Ekonomik, sosyal, siyasal ve hukuk açısından bütün olumsuzlukların tavan yaptığı dünyada hayata pozitif bakmak kolay değil.
Ancak her şerrin içinde gizlenmiş hayrı görmek gerekiyor.
Bugün dünya 13 Eylül Pozitif Düşünme Günü.
Resmi veya uluslararası bir kurum tarafından ilan edilmemiş.
2003 yılında Amerikalı bir girişimci (genellikle Kirsten Harrell adlı girişimci ve zihin-beden bağlantısı üzerine çalışan bir inisiyatif/grup) tarafından bireyleri olumlu düşünmeye, iyimserliğe ve zihinsel farkındalığa teşvik etmek amacıyla ilk kez başlatılmış ve zamanla internet ile sosyal takvimler üzerinden dünyaya yayılmış.
**
Hayata pozitif bakmayı kolaylaştıran, “güzel şeyler oluyor” dedirten haberleri de küçümsememek lazım.
Onlar da az değil.
Mesela dünya haritasındaki büyük yanlışın düzeltilmesi.
Bugüne kadar basılan dünya haritalarında Avrupa kıtası Afrika ile neredeyse benzer boyutlarda ya da oldukça baskın görünür.
Ancak gerçekte Afrika (30.3 milyon km²), tüm Avrupa kıtasından (10.1 milyon km²) yaklaşık 3 kat daha büyük.
Haritada devasa bir kıta gibi duran Grönland, Afrika ile aynı boyutta görünür. Gerçekte ise Afrika, Grönland’dan da tam 14 kat büyük.
Afrika kıtasının içine ABD, Çin, Hindistan, Japonya ve Avrupa’nın büyük bir kısmı aynı anda sığabiliyor.
**
Ama biz okullarda yıllarca bu kasıtlı olarak Afrika’yı küçük gösteren haritalarla coğrafya dersi aldık.
Şimdi bu görsel çarpıtmanın oluşturduğu “coğrafi adaletsizlik” ve algı manipülasyonu nihayet son buluyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu “Haritayı Düzeltin” kararıyla Mercator Projeksiyonu yerine kıtaların gerçek boyutlarını koruyan Equal Earth (Eşit Dünya) harita sistemine geçişi destekleme kararı almış.
Peki Afrika’yı dünya haritasında küçük ve yoksul göstermelerinin resmi bahanenin arkasındaki gerçekte mantığı neydi?
Afrika, dünyada keşfedilen maden rezervlerinin yaklaşık yüzde 30’una sahip.
Güney Afrika: Altın, platin, elmas ve kömür rezervlerinde dünya lideri.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti: Batarya üretiminde kullanılan kobalt ve bakırda dünyanın merkezi.
Botsvana: Dünyanın en büyük ve en kaliteli elmas üreticilerinden biri.
Nijerya ve Angola: Afrika kıtasının en büyük petrol üreticileri.
Cezayir ve Mısır: Zengin doğalgaz ve petrol yataklarına sahip.
Mozambik: Devasa sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) rezervleri var.
Nijer ve Namibya: Nükleer enerji ve teknolojide kullanılan uranyum üretiminde kıtanın önde gelen ülkeleri.
Gana: Altın üretiminde kıtanın ve dünyanın önemli merkezlerinden biri.
Zambiya: Bakır üreticisi.
Gine: Dünyanın en büyük boksit (alüminyum hammaddesi) rezervlerine sahip ve küresel tedariğin merkezi. Ayrıca devasa demir cevheri yatakları bulunur.
Zimbabve: Yeşil enerji dönüşümü için kritik olan lityum rezervlerinde Afrika’da ön sıralarda. Platin, krom ve altın açısından da oldukça zengin.
Fas: Dünyanın en büyük fosfat rezervlerine ve üretimine sahip; küresel gübre sanayisinin en önemli tedarikçisi.
Mali ve Burkina Faso: Kıtanın en hızlı büyüyen ve en önemli altın üreticileri.
Moritanya: Çok yüksek kalitede demir cevheri yataklarına sahip.
Madagaskar: Değerli taşlar (safir, yakut), nikel, kobalt ve nadir toprak elementleri açısından zengin bir ada.
Sudan: Afrika’nın en büyük üçüncü altın üreticisi.
**
Bütün bu ülkelerin ortak bir özelliği daha var;
Hepsinde halk ikiye bölünmüş durumda ve hepsi iç savaşla meşgul.
Onları kardeş kavgası ve yoksullukla oyalayan Avrupalı şirketler madenleri rahat rahat ülkelerine taşıyorlar.
Hatta çaldıklarını onlara taşıtarak bir de istihdam sağlamakla övünüyorlar.
**
Şimdi tekrar soruyu hatırlayalım: Afrika’yı dünya haritasında küçük ve yoksul göstermelerinin resmi bahanenin arkasındaki gerçekte mantığı neydi?
Avrupalıların sömürdükleri yerin ne kadar büyük olduğunu gizlemek.
Batının zenginliklerinin Afrika’yı soymaktan geldiğini saklamak.
Ancak harita değişmeden dünya zaten sosyal medya vasıtasıyla ABD ve Avrupa’nın zenginliklerinin çalmaktan kaynaklandığını öğrendi.
Yani haritadaki yanlışta ısrar etmenin bir anlamı kalmadı.
Haritayı o yüzden düzeltiyorlar.
**
Gazze’deki soykırımı da görmezden geliyorlardı ve gizlice destekliyorlardı.
Sosyal medyadan ne kadar ikiyüzlü oldukları deşifre edilince ve zarar kendilerine dönünce İsrail’e dur demek zorunda kaldılar.
**
Gerçekler çok uzun süre gizlenemez, üstü örtülemez.
Onların bir gün ortaya çıkma gibi bir özelliği vardır.

