Yazarlar Yine siyahîler katledildi

Yine siyahîler katledildi..

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Cumartesi günü ABD’nin Buffalo kentindeki bir markete giren saldırgan 10 kişiyi öldürdü, üç kişiyi yaraladı. Katil, askerî kamuflaj kıyafeti, kurşun geçirmez yeleği ve yarı-otomatik tüfeğiyle gerçekleştirdiği saldırıyı sosyal medya platformu Twitch’de canlı olarak yayınlamış.

Saldırı haberiyle ilgili manşetleri gördüğümde aklıma gelen ilk ihtimal, kurbanların “Siyahî Amerikalı” olduklarıydı. “Beyaz Irkçı” terör gruplarının ilk hedefi olan Siyahî Amerikalılar’a yönelik saldırılar ABD’de neredeyse rutin hale geldiği için çoğu insan benim gibi düşünür.

Katliam sanığı Payton Gendron’un “Beyaz Irkçı” görüşlere sahip olduğu, internet ortamında yayınladığı bazı metinlerde, daha önce bu tür katliamlar gerçekleştiren katillerden övgüyle söz ettiği belirtiliyor. Yeni Zelanda’da bir Cami’de ibadet eden 51 Müslümanı hunharca katleden Brenton Tarrrant da bu katile ilham veren Beyaz Irkçı teröristler arasında imiş.

Buffalo Katliamcısı’nın uluslararası “Beyaz Irkçı terör ağları”nın salgıladığı salgıladığı sapkın söylemlerden etkilendiği aşikar. Cumhuriyetçi Parti’nin ana akım kanadını etkisiz hale getiren popülist siyasetçilerin ve bu çizgiyi savunan medya mensuplarının söylemleriyse Irkçı grupları cesaretlendiriyor. Terör grupların hedefindeyse “Siyahîler”, “Yahudiler”, “Hispanikler”, “ Müslümanlar” ve “Asyalılar” var. Saldırılarda hayatlarını kaybedenlerin çoğuysa, “Siyahiler”.

Buffalo Katliamcısı’na ait olduğu söylenen metinlerdeyse ‘Beyaz Amerika’yı korumak için mümkün olduğu kadar çok Siyahî’yi öldürme plânı da yer alıyor imiş. Saldırganın ailesinin Amerika’ya ne zaman geldiğini bilmiyorum tabii ama milyonlarca Siyahî’nin aileleri 17. yüzyılda Afrika’daki yuvalarından zorla koparılarak Amerika’ya götürülüp köleleştirildiler.

Avrupalı istilacılar ilkin “Amerikan Yerlileri”ni yok ettiler, cebren elde ettikleri altın ve gümüşleriyse Avrupa’ya taşıdılar. Amerika’daki sömürge kolonileri 16. yüzyılın başlarında kuruldu. Büyük ölçekli tarım arazileri için gerekli insan gücüyse Afrika’dan kaçırılarak köleleştirilen insanlardı. Amerikan ve Avrupa kapitalizminin ilk birikimleri Afrikalı kölelerin kanla, gözyaşıyla, acıyla sarmalanmış emeklerinden elde edildi. Avrupalıların ucuz gıda ve diğer tüketim ürünlerine erişimleri de kezâ bu sayede sağlandı. Amerikan ve Avrupa zenginliğinin temelinde Afrika’dan kaçırılan milyonlarca Siyahî’nin kanı, canı, emeği var.

Bir zamanlar “kaçak köleler” için güvenli bir sığınak olan, yaklaşık 300 bin nüfuslu Buffalo şehrinin yaklaşık yüzde 40’ı Siyahî Amerikalı. Yüzde 70’i Demokratlar’a oy veren şehrin ilk Siyahî Belediye başkanı olan Byron Brown yaptığı açıklamalarda Federal hükümeti makûl silah kontrol yasalarını geçirmeye ve internetteki nefret söylemini sona erdirmeye çağırdı. ABD Kongresi’nde silah kontrol düzenlemelerini engelleyen vekillerden şikâyet eden Brown, “Silah sahibi olmanın insanın kutsallığından daha değerli olduğuna inananlar var” diyor.

Her yıl binlerce Amerikalı ateşli silahlarla hayatını kaybetmelerine rağmen silah sahibi olmak, bilhassa Cumhuriyetçi Parti seçmenleri önde gelmek üzere, ‘kutsal bir hak’ sayılıyor. Çok sayıda Cumhuriyetçi siyasetçiyse seçimlerden önce silahlarla görüntü vererek hem silah lobisine selam çakıyorlar, hem de silah haklarını savunan seçmenlerine göz kırpıyorlar.

Sadece Barack Obama ve Donald Trump’ın başkanlık dönemlerinde gerçekleştirilen kitle hedefli 12 ayrı saldırıda 300’e yakın masum insan hayatını kaybetti. ABD şehirleriyse bireysel silahlanmaya kısıtlama getirilmesine ilişkin yaygın protesto dalgalarına sahne oldu defalarca.

Trump döneminde derinleşen siyasî, ideolojik ve kültürel kutuplaşma ikliminde silah satışları adeta patladı. Silahlı Beyaz Irkçı grupların sayısındaysa ciddi artışlar yaşandı. “Amerika yeni bir iç savaşa doğru mu gidiyor” şeklinde tartışmalara yol açan bu gelişmeler bile siyasetin pozisyonunu değiştiremedi. Kişi başına düşen bireysel silah sahipliğinde ABD ilk sırada yer alıyor. Kezâ uluslararası silah satışlarında da ABD ilk sırada. “Silah lobileri” iç ve dış politika kararları üzerindeki nüfuzlarını koruyorlar. Siyahîler’e ve diğer “Beyaz Avrupalı olmayan” Amerikalılara yönelik ırkçı katliamlarsa insanlığın ortak vicdanını kanatmaya devam ediyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.