Obama kraliçenin kapısını çalarken

Akif Emre
Akif EmreYeni Şafak Gazete Yazarı
03:00, 26/04/2016, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Obama kraliçenin kapısını çalarken
Körfez ülkeleri zirvesi için Arabistan'a gelen
Obama, kralın ülkesinden kraliçenin adasına geçti
. Sadece bu benzeşme bile çok şeyi açıklamaya yetiyor. Amerika için Ortadoğu'da en son vazgeçeceği stratejik alan petrol bölgesi olduğunu tekrarlamaya gerek yok.


Suudi Arabistan kralından kraliçenin ülkesine, Birleşik Krallık'a gidiş, Avrupa'daki en vazgeçilmez müttefikine ziyaret anlamına geliyor. Avrupa Birliği ile Amerika ilişkilerinin gelecekte nasıl şekilleneceği biraz da İngiltere'nin AB içindeki konumuna bağlı.



Bu nedenledir ki Obama'nın AB'nin ağır toplarıyla zirve yapmadan önce kraliçenin kapısını çalması sadece geleneksel ilişkilerden kaynaklanmıyor.



İngiltere'nin tarihsel olarak Avrupa Birliği içinde hep ayrıksı duruşu bir yana artık karar noktasına gelmiş olması Amerika'nın Avrupa ilişkileri açısından son derece önemli. İngiltere AB'de kalıp kalmamanın tartışıldığı bu günlerde Obama'nın, Britanya vatandaşlarına ayrılmamaları yönünde tercih yapmaları çağrı boşuna değil. Britanyalıların iç işlerine karışmak gibi de yorumlanabilecek bu çağrı aslında iki ülkenin kaderiyle yakından ilgili. Amerika için İngiltere, AB içindeki güvenilir partneri olduğu gibi bir bakıma da gözü kulağı denilebilir.



Soğuk savaş sonrası Avrupa'nın Amerika'dan koparak, bağımsız bir küresel aktör olacağı beklentisi vardı. En azından eski bağımlılık ilişkisinin çok farklılaşacağı, Atlas Okyanusu'nun iki yakası arasında özel ilişkileri sürmekle beraber Amerikan güdümünden çıkıp bağımsız stratejiler geliştirebilecek güç olma iddiası Avrupalılar arasında çok dillendirildi. Nitekim Almanya'nın ekonomik olarak adeta önlenemeyen yükselişi nüfuz alanındaki ülkelerin ittifaka dahil edilmesiyle Fransa'yla birlikte Amerika'ya karşı alternatif politikalar geliştirme imkan ve cesareti vereceği varsayılıyordu.



Buna karşılık Amerika NATO'nun büyümesine paralel olarak AB'nin genişlemesini teşvik etti. Bu nedenle NATO şemsiyesi altına giren ülkelerin aynı zamanda AB üyesi olması tesadüf olamazdı. Böylece AB'nin kendi içinde yeknesak bir birlik olup, etkin kararlar alabilen bir yapı olması önlenmiş oldu. Hem Amerika'nın birlik içindeki nüfuzu arttı hem de AB, genişleyerek rakip bir güç olma yeteneğini kaybetti.



Bu süreçte Avrupa'nın batısında İngiltere nasıl Amerika'nın temsilcisi gibi konumlanmışsa, doğusunda Türkiye'nin AB üyeliğinde Amerika'nın ve dolayısıyla İngiltere'nin ısrarcı tutumu benzer stratejik tercihlerin sonucu idi. Ortadoğu ile kurulacak ilişkilerde Avrupa'dan çok Amerika'ya yakın duran Türkiye'nin birlik içinde yer alması önemli idi. Türkiye'nin bir bakıma özne olma potansiyelinin Batı içinde eritilmesi de sağlanmış olacaktı.



rkiye'nin üye olmasıyla Ortadoğu ile komşu olmak istemediklerini açıkça belirten AB'nin patronları

aslında geleneksel Avrupa refleksi ile hareket ediyordu. Avrupa'ya göre çok daha pragmatist ve küresel hesapları olan ABD ise Türkiye ile böylesi bir tarihsel hesaplaşmayı önemsemiyor, Ortadoğu'nun sisteme eklemlenmesi için

Türkiye'nin rol model olması

nı istiyordu.



Gelinen noktada Türkiye'yi kabul ederek Ortadoğu ile komşu olmak istemediğini, tüm Batılılaşma çabalarına rağmen

Doğulu yani İslam kimliği ile Türkiye'yi bünyesine alamayacağını gösteren AB, Ortadoğu'yu içine taşımış oldu.

Hala Ortadoğu ile sınır komşusu değil ama kendi politikalarının da bir sonucu olarak Ortadoğu'da yaşananlar nedeniyle

Ortadoğu Avrupa başkentlerine taşındı

. Yüzbinlerce mülteci güneyden kuzeye doğru Avrupa içlerine yürüyor.



Bu yürüyüş küresel adaletsizliğin, kapitalist dünyanın yeryüzünün büyük kesimine mal olan zenginliğinin küçük bir faturası...

Yeni Roma olma iddiasındaki Avrupa Birliği

Roma'nın kaderini yaşayacağı korkusuyla tehlike çanlarının çaldığı hissine kapılıyor.

Bu kez barbarlar kuzeyden değil güneyden geliyordu.


Bu gelişmelerle küresel hegemon olarak Amerika'nın beceriksizliğinin, kriz yönetme kapasitesinin artık sınırlarına geldiğini Avrupalılar da fark ediyor.



AB'nin Amerika'dan tümüyle bağımsız bir güç ve inisiyatif alma yeteneğinin kalmadığı az çok belli oldu. Ama Amerika'nın da AB'yi ne kadar daha inisiyatifinde tutabileceği sorusu da cevap bekleyen temel sorulardan biri.



Obama'nın Avrupa'nın patronlarıyla buluşması Avrupa Birliği'nin geleceği ve dolayısıyla Amerika'nın küresel gücünü daha ne kadar sürdürebileceği ile alakalı bir dönüm noktasına işaret etmektedir.



Bu süreçte Türkiye'nin geleceği kaotik bir yapı arz etmeye başlayan büyük güçler arası rekabette mi yoksa alternatif arayışlarda mı olacağı sorusu ise aceleye getirmeden, uzun vadeli bir medeniyet perspektifli bakışı ve hazırlığı gerektirmektedir.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026