İslam düşüncesi ifadesinin başına getirilen “çağdaş” kelimesinin sebep olduğu anlam ve kapsam daralmasının yol açtığı pek çok önemli sonuç vardır. Bunlardan birincisi, düşünceyi temsil eden gruplar ile örgün eğitim kurumları, bilhassa yüksek öğretim arasında hakiki bir ilişkinin bulunmamasıdır. Ne demek istediğimi kısaca açıklayayım.
İslam dünyasındaki değişim, modernleşme ve Batılılaşma örneklerinin erbabınca ayrı ayrı tahlil edilmesi gerekir ama gerekçesi her ne olursa olsun Osmanlı, Mısır ve Hindistan gibi farklı İslam beldelerinde ortak bir durum var. Değişim ve dönüşüme yönelik talep ve eleştirileri ihtiva eden ve içtimai meseleleri ele alan düşüncelerin mecmuu, resmi veya örgün eğitim kurumlarının dışında şekillenmiştir. Değişim ve dönüşümün bir Batılılaşma mı yoksa yenileşme mi olması gerektiğine dair tartışmaların bu durumu perçinlediği de söylenebilir. Hatta çağdaş Türkiye örneğinde bu tartışma ve çekişmeyi Batılılaşma taraftarlarının kazanması, hususen bizim ülkemizde düşünce hayatı ile resmi tedrisat arasında ciddi bir kopukluk oluşmasına yol açmıştır. Özelde Müslümanların genelde insanlığın sorunlarıyla ilgilenen aydınlar kasıtlı olarak formel yapılardan uzak durdu demek istemiyorum. İster kendi arzu ve iradeleri olsun ister böyle bir duruma zorlanmış olsunlar sonuç olarak bir kopukluğun bulunduğu açıktır.
Bu kopukluğun ne anlama geldiğini derinden kavramamız gerekir. Zira örgün eğitim kurumları ekseriyetle toplumun belirli bir dönemdeki ihtiyaçları doğrultusunda belirlenen bilgi ve düşünceler bütününü nesilden nesle aktarmak, mevcut imkânlar doğrultusunda geliştirmek ve nihayet kendi ayakları üzerinde durabilen ilmî gelenek inşa etmek amacıyla kurulur. Dolayısıyla formel yapılar, bulundukları memleketlerin sorunlarından tamamen bağımsız olarak kurulma ve sürdürülmeye elverişli değildir. Fakat bunun bir şartı vardır: Bir memleketin düşünce hayatı ile eğitim kurumları arasında sahih bir bağ bulunmalıdır. Aksi halde resmi kurumlar, hâkim ve sömürgeci güçlerin talepleri yahut belirli bir ideolojiyi benimseyen azınlığın görüşleri doğrultusunda milleti dönüştürme projelerinin mahalli veya vasıtaları haline gelebilir. İslam dünyasının belli başlı merkezlerindeki rejim ve ideoloji sorunları, gelenekten intikal eden değerlere bağlığını korumaya gayret eden toplum, grup ve şahıslar nezdinde resmi kurumların eğitim müfredatının böyle değerlendirilmesine yol açtı. Bu değerlendirmenin, bir kısmı hala varlığını sürdüren, haklı gerekçeleri olduğu gibi abartılı ve isabetsiz gerekçeleri de olabilir. Lakin bizim şu anda ele aldığımız sorun bağlamında olgunun kendisi daha önemli. Çünkü aydın veya düşünürler ile formel yapılar arasındaki kopukluk, her iki taraf için de ciddi sonuçlar doğurmuştur ve bu sonuçlar önemli ölçüde devam etmektedir.
Bu sonuçların iki tarafı da kuşatacak şekilde özlü ifadesi şudur: Yüksek bilgi ve düşünce üretmesi beklenen ve dünya tarihinde benzeri görülmedik şekilde devlet desteğiyle işleyen eğitim kurumları ile İslam memleketlerindeki düşünce hayatı arasında hakiki manada ortak bir gündem yok. Büsbütün ilişkisiz oldukları söylenemez ama ne sorun ne maksatlarda ortaklık var. Bu durum iki tarafı da zayıflatıyor. Resmi öğretim kurumları Batı Avrupa ve Amerika’daki üniversitelerin acentesi gibi çalışırken düşünce hayatını temsil eden gruplar önemli ölçüde Batı’daki aykırı veya eleştirel fikirlerin acentesi gibi çalışıyor. Kuşkusuz Batı’ya bağımlılığın karakteri ve dozu farklı. Hususen çağdaş İslam düşüncesi kapsamında değerlendirilen görüş ve yaklaşımlar, sorunlarını resmi değerler ve geleneksel öğretiler arasındaki çatışmadan devşiriyor fakat çağdaş dünya düzenine dair tahlil ve eleştirilerde Batılı düşünür ve araştırmacılara yaslanıyor. Hatta İslam’ın klasik mirasının nasıl okunması ve anlaşılması gerektiği ve hangi meselelerin öne çıkarılması gerektiği hakkında yakın zamanlara kadar oryantalist çalışmaların yönlendirici bir etkisi vardı. Bu etki yavaş yavaş gücünü kaybetmeye başladı ama hala zayıf da olsa devam ediyor. İslam kelimesindeki anlam ve kapsam daralmasının sebep olduğu diğer sonuçlar zikredildikçe burada söylenenler daha anlaşılır hale gelecektir.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.