Nükleer savaş kapıda mı?

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi ÖğünYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 31/08/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Nükleer savaş kapıda mı?

CIA Başkanının âni bir şekilde Moskova’ya inip orada üst seviyede görüşmeler yaptığı haberi dünyâ gündemine bir bomba gibi düştü. Fevkalâde bir gelişmeydi bu. Görüşmelerin muhteviyâtı hakkında hiçbir beyanat yapılmadı. Ama dünyâdaki hemen her otorite bunun trajik bir boyutu oluğunda birleşti. Hakikaten de Rusya-Ukrayna savaşının hâl-i hazırı buna işâret ediyor.

Filistin ve İran savaşları ,Rusya-Ukrayna savaşını gölgede bıraktı
. Kamuoylarının ve matbuatın alâkası daha çok buralara yoğunlaştı. O kadar ki, Ukrayna’daki savaşa
donmuş, kilitlenmiş bir savaş
olarak bakılmaya başlandı. Hâlbuki vaziyet hiç de böyle değildi. Cepheler nazar-ı itibara alındığında bu iddia kısmen doğruydu. Ama savaş başka bir açıdan tırmanmaktaydı. Zaman zaman Ukrayna’nın Rusya içlerine karşı başlattığı ve doğrudan Rusya’nın enerji kaynaklarını hedefleyen dron saldırılarından bahis geçiyordu. Moskova’nın bunları durdurmakta zorlandığı âşikârdı.
Trump’ın iktidâra gelmesinden sonra ABD bu savaştan elini eteğini çekmişti. Esâsen bunun bir mânâsı da vardı. Yeni ABD idâresi
Rusya ile Çin arasındaki dayanışmanın artmasından
endişeliydi. Ukrayna savaşı bu dayanışmayı arttırıyordu. Alaska Zirvesi’nde de konuşulduğu üzere, ABD’nin bu savaşta taraf olmaktan çıkması, Rusya-ABD ilişkilerini düzelmesine ve Rusya-Çin münasebetlerinin zayıflamasına vesile olabilirdi. Bu da ABD’nin Pasifik’te hesapladığı büyük hesaplaşmada Çin’in yalnızlaştırılmasına zemin hazırlayabilecekti. Hoş,
ABD’nin İsrâil’in kuyruğuna takılıp İran’a saldırması Çin-Rusya bağını kuvvetlendiren
neticeler doğurdu.
Alaska’da yanan ışık Körfez’de söndü
. Her neyse; neticede Trump , başta Birleşik Krallık ve onun peşinden giden Avrupa devletlerini yalnız bıraktı. Bunun akabinde bir bocalama yaşandı. Atlantik ittifâkının çekirdeğini meydana getiren ABD ile Birleşik Krallık arasında soğuk rüzgârlar esmeye başladı. Bu meyanda , Ukrayna dron kapasitesini arttırdı. Yükte ve pahada hafif bu yeni teknoloji vasıtasıyla Rusya’nın içlerini ve Karadeniz’deki ticârî gemileri vurmaya başladı.
Doğrusu bu saldırıların savaşın kaderini değiştireceğini söyleyemem
. Ukrayna’nın başından beri ağır bir kayıp yaşadığını , topraklarının-bu topraklar sanâyisinin ağırlığını oluşturuyor- üçte birinden fazlasını hâl-hazırda kaybettiğini, nüfûsunun yarısından fazlasının göçtüğünü ; yâni demografik bir felâket yaşadığını herkes görebilir. Son zamanlarda en büyük ekonomik kalemlerinden birisi olan tahıl ihrâcatını da yapamaz hâle geldiğini ve ekonomik gelirlerinin düştüğünü biliyoruz.. Evet Rusya da bu savaşta ağır kayıplar verdi. Ama kapasitesi ve kaynakları dikkate alındığında bunları telâfi edebilecek bir manzara veriyor. Aynı şeyi Ukrayna için tekrarlamak hayli zor.Hâsılı işler Zelenski rejimi nam ve hesâbına hiç de iyi seyretmiyor.
