
Futbola ara verildi, bu kez futbolun politikası öne çıktı. Daha doğrusu top tatile girince futbol politikasının iç bunaltan görüntüleri iyice netleşmeye başladı.
Aslında şaşıracak bir şey yok.
Ulusoy Federasyonu''nun Fenerbahçe kulübüyle oynadığı iktidar oyunu, daha doğrusu Fenerbahçe üzerinden iktidarını pekiştirme çabaları ortada...
Nitekim Fenerbahçe''ye ve Aziz Yıldırım''a verilen, emsalleriyle karşılaştırıldığında, kural uygulamasından çok iktidar kullanılması maksadını taşıdığı açık olan cezalar günlerdir manşetlerden inmiyor...
Ulusoy Federasyonu''yla ya da federasyon başkanı Ulusoy''la spordan sorumlu devlet bakanı Mehmet Ali Şahin arasındaki gerginlik de ortada...
Nitekim daha dün Mehmet Ali Şahin, Ulusoy''a ilişkin son teftiş kurulu raporunu hatırlatarak, federasyona 1 hafta süre veriyor, seçimlere gitme kararı almasını bekleyeceğini söylüyor, aksi takdirde yetkisini kullanarak olağanüstü genel kurulu toplayacağını ilan ediyordu.
Ama balık baştan kokar...
Ulusoy''la ilgili kanaatimizi bir yıl önce, bu zat futbol federasyonu başkanlığına aday olduğu zaman yazmıştık:
“Türkiye''de futbol, futbol olmanın dışında aynı zamanda bir aklama fabrikası...
Karalar orada parlıyor, sıradan olanlar orada şahlanıyor ve önemli simalar haline dönüşüyor.
İlişkilerin en karanlıkları, en karmaşıkları orada kuruluyor, mafya-siyaset-spor ilişkisi orada tabîleşiyor. Susurlukçu futbolcular, yöneticiler... Mafya liderleri ile iç içe yönetim tarzı... Skandallar saymakla bitmez... Sığınak basit: Milliyetçilik ve kulüpçülük...
Futbol Federasyonu Başkanlığı''nın en güçlü adayı Haluk Ulusoy''a bakın...
Ulusoy, dürüst ama dürüstlüğünün, Terim''in ve İsviçre milli maçının kurbanı olmuş Bıçakçı''dan sonra kurtarıcı olarak görülüyor kulüpler tarafından...
Doğrudur çünkü bu sistemin, yukarıda anlatılan sistemin adamıdır o.
Ulusoy tam 7.5 yıl Futbol Federasyonu Başkanlığı yapmış. Faaliyetleriyle ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulu''nun 320 sayfalık raporu var. Bu raporlarda bir takım parasal ilişkiler tespit edilmiş. Davalar açılmış... Bunlardan henüz aklanmamış...
Ve tekrar aday...
Hem de meydan okuyan bir aday, yeni ve küçük bir derebeyi...
Böyle giderse kara aklanmakla olmayacak, futbol sahalardan sokağa taşınacaktır...”
Bence böyle oldu, böyle oluyor...
Ben Fenerbahçeliyim...
Şunu söyleyebilirim...
Fenerbahçe kulübü Galatasaray maçındaki olaylardan, sahaya atılan yabancı ve patlayıcı maddelerden dolayı cezayı hak etmişti...
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım''ın federasyon hakkında söylediği sözler de cezayı gerektirir...
Ama verilen cezalara bakıldığında, ortaya çıkanı kabul etmek mümkün olamaz...
Aynı eylemden kimi kulüplere 1 maç ceza verilirken, Fenerbahçe''ye üç maç verilmesi; bir beyanata 1 yıl hak mahrûmiyeti gibi kişisel hesaplamayı andırır bir fatura kesilmesi, Türkiye''de keyfiliği ve futbol kaosunu arttırmaktan başka bir işe yaramaz...
Zico takıma takviyeden ve üç oyuncu alınması gerektiğinden söz ediyormuş...
Evet, takıma takviye gerekiyor, her zaman gerekir...
Defansın sağına, orta sahanın göbeğine, ileri uca... Çeşitlemeleri takıma bakışınıza göre yapabilirsiniz...
Bunu genel olarak teknik heyet yapar ve yapmalıdır.
Bu da doğru...
Ama bu Fenerbahçe için, özelikle Zico için geçerli değil. Aziz Yıldırım ve yönetim transferde ipleri elinden kaçırmamalıdır. Aksi halde Deivid, Edu gibi manasız adam ve adımlarla karşılaşmak kaçınılmaz...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.