‘Anlamlayan Pratikler’den uzaklaşılırsa…

Ali Saydam
Ali SaydamYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 15/10/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
 ‘Anlamlayan Pratikler’den uzaklaşılırsa…
Her yıl
10 Ekim
, toplumsal farkındalığı artırmak, psikolojik sorunlara dair yerleşik yargıları ve damgalamayı kırmak, daha da önemlisi insan onuruna yakışır bir ruh sağlığı hizmetine erişimi savunmak amacıyla “Dünya Ruh Sağlığı Günü” olarak anılıyor.
Birleşmiş Milletler
ve
Dünya Sağlık Örgütü
(DSÖ) öncülüğünde 1992’den bu yana ajandalarda yer alan bu gün için; modern dünyanın insanın iç dünyasında açtığı derin çatlaklarla yüzleşme günü de denebilir...
Japonlarla ortak kurulmuş bir ilaç şirketi olan
Abdi İbrahim Otsuka
bu gün vesilesiyle “Görmezden Gelme, Yer Aç” adıyla bir farkındalık projesi ortaya koymuş. Şizofreni, bipolar bozukluk ve depresyon gibi ruhsal hastalıklarla yaşayan bireylerin sadece semptomlarla değil; yargılanma, dışlanma ve damgalanma korkusuyla da mücadele ettiğine dikkat çeken projede, “Sorun konuşmamak değil, konuşacak güvenli bir yer bulamamak.” tespitinde bulunulmuş.
1823 yılında İngiltere'de kurulan, tıp dünyasının saygın yayın organlarından
The Lancet
ile DSÖ’nün en çok referans aldığı veri merkezlerinden olan
IHME
(Sağlık Metrikleri ve Değerlendirme Enstitüsü) ortaklığıyla yürütülen Küresel Hastalık Yükü (Global Burden of Disease - GBD) Araştırması’nın 2026 yılı verilerine bir göz atmakta yarar var.
Verilere göre, dünya nüfusunun
%15
’i yani yaklaşık
1,2
milyar insan, klinik düzeyde bir ruh sağlığı bozukluğu yaşıyormuş. 1990’dan bu yana kaygı bozukluklarında
%158
, majör depresyonda ise
%131
’lik tırmanış varmış.
Küresel ölçekte ruh sağlığı bozulmalarından en çok etkilenen kesim ise
15 - 19
yaş arasındaki gençlermiş. Erken yaşta başlayan dijital maruziyet, belirsizlik duygusu ve yalnızlaşma, genç kuşağın psikolojik mukavemetini kırıyormuş.
DSÖ, her 8 kişiden birinin rahatsızlık yaşadığı bir küresel tabloda, sağlık bütçelerinin hâlen
%2
’sinden azının ruh sağlığına ayrılmasını "kabul edilemez bir ihmal" olarak tanımlamış.
1995-1998 yılları arasında yürütülen ve Türkiye'nin sağlık tarihindeki en kapsamlı epidemiyolojik araştırmalardan biri olan "Türkiye Ruh Sağlığı Profili - 1 Projesi” Raporu’na göre yetişkin nüfustaki ruhsal hastalık yaygınlığı
%17,2
olarak tespit edilmiş. Kentleşme ve kadın nüfus üzerindeki psikolojik yükün ilk sinyalleri o yıllarda verilmiş.
2026’da
Türk Psikiyatri Dergisi
’nde yayınlanan Türkiye Ruh Sağlığı Profili-2 araştırması ise; ilk çalışmaya oranla ruhsal hastalık yaygınlığının
6,7
puan artarak
%23,9
’a ulaştığını saptamış.
Bu kapsamlı araştırmaya göre, hastalıklar ve toplumda görülme sıklıkları şöyle: Kaygı bozuklukları
%17,2
, depresyon
%12,4
, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)
%9,8
, majör depresif bozukluk
%7,1
.
Ruhsal bozukluklar cinsiyet ve yaş gruplarına göre incelendiğinde; genel topluma kıyasla özellikle
kadınlar
ve
18–29 yaş arası genç yetişkinler
üzerinde ciddi oranda yoğunlaşmış.

