Konumuz siyasi iletişim. Tabii ki, stratejik bir bakış açısıyla…
Algılama Yönetimi
’nin 11 altın kuralından altıncısı, ‘Ölçmek
’tir. Yani iletişim mühendisliği… Peter Drucker
, “Ölçmüyorsan yönetemezsin” der, Sir Iain Vallance
ise işi daha da ileri götürür, “Ölçmüyorsan yapma” buyurur. Göktürk
devletinin başveziri, Türk tarihinin ilk büyük stratejisti, bilge devlet adamı Tonyukuk
’un, (M.S. 646-724) bugün hâlâ geçerliliğini koruyan sözünü hatırlayalım:“Göz o ki dağın arkasını göre, akıl o ki başına geleceği bile...”
Bu söz, ileriyi görebilme (öngörü) ve gelecekteki risklere karşı tedbir alabilme becerisine çok güçlü bir vurgu yapar.
Siyasette de algılama yönetiminde de liderlerin gerçek vizyonu tam olarak bu bağlamda ölçülür. Önemli olan, anketleri okuyabilmek, yani “dağın arkasını” görebilmektir.
Eğer yaptığınız stratejik hamlelerin toplumda nasıl bir etki yarattığını sayısal ve niteliksel olarak ölçmüyorsanız, yürüttüğünüz sürecin iletişimden ziyade bir ‘temenni’ olduğunu düşünebilirsiniz.
Ülkemizde siyasi iletişimi belirlemede başvurulacak ölçümlemelere imza atan bazı şirketlerin rakamlarını karşılaştırarak incelemeyi, gerçeğe yakın bir sonuca ulaşmak adına yararlı görüyoruz.
AREDA, GENAR, SONAR, ASAL, ANK-AR
ve ORC
’nin bazı rakamlarına bir göz atalım. Aradaki uçuk farkların hangi sübjektivizmden kaynaklandığını bilemeyiz. Ancak bildiğimiz ve yaptığımız bir şey var; o da güven unsurunu oluşturmak için aynı araştırma şirketinin, geçmişte verdikleri sonuçlarla gerçekleşenleri karşılaştırmak. 31 Mart 2024
yerel seçimlerinde CHP
’nin, %37,77
ile 1977’den bu yana ilk kez birinci parti olduğunu, AK Parti’
nin ise Türkiye genelinde %35,48
oy aldığını ve onun da ilk kez ikinci parti olarak seçimden çıktığını hatırlayarak Haziran 2026
verilerine iki soru üzerinden bakalım. İlk soru: “Bugün genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz”?
GENAR’ın bulgularına göre, geleneksel siyasi dengelerin ana aksı korunuyor: AK Parti
%36,2
ile birinci
sıradaki yerini muhafaza ederken, CHP %28,3
ile ikinci
sırada. SONAR Araştırma’nın Mayıs 2026 tarihli “Türkiye’nin Tercihleri” çalışmasında;
Özgür Özel
’in (muhtemel) yeni partisi %32,7
, AK Parti %27,1
, MHP %8,8
, DEM Parti %8,3
, İYİ Parti %8,2
, CHP %6,4
, Zafer Partisi %2,5
, Anahtar Parti %2,1
oy oranında görünüyorlar.AREDA’nın Haziran bulguları da tercihlerde AK Parti’nin lider konumunu koruduğunu teyit ediyor. AK Parti
%35,1
, CHP %22,2
olarak ölçülmüş. Bu tablo, CHP’nin 2024 yerel seçim başarılarından sonra ortaya koyduğu en düşük performansa işaret ediyor. AREDA anketinde “Özgür Özel’in kuracağı olası bir parti” ise sadece %5,9
’da kalmış. SONAR’ın aynı sorudaki rakamıyla aradaki fark tam: 26,8
… Olacak iş mi?..Son ve belki de en çok hayrete yol açan veri seti ise ANK-AR Araştırma’dan. ANK-AR, CHP’nin genel başkanlık koltuğunda oturma ihtimali olan adayların Erdoğan karşısında alacakları potansiyel oyu araştırmış.