İşte tam da bu sıkışmışlık içinde, Kiev’de mutandan bir merâsim eşliğinde Avrupalı devletler Ukrayna’nın bağımsızlığının sene-i devriyesinde buluştular. Başta Birleşik Krallık olmak üzere liderle ateşli konuşmalar yaparak Ukrayna’nın arkasında olduklarını kuvvetli bir tonla ifâde ettiler. Her şey bununla kalmadı. Birleşik Krallık o meşhûr
Storm Shadow
füzelerinin teknolojisini Ukrayna’ya vereceklerini ilân etti. Almanya aynı mevzuda caymış ve Taurus füzelerini Ukrayna’ya vermeyeceğini ilân etmişti. Ukrayna için kötü bir haberdi bu. Dahası, Ukrayna’yı âteşin bir şekilde desteklediğini bildiğimiz Polonya da son zamanlarda , Banderist propagandalardan son derecede rahatsız olmuş ve geri durmaya başlamıştı.Ankara’daki NATO Zirvesinde Trump ile görüşen Zelenski ,Patriot vaadi almışsa da ; ama Trump bu, hangi vaadine inanılır, zirve sona erdikten sonra bu vaad rafa kalkmıştı. İşte bu şartlar altında Birleşik Krallık’tan, Sorm Shadoww füzeleri eşliğinde gelen bu cansuyu Ukrayna’yı çok memnun bıraktı. Eğer gerçekleşirse rahat rahat Rusya içlerine çok tahripkâr ağır saldırılarda bulunabilecekti. Bugüne kadar postu kalın “Rus ayısını” 7.65’lerle vurabiliyor ve olsa olsa onu daha yaralı ve azgın hâle geitiryor; bunun akabinde ise kendisi çok daha tahripkâr saldırılara mâruz kalıyordu. Ama Storm Shadow aradığı dom dom kurşunu olacaktı.
Rusya bunun üzerine vites büyüttü. Eğer Birleşik Krallık bu füzeleri Ukrayna’ya kaydıracak olursa kendisini vuracağını , gerekirse nükleer savaşı da göze aldığını ortaya koydu. Zaharova ve Medvedev’in zehir zemberek beyânatları tam da buna işâret ediyordu. Tırmanma birden gündemin merkezine yerleşti. Şimdi sorulması gereken sual bunun ne kadar bir blöf, ne kadar da gerçek olduğu sualdir. Hemen cevap verelim: Her iki şık da vârittir. Ruslar evvelemirde bir caydırıcılık temin etmeye çalışıyor. Yâni Birleşik Krallık geri adım atsın istiyor. Ama Londra’dan gelen cevaplar bunun işlemeyeceğine işâret ediyor. Rusların bunun farkında olduğunu; Birleşik Krallık devlet siyâsetinin bu tehditle değişmeyeceğini bildiklerini zannediyorum. Esas maksatlarının,
tehlikeyi büyüterek ABD ile Birleşik Krallık arasındaki çatlağı zorlamak olduğunu
düşünüyorum. Çünkü eğer tırmanma devâm ederse bunun küresel bir nükleer hesaplaşmaya dönüşeceği , NATO ile Rusya’yı karşı karşıya getireceği âşikâr. ABD’nin bunu asla istemediğinin farkındalar. Londra’yı durduracak yegâne kuvvetin Washington olduğunu biliyorlar. Kısa vâdedde muratlarına erdiklerini gördük. CIA Başkanın apar topar Moskova’ya gelmesi buna işâret ediyor. ABD ise kendi hesâbını yapıyor.
Londra’yı durdurmanın karşılığında Rusya’dan kendisini İran karşısında Körfez’de battığı bataktan çıkarmasını istiyor.
Müzâkereler nasıl neticelendi, bilmiyoruz. Kendi aralarında anlaşmış olsalar bile Tahran ve Londra buna nasıl cevap verir, o da ayrı bir mesele. Şimdi sualimize dönelim: Bir nükleer savaşın eşiğinde miyiz? Kısa vâdede hayır. Ama eğer Moskova ile Washington arasında kotarılmış bir müşterek hat varsa bu hat bir imtihandan geçecek. Sualin orta vâdedeki karşılığı kısa vâdeki karşılığına benzemiyor. Nasipse tâkip edip göreceğiz…
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026