Yazarlar Her kulüp kendi kasasından asılacak

Her kulüp kendi kasasından asılacak!

Ali Kemal Yazıcı
Ali Kemal Yazıcı Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Trabzonspor Denetim Kurulu Başkanı sevgili dostum Mahmut Ören, sosyal medya hesabında “Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu değiştirildi mi?” başlığı ile bir dizi sorunun cevabını aradı.

Bizim de aklımız kestiğince yıllardır kaleme aldığımız yabancı sınırlamasının çelişkilerini çeşitli sorularla şekillendiren Ören ayrıca; “Durup dururken yabancı kuralı hangi kulüplerin isteği doğrultusunda değiştirildi? TFF ligler başladıktan sonra yabancı kuralını değiştirmek, hangi kulüplere haksız menfaat sağlar? Bu kararla TFF görevini kötüye kullanmış olmaz mı? TFF’nin önceki yabancı kuralına göre transfer yapan ve yabancı oyuncu kontenjanını açmak için tazminat bedeli ödemek zorunda kalan kulüpler; şimdi hiçbir haklı sebep yokken kuralı değiştiren TFF’nin bu kararına itiraz eder mi? Bu Tahkim Kurulu’nun adalet anlayışını görmek için fırsat olmaz mı? Bu karar zaten aşırı borcu olan kulüpleri batırmaz mı?” şeklinde sorularını sıralıyor.

Aynı paralelde bir başka konuyu da Divan Kurulu başkanı sayın Ali Sürmen gündeme taşıdı. “14 futbolcunun Türkiye A Milli Takımı’nda oynama uygunluğuna sahip olması Anadolu kulüplerini aşırı harcamaya yönlendirecek” ifadesi ile endişesini dile getiren Sürmen; “Kadroyu oluşturacak 35 futbolcunun 21’inin yabancı olabilmesi ise, Türkiye’yi yabancı futbolcu çöplüğüne döndürecek olması nedeniyle, TFF’nin yeni yabancı futbolcu kararı bana göre tam bir hayal kırıklığı olmuştur. Ayrıca Spor Yasası askıya mı alındı da biz duymadık!

TFF’nin açıkladığı harcama limitleri, Spor Yasasının açıkladığı harcama limitlerinin çok üzerinde. Yasaya rağmen bu kararlar nasıl alınabiliyor? Kulüpler daha çok borçlanarak değil, daha planlı ve yetiştirmeye yönelik programlarla başarıyı yakalamayı hedeflemelidir. TFF’de harcamayı özendirici değil, ülke futbolunun geleceğine uygun kararlar almalıdır” diyor.

Mahmut Ören ve Ali Sürmen’in bu endişelerini cevaplayacak veya haklı gerekçeleri ortaya koyacak bir iradenin olmadığı futbol ortamında Türk Lirası’nın değerini arttırma adına yapılan tüm çalışmalara adeta sekte vuruluyor. Geçen sezona baktığımızda Süper Lig’de yabancı futbolcuların 8 aylık futbol ortamında sadece maaşları yaklaşık 800 milyon Euro tutuyor. Bu demektir ki her sezon ortalama 800 milyon Euro yurt dışına gidiyor. Yeni yabancı futbolcu sınırlaması ile bu rakamın nerelere ulaşacağını varın siz düşünün. Bir de Sayın Sürmen ve Sayın Ören’in cevap aradığı sorulara muhatap olacak birileri çıkar umarım.

Gönül isterdi ki; Süper Lig’de sezon açıldığı için futbol adına aklımız kestiğince bir şeyler yapalım. Yorumlayalım ve futbolun güzelliklerini ortaya koyalım ama nerede!...

Trabzonspor, Galatasaray ve Beşiktaş kazandı, Fenerbahçe berabere kaldı. Terane yine aynı. Dört kulüp ekseninde yoğunluk kazanan futbol karmaşası. Neymiş efendim futbol güzelliği, estetiği ve zarafeti eksikmiş.

Dersin futbolu Çırağan Sarayı’nda maskeli baloya götüreceğiz. Futbol bir temaşa oyunudur ve bilinmezliklerle, tartışmaları beraberinde heyecanı ortaya koyan bir ekip oyunudur. Zarafeti ortaya koyacak olan ekibin tamamı değil ekip içinde yer alan özellikli oyunculardır. Bunun dışındaki tamamen enformasyona bağlı oyun disiplini ve uygulanırlığıdır.

Trabzonspor’dan yola çıkarsak, geçen sezon resmi maçlarda bile oyun tekrarı yapan, ısrarla oyun disiplinine bağlı kalmaya özen gösteren ve düşünce bütünlüğü sağlayarak mutlu sona ulaşan bir takım izledik. Bu arada şartlar oluşur, ekonomik yapı sağlanırsa Trabzonspor’un iki transferi de zaten hazır. Ama önce kasa…

Kadro istikrarını koruyan aynı teknik ekip ve futbolcular ile yeni sezonda oyun olarak farklılıklar izleyebiliriz fakat oyunun temel ilkeleri mutlaka yine aynı olacak.

İstanbulspor karşısında duran top organizasyonlarında bile sürekli değişkenliğe giden Trabzonsporlu futbolcular aslında maç boyunca bir şeyler denediler.

Kenar savunmacıları oyuna katan, zaman zaman kendi yarı alanında rakibi karşılayıp, kazanılan toplarda hızla hücum organizasyonları deneyen, ikinci bölgede baskı kurup, bu baskıyı oyunun belirli bölümlerinde rakip kale alanına kadar sürdüren bir takım izledik. Maçın özeti; Trabzonspor bir şeyler denerken de kazanmasını bildi. Bana göre camianın transfere takılıp enerjisini bu doğrultuda harcaması yerine takımın ve kulübün etrafında kenetlenerek, sabırla bir şeyler denendiği zamanlarda destek olunmasıdır. Çünkü bu takımın 10 yıl sonra UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılmak gibi asli bir görevi var…

Futbolu genelleyip, Ali Sürmen ve Mahmut Ören’in gördüğünü göremeyen yönetim anlayışı ile futbolu kuaföre götürüp güzelleştirseniz bile kavga gürültü devam edecek. Çünkü bunun için gerekli her türlü potansiyel bu yapının içinde mevcut.

Bundan sonrası, her kulüp kendi kasasından asılacak gibi duruyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.