i...
Moritanya ile Moritius''u...
Slovakya ile Slovenya''yı...
Tataristan ile Tacikistan''ı...
Zambiya ile Zimbabve''yi...
Tayland ile Tayvan''ı...
Letonya ile Litvanya''yı...
Karıştıranlarımız az değildir.
Sahi, biz en son hangisiyle 1-1 berabere kalmıştık?
İLK CUMA NAMAZI
Kerem Ali dört yaşındayken babasıyla beraber camiye gider.
Defalarca tembih eder babası.
''Camide konuşulmaz. Yürünmez. Sağa sola koşuşturulmaz. Tamam mı?''
''Tamam'' der çocuk, ''Anladım. O kadar çok söyledin ki...''
Tam cami kapısına geldiklerinde bir defa daha hatırlatır.
''Sakın konuşma. Yürüme. Ben ne yapıyorsam aynı şekilde davran.''
''Of baba ya... Öğrendim artık.''
Girerler içeriye.
Uygun bir yer bulup otururlar.
Yavaşça açıklama yapar babası Kerem Ali''ye:
''Şurası mihrap, şurası minber, şurası kürsü... Bak bu tepedeki de kubbe.''
Ezan okunur, sünneti kılarlar.
Babası ne yaptıysa o da öyle yapmıştır.
*
Biraz sonra cübbeli sarıklı bir adam, babasının az önce gösterdiği yerlerden birinin önünde ayağa kalkar, basamakları birer birer çıkar.
Ufaklığın bütün dikkati o adamın üzerinde toplanır.
Sarıklı cübbeli adam, yürüdüğü ve merdiveni çıktığı yetmezmiş gibi yüksek sesle konuşma başlar.
''Emma ba''dü feya İbadellah. İttekullah''e ve etıuh...''
Keram Ali ayağa kalkar. Merdivendeki adam devam etmektedir:
'' İnnellahe meallezinettekav vellezinehüm Muhsinun.''
Ufaklık iki kolunu açarak bağırır:
''Camide konuşulmaz... Camide konuşulmaz...''
Başlıklar :