Özgür Özel’in liderlik yaptığı senaryoda, CHP
%34,8
oy oranına ulaşarak ilk sıraya yerleşiyor! Aynı senaryoda AK Parti %27,5
ile ikinci sırada. Kemal Kılıçdaroğlu
’nun başkanlığında ise AK Parti %30,9
alıyor. DEM %13,5
ile ikinci sırada, CHP ise dramatik bir düşüşle %13,1
’e geriliyor. İYİ Parti %13
bandına oturuyor. Kararsızlar da %25,9
’da. Özgür Özel’in
yeni bir parti
kurması hâlinde; bu oluşum tek başına %34
’ü bulurken AK Parti %27,3
’te kalacak, MHP %7,8
, DEM %7,7
, İYİ Parti %5
ve kurumsal CHP adeta eriyerek %4,1
’e düşecekmiş. Bu araştırma şimdiye kadar CHP’den ayrılıp kurulmuş 12 partinin esamelerinin okunmaması gerçeğini altüst ediyor…Araştırmaların ikinci sorusu ise
Cumhurbaşkanlığı seçimi
ile ilgili.ASAL ve GENAR’ın verilerine baktığımızda statükoyu veya mevcut dengeleri koruyan bir rüzgârın estiğini görüyoruz.
ASAL’ın araştırmasında;
Recep Tayyip Erdoğan %37,9, Mansur Yavaş %22,6, Ekrem İmamoğlu %16,2, Özgür Özel %5,3
oy oranları ile listenin ilk dört sırasını oluşturuyorlarmış. ANK-AR’ın araştırmasında, üç olası muhalefet adayı ile Recep Tayyip Erdoğan karşılaştırılmış. İmamoğlu-Erdoğan şıkkında; yüzlerce yıllık mahkûmiyet talebiyle yargılanan, sahte diplomalı İmamoğlu
%44,6
alırken Erdoğan %35,8
’de kalmış. Yavaş-Erdoğan yarışında fark daha da açılıyormuş: Yavaş
%46,2
, Erdoğan %32,4
oluyormuş. En ilginci de Özel-Erdoğan kıyaslaması... Özel
%42,4,
Erdoğan %37,6
oy alacakmış. Çıkan sonuçlar, tüm senaryolarda muhalefet aktörlerinin Recep Tayyip Erdoğan’ın önünde konumlandığını gösteriyor.AREDA’nın benzer araştırmalarında ise geçen yıllarda başa baş gibi görünen sonuçlar, son dönemde Recep Tayyip Erdoğan’ın lehine değişmiş, karşısına kim çıkarsa çıksın
%44
civarında seçmen tercihi ile iktidarda kalacağı görülüyormuş.Yine şaşılacak bir durum söz konusu.
Bir veri daha var ki, bahsetmeden geçmek olmaz!
2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde
TELE 1
’de yayınlanan, 8 Mart 2023 tarihli ORC Araştırması. Sonuçlara göre; Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’na verilen destek %56,8
seviyelerinde iken, Erdoğan’ın oyu %43,2
seviyesinde kalacaktı. AREDA’nın araştırmasında ise Erdoğan
%52,4,
Kılıçdaroğlu ise %47,6
seviyesinde tespit edilmişti.Gerçek nasıl mı tecelli etti? Şöyle; Recep Tayyip Erdoğan:
%52,18
(27.834.692 Oy), Kemal Kılıçdaroğlu: %47,82
(25.504.552 Oy) Özetle, AREDA sonuçları neredeyse ‘0
’ hatayla bilmişti. Kamuoyu araştırmalarında
, en yaygın ve kabul gören hata payı
; + 3
puandır. Bundan fazlası hata değil, tercihtir. Fyodor Dostoyevski
’nin söylediği gibi, “İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir.”Burada siyasi iletişim uzmanlarının vereceği dramatik bir karar var: “Kendin pişir kendin ye” tarzında ‘yankı odalarında’ kendi kendilerini mi kandıracaklar, yoksa
tarihsel-maddeci
bakış açısıyla realite ile yüzleşerek gereken adımları mı atacaklar? Soru budur…
