‘Ruh Doğu’dur Beden Batı’ sözü Fransız düşünür/yazar Michel Chevalier’e aittir. Toplumların ruhunu oluşturan kültürel olguların en başında kuşkusuz inançları ve buna bağlı gelenekleri vardır. Bu kitapta özel olarak dört büyük besteci, Wolfgang Amadeus Mozart, Richard Wagner, Philip Glass ve Ahmet Adnan Saygun'un farklı zamanlar ve mekânlarda yaşamalarına, inanç ve kültürel farklılıklarına rağmen dünyaya bakış ve yaşam felsefelerinde nasıl ruhsal birlik içinde olduklarını, bu duyarlılığın yaratıcılıklarında nasıl benzer tezahürleri olduğunu anlamaya ve anlatmaya gayret ettik. Çalışırken gitgide puslarından arınan gerçeğin, bütün zahmetlere değecek kadar kıvanç ve umut verici olduğunu görmek coşkulu bir deneyimdi. Özlenen, aranan ‘gerçek’ bize aldığımız nefes kadar yakındı. Hırs ve egodan arınmış, adil, merhametin ve şefkatin ön planda olduğu, birlikte huzur içinde doğayla barışık bir yaşam özlemi her dört besteciyi de aynı hedefte birleştiriyordu: Doğu’nun ‘ruhu’ ile Batı’nın ‘bedeni’nin uyumlu buluşması. Bu hayalin gerçekleştiği dönemler insanlık tarihinin en huzurlu ve uygar kültürlerini yaratmıştır. Anadolu tarih boyunca bu yüksek irfan, soylu insanlık örneğinin temeli ve odak noktası olmuştur. Kitapta ele aldığım dört bestecinin eserlerindeki düşündürücü ve hikmetli irfanın, bugün içinde yaşadığımız kaotik, karanlık ortama yol gösterici, uyarıcı rehberler olmasını arzu ettim. Başarıp başaramadığıma siz okuyucular karar vereceksiniz.”