10 Ekim vesilesiyle önümüze konan bu verileri doğru okumak gerekiyor. İnsanlığın ve toplumun yardım taleplerini duymak, görmezden gelmemek ve onlara yer açmak artık bir tercih değil, varoluşsal bir mecburiyet olarak karşımızda duruyor.

Toplumda madde, mananın önüne geçerse; paradan para kazanma üretimin yerini alırsa; varoluş nedeni sorgulanmaz, yücelme (süblimasyon) ‘Anlamlayan Pratiklerden’* uzaklaşırsa; “hakikate aşk ile değil, akıl ile ulaşılmaya çalışılırsa” olacağı budur…

* Anlam, nesnelerin ya da olayların içinde hazır bulunmaz; insanlar onu dil, imge, ritüel, giyim, mekân düzenlemesi gibi pratikler aracılığıyla üretir. Bir bayrağın, bir kıyafetin, bir reklam görselinin ya da bir tören jestinin “ne demek olduğu”, o toplumun paylaştığı kodlar ve bu kodları kullanan eylemler sayesinde ortaya çıkar. İşte anlamı kuran bu eylemlere “anlamlayan pratikler” denir.

Kavram, anlamın doğal ya da tarafsız olmadığını, belirli pratikler yoluyla kurulduğunu ve dolayısıyla güç ilişkileriyle iç içe olduğunu gösterir. Bu yüzden algı yönetimi, kamu diplomasisi, marka iletişimi ve yumuşak güç analizlerinde sıkça başvurulan bir çerçevedir: Bir ülkenin ya da kurumun imajı, onu temsil eden anlamlayan pratiklerin toplamı olarak okunabilir.

(Claude)


Marifet iltifata tabidir

Kültür, bir toplumun hafızasıdır; her gün yeniden beslenebilen, canlı ve geleceğe aktarılan bir miras... Geçmişi doğru okuyup anlamak ne kadar kıymetliyse, o birikimi bugünün diliyle yorumlayıp yarına taşımak da o kadar değerlidir.

Halkbank
, geleneksel Türk sanatlarının en zarif kollarından
Ebru Sanatı
’nı yaşatmak, yenilikçi ve duyarlı bir yaklaşımla üretimleri teşvik etmek amacıyla “
Marifet
” adını verdiği bir kültür-sanat programı başlatmış.

Bizim medeniyet kodlarımızda marifet; yalnızca bir yeteneği değil, sabırla işlenmiş birikimi, ustalığı ve derinliği de ifade eder. “Marifet iltifata tâbidir” düsturundan yola çıkılarak oluşturulan bu yaklaşımla, sanatkârın emeğini görünür kılmak ve toplumun estetik idrakini beslemek hedefleniyormuş. Ahilik kültürünün “emeğe saygı” ve “ustalık” ilkeleriyle harmanlandığı belirtilen bu duruş, kurumsal sosyal sorumluluğun ötesinde kurumsal itibar ve miras yönetimi örneği olarak da takdiri hak ediyor.

Halkbank
Genel Müdürü
R. Süleyman Özdil
, “Ebruda su üzerinde doğan her desen kâğıda aktarıldığında kalıcı bir iz bırakır. Tıpkı ailede kuşaktan kuşağa aktarılan değerlerin ortak bir mirasa dönüşmesi gibi" diyerek ebru sanatı ile aile kavramı arasında kurulan bağ nedeniyle programın ilk yılının temasını “
Aile
” olarak belirlediklerini söylemiş.

Diploma zorunluluğu, icazet veya kurum şartı aranmaksızın 18 yaşını doldurmuş herkesin katılabileceği yarışmanın son başvuru tarihi 1 Aralık 2026 imiş.

Geleneksel sanatlara sahip çıkmak, tarihsel bağı kültür-sanat alanına taşımak son derece stratejik bir adım. Kültürümüzün özünü kavramış, geçmişin estetiğini geleceğin kuşaklarına taşımayı dert edinmiş böyle vizyoner projeler, yerlilikten millîliğe uzanan yolun kilometre taşları olarak hatırlanacaktır.


Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026