Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Geçmişin günahlarını çağırmak

‘Geçmişin günahları’nı çağırmak…

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı

ABD ve Çin “Covid-19”un kaynağı konusunda karşılıklı olarak biribirlerinin aleyhinde suçlamalarda bulundu. Amerikalı Cumhuriyetçiler ise salgının mali faturasını Çin’in ödemesi gerektiği konusunda girişimde bulundular. 22 Cumhuriyetçi vekil Trump yönetiminden “Uluslararası Adalet Divanı”nda Çin’e dava açmasını istedi. Trump da virüsün Wuhan’daki bir laboratuvardan kazara sızmış olabileceğine dair şüpheleri destekleyici açıklamalar yapmıştı.

ABD’de bazı eyalet yönetimleri Çin’e dava açılması için harekete geçtiler. İngiltere başta olmak üzere Avrupa’da Çin’i salgından sorumlu tutmaya yönelik girişimler sözkonusu. Benzer bir girişim Çin’in bölgesel rakiplerinden Hindistan’da da gündemde. Ancak herhangi bir ülkenin herhangi bir salgından hukuken sorumlu tutulmasına imkân sağlayacak uluslararası kuralların eksikliği de ortada. “Dünya Sağlık Örgütü”nün bile bu konuda net bir tanımı yok.

Öte yandan Çin’e dava açmanın ABD aleyhinde “kötü emsal” oluşturabileceğini vurgulayan Amerikalılar da var. Bu görüş daha çok, “The American Convervative” dergisi tarafından dile getiriliyor. Kendisini “Özgürlükçü Muhafazâkâr” olarak konumlandıran derginin yazarları Amerikalıları “geçmişin günahlarını” gündeme getirecek girişimlere karşı uyarıyorlar. Washington merkezli “CATO Enstitüsü”nden Doug Bandow 12 Nisan’da dergide kaleme aldığı yazıda Çin’e dava açılması halinde ABD’nin de onlarca davaya hazır olmasını istiyordu.

Çin aleyhinde açılacak tazminat davaları ABD’nin Çin’e olan borçlarıyla da ilişkilendiriliyor. Bandow’a göre salgınla ilgili suçlamaların Çin borçlarıyla ilişkilendirilmesi küresel ekonomik savaş ilan etmekle eşdeğer. Bandow, Amerikalıların Çin’e dava açmasının yabancıları da geçmişte rol oynadığı yıkımlar sebebiyle ABD’ye dava açmaya sevk edeceğini vurguluyordu.

Bandow ABD aleyhinde açılması muhtemel davaların faturasını da çıkarıyor. Buna göre sadece Iraklıların ABD’den talep edebilecekleri tazminat “1 trilyon dolar”ı geçiyor. Bandow, ABD’nin 1953’te İran’da “Musaddık Hükümeti”ni devirmesinin zamana yayılan yıkım bedelini de en az “1 trilyon dolar” olarak hesaplıyor. Bu hesabın içinde ABD’nin “İran-Irak Savaşı”nda Saddam Hüseyin’i desteklemesinin yol açtığı kayıplar da yer alıyor. Bandow ABD’nin en son Libya’nın oynadığı rolün Libya halkına bedelini ise “102 milyar dolar” olarak hesaplıyor.

Bandow listeye ABD’nin Ortadoğu, Afrika ve Güney Amerika’dan bir çok ülkeyi de dahil ediyor. ABD’nin bu bölgelerde askerî darbeleri desteklemesinin bu ülkelerin halklarına çok pahalıya mal olduğunu vurgulayan Bandow, “ABD hükümeti tarafından zarar gören herkes Amerikalılara dava açtığında ortaya çıkacak bedeli düşünün” diyordu. “Amerikalılar ne istediklerine dikkat etmelidir” diyen Bandow böyle bir durumun ABD için hayal edilenin çok çok ötesinde ağır bir maliyetle sonuçlanacağını ifade etmekten kendisini alamıyordu.

Çin’e dava girişimlerinin “geri tepme” olarak ABD’ye zarar verebileceğine dikkat çeken diğer yazarlarsa 1952’de Sovyetler Birliği, Kuzey Kore ve Çin’in Amerikalı pilotları hastalık yayan böcekleri kırsal alanlara salmakla suçladıklarını hatırlatıyorlar. Çinli uzmanlara göre bu böcekler veba, tifo, tifüs, kolera ve dizanteri başta olmak üzere birçok hastalığın kaynağı olmuştu. Ancak dönemin siyasi koşulları içerisinde bu mesele kesin bir çözüme bağlanamadı.

1918’de başlayan ve on milyonlarca insanın hayatını kaybettiği “İspanyol Gribi”nde kaynak ülkenin ABD olduğu ve Amerikan askerleri tarafından Avrupa’ya taşındığını hatırlatanlar da var tabii. 1972’de Küba yönetimi de “CIA”yı “Domuz Ateşi Virüsü” yaymakla suçlamıştı.

“Soğuk Savaş” döneminde ABD ve “Sovyetler Birliği”nin ‘biyo-teknolojinin askerîleştirilmesi’ bağlamında “biyolojik savaş” programlarına sahip olduklarıysa biliniyordu. Moskova ve Washington bu gizli programlardan adam kapmak için ayrıca yarış halindeydiler. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bu programlarında çalışan birçok biyolog ABD’ye iltica etmişti. Şimdi de küresel güçler “biyo-teknolojik hakimiyet” için kıyasıya mücadele halinde değiller mi?

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.