Noelde ülkemizde tutamadığımız yabancı futbolculara göre düzenlenen ligimizde yeni sezonun Ramazan Bayramı haftasında başlaması, yabancı futbolculara karşı elimizin ne kadar güçsüz olduğunun göstergesidir
Türkiye Futbol Federasyonu''nda bir planlama eksikliği ve yanlışlığı olduğu kesin. Daha geçen sezon, Süper Final''e kalan takımların teknik direktörlerinin katıldığı canlı yayın oturumunda, ortak kanı; sezon ve fikstür planlamalarının çok eksik olduğu ve bu planlamaların futbolun gerçek aktörletiyle işbirliği halinde yapılması gerektiğiydi. Bu sezon da değişen bir şey yok gibi görünüyor.
Türkiye Kupası''nda play-off sistemi geri döndü, hem de son sekizde. Bunun anlamı alt liglerden gelecek sürpriz çeyrek finalistlere, "Yeter, buraya kadar, haddini bil, ligine dön!" demektir. Bu kupanın ruhuna, geleneğine aykırı. Federasyon Kupaları alt liglerden gelen ya da küçük bütçelerle yarı finale, finale çıkan takımların hikayeleriyle güzeldir. Küçük bir kulübün, grup maçlarında büyüklerle başa çıkması imkansıza yakın, hele ki son sekize kalındığında. Bu uygulama fikstürü de ağırlaştıracaktır. Yani, play-off sistemi hem olası sürprizlerinin önünü tıkamaktır, hem de fikstürün gereksiz yere yoğunlaşmasına sebeptir. Madem, ülkemizde bu yoğunlukta maç oynanabiliyor; ligdeki takım sayısı tartışmaya açılabilir. Yabancıların kadroları istila ettiğini düşündüğümüzde, takım sayısını 20''ye çıkartarak, en üst düzey ligde Türk futbolcusuna verilen şans arttırılabilir.
Yani, planlama yine yanlış. Kupanın rengi küçük takımlar yok oluyor, gereksiz fikstür yükleniyor. Muhtemelen, futbolun figürlerine, bu işi sahada yapan, oyunu oynayan ve oynatanlara sorulmadı.
Bir de noelde tutamadığımız yabancı futbolculara göre düzenlenen lig fikstürü var. 17''inci haftanın 23 Aralık''a denk gelmesi, ama ligin önümüzdeki hafta sonu, yani Ramazan Bayramı''nın başladığı hafta sonunda başlaması, yabancı futbolculara karşı elimizin hâlâ ne kadar güçsüz olduğunun göstergesi. Hemen hemen her sezon sarı kart cezalarını Aralık sonuna getiren ya da izin alıp erkenden giden yabancılar gördük. Hatta Galatasaray''ın 2000-2001 sezonunda şampiyonluğuna mal olan bir Denizli maçı vardı, noele giden yabancılarından yoksun çıktığı. O maç Denizlispor, G.Saray''ı İstanbul''da yenmiş, sezon sonu da G.Saray şampiyonluğu üç puan farkla Fenerbahçe''ye kaptırmıştı.
Belki de kulüpler de, yabancıların sıkıntı ve kaprisleriyle uğraşmamak adına ilk devrenin son haftasının bu tarihe gelmesini destekliyordur. Fakat, aynı hassasiyetin yerli oyuncular için de gösterilmesi gerekmez mi?
Ligin başlangıcı reyting için de doğru tarih değil. Önümüzdeki hafta sonu halkın çoğu yollarda, ziyaretlerde, tatil telaşında olacak. Bu sefer yayıncı kuruluşa da sormadılar demek oluyor bu.
Bursaspor yine geliyor
Ertuğrul Sağlam''ın teknik direktörlük kariyerinde başarısız sayılabilecek hiçbir dönemi olmadı, Beşiktaş günleri dahil. Ne kadar büyük bir başarı olduğu çabuk unutuldu ama Bursa''nın şampiyonluğu, Türk futbolunun en önemli hikayelerinden. Şampiyonluk olmasa bile, bu sezon da ligde önemli rol oynayabilirler.
Bursaspor, geçen sezonun ilk bölümünde sallandı ama daha sonra toparlanmasını bildi. Bu sezon güçlü geliyorlar gibi; kadroda istikrar devam ediyor. Batalla, fiziksel olarak güçlü olduğunda, kusursuz bir saha içi lideri; oynuyor, oynatıyor. Takım olarak da lige çok hazır görünüyorlar; sezon başının fiziksel ağırlığı, saha içi organizasyon eksikliği onlarda hiç yok lige fırtına gibi girip, bu sene de kendilerinden çokça bahsettirebilirler.
Taraftarsız olmaz
Beşiktaş sıkıntılı günler geçiriyor. Fikret Orman, yapacaklarını başta güzel anlatmıştı, Beşiktaş taraftarının büyük kısmı da durumu ve gelişecek süreci anlamış ve kabullenmişti. Kulübün çıkarları doğrultusunda, bir şeyler yapılmaya çalışıldığı şüphesiz ama bu sürecin ve mücadelenin içine taraftarı dahil etmeyi başaramadı yönetim. Satılan kombine bilet sayısı, Beşiktaş taraftarının bakış açısının bir göstergesi. ''Feda'' ve kulüp üyeliğini kolaylaştırma gibi projeler, yeterince tanıtılmadı. Projeler doğru ama birçok taraftarın haberi yok, ya da yeterince motive edilmedi. Beşiktaş''a üye olmanın 1200 TL olduğundan haberi olan kaç Beşiktaş taraftarı vardır? ( Bu rakam Galatasaray ve Fenerbahçe''de 10 bin TL civarında). Yani doğru politikalar izlemek kadar, bunları taraftara anlatıp, onları yanına çekmek de önemli.
Başlıklar :

