
Pek çok anlam içeren ve edebiyatta da ‘uyumsuz’ anlamıyla karşılanan bir kavramdır: Absürt. Sürrealizmle yakından akrabadırlar.
Bugün sizinle sürrealizmin sınırlarını zorlayan absürt bir fıkrayı paylaşmak istedim… Baştan uyarayım; sonunda gülmezseniz sorumlusu ben değilim.
Ülkenin birinde kral, güzel mi güzel, genç mi genç biricik kızını evlendirmek ister… O dönemde kızları doktorlarla, mühendislerle değil, ülkenin en güçlü kuvvetli delikanlılarıyla evlendirmek makbulmüş.
Kral hemen ulaklarını ülkenin dört yanına yollamış… Güzel prensese talip olmak isteyen iri kıyım, eli silah tutan yağız delikanlıları yarışmaya çağırtmış.
Yarışmanın konusu da ne olacak ki… Tabii ki kraliyet sarayının girişindeki meydanda duran devasa kayayı kaldırıp 30 adım taşıyan prensesi kapacakmış…
Kriterleri taşıdığına inanan bütün genç erkekler ‘sınav günü’ meydana doluşmuşlar. Kral ve kraliçe yerlerini almış. Borazanlar çalmış ve yarışma başlamış.
İlk beş delikanlı taşı yerinden dahi kıpırdatamamış. Diğerleri bir lokma ucundan kaldırmayı başarsalar da bırakın 30 adım atmayı, tamamını yerinden sökememişler bile.
Bu arada seyirciler arasından çelimsiz, sarı benizli, çocuk sıfatlı, küçücük bir genç, boyuna posuna bakmadan “Ben de! Ben de!” diye bağırıyormuş. Tabii ki kimse bu fukarayı ciddiye almamış… Ancak son birkaç yarışmacı kaldığında, kralın içine “Acaba mı?” diye bir kurt düşmüş…
Sonuncu yarışmacı da denemede başarısız olunca başka çare kalmamış ve bakışlar, yerinde zıplayıp duran ufaklığa takılmış. “Haydi bakalım, gel” demişler; “Bir de sen dene bari!”
Ufaklık üstünü çıkarmış, kaburga kemiklerini saymak mümkünmüş. Meydandan çıt çıkmıyormuş. Ağır ama kararlı adımlarla kayanın yanına yaklaşmış. O sırada eski yarışmacılar nefeslerini tutmuşlar, kral, kraliçe ve prenses heyecana daha fazla dayanamayarak ayağa fırlamışlar…
Bizim çelimsiz, önce izleyenleri gözleriyle taramış, ardından davranmış kayaya… Gözleri faltaşı gibi açık, nefes dahi almadan ufaklığı izleyenler daha da dikkat kesilmişler… Kuşlar ötmeyi, kurbağalar zıplamayı bırakmış…
Bizimki iki ıkınmış, bir oflamış, bir de poflamış… Fakat o da ne?! Kaya yerinden oynamamış…
Evet, fıkra bu kadar. Bilmem, anlatabildim mi?..
“İnsanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sen, yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun.”
Montaigne
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.