Güldük eğlendik, tamam da…

Aydın Ünal
Aydın ÜnalYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 17/07/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Güldük eğlendik, tamam da…

Neresinden baksanız komik… Papyon takıp, gözlerini kısıp, sesini de toklaştırıp İzmir Marşı söyledi diye sicili şaibeli bir adamı iyilik meleği yaptılar hatta neredeyse peygamberleri mertebesine yükselttiler. “Devlet yok, Ahbap var” sloganlarıyla yeri göğü inlettiler. Kendi düzmece dünyalarında kendilerini tatminle kalmadılar, canla başla çalışan devlet kurumlarını ve sahada çalışanları da yıprattılar.

Günlerdir Haluk Levent ve ona güvenenlerle dalga geçiliyor, espriler havada uçuşuyor. Hak ettiler. O kadar örgütlü, o kadar güvenmiş ve ikna olmuşlardı ki, uyaranlara kulak asmadılar, farklı düşüneni linç ettiler. Sanatçısı, sepetçisi, siyasetçisi, hepsi oradaydı ve hepsi milyarların bir dolandırıcının hesabına akmasını teşvik ettiler.

Biri dolandırıldığında üzülürsünüz, “Geçmiş olsun!” dersiniz, mağduriyetini gidermek ister, dayanışma içinde olursunuz. Haluk Levent vakası öyle değil. Göz göre göre, bile isteye dolandırıldılar. Bununla sadece alay edilir, dalga geçilir. Bununla sadece eğlenilir.

Yine de üzülüyor insan. Sonuçta aynı memlekette yaşıyoruz. Aynı binada yaşıyor, aynı okulda okuyor, aynı otobüse biniyor, aynı havayı teneffüs ediyoruz. Bu ilk değil biliyoruz, son da olmayacak. Yarın Harbiye Marşı’nı ya da Onuncu Yıl Marşı’nı çok içten okuyan, gözlerinden birkaç damla da yaş akan birini görünce onun arkasına takılacaklarına, bir kez daha dolandırılacaklarına, bu sefer çok daha iyi dolandırılacaklarına da eminiz. Ama gülsek, eğlensek de yine de acıyor insan, üzülüyor.

Güldük, eğlendik tamam da, neden böyle oluyor?

Bir kere mevzubahis kitle çok kibirli. Her şeyin en iyisini en iyi onlar biliyorlar. Bilgileri çok okumaktan kaynaklanmıyor. Doğuştan aydınlanmış görüyorlar kendilerini. Hele bir de ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi gibi iyi okullarda formatlanmışlarsa, mesela fizik bile okumuşlarsa, kendilerini siyasetten sosyolojiye, psikolojiden ilahiyata, spordan sanata her konuda, her meselede yetkin ve otorite görüyorlar. Örneğin bir yabancı dil biliyorlarsa otomatik sınıf atladıklarını, sosyal katmanın en üst mertebesine atandıklarını zannediyorlar. Cehaletin tek başına formel tahsille yok olmayacağını idrak edemeyecek kadar cahiller. Cahile söz anlatırsınız, eğitir, öğretirsiniz ama kendisini allame-i cihan sayan kibirli cahile tak harf öğretemezsiniz. Nato kafa nato mermer. Her şeyi bildiklerini sandıkları için hiçbir şey öğrenemiyorlar.

Çok kolay kandırılıyor, en öndeki koyunun arkasına sorgusuz sualsiz takılıp bilinmeze doğru yol alıyorlar. Bütün hayatı boyunca “Ham Çökelek” diye bir türküyü detone söylemek dışında marifeti olmayan adamı kendilerine kanaat önderi yapıyorlar mesela. Şarkıcıdan, türkücüden, şovmenden akıl alıyorlar. Kız öğrencisini taciz etmiş adamı sırf papyon takıyor diye kendilerine şeyh ilan ediyorlar. Hiçbir öngörüsü tutmayan adamı strateji uzmanı diye baş üstünde taşıyorlar. Kendine bile faydası dokunmayanı lider, Atatürk pazarlayanı derviş, alkoliği rehber, hırsızı emin, arsızı umut, dolandırıcıyı guru olarak görüyor, peşine takılıyor, o nereye sürüklerse oraya gidiyorlar.

Bunlardaki potansiyeli fark eden ve en verimli şekilde kullanan ise son yıllarda FETÖ’cüler olmuş. Profil resmine bir Mustafa Kemal fotosu koyup altına “ölümüne Atatürk” yazan peşine binleri, yüzbinleri takıp susuz götürüp susuz getiriyor, dere bayır, çayır çimen gezdiriyor, keyfince güdüyor. “Haydi Taksim’e!” diyor bir FETÖ’cü, hop oradalar. “Kılıçdaroğlu’na oy veriyoruz!” diyorlar, kitle oraya akıyor. “Şimdi Ekrem’deyiz!” diyorlar, hop istikamet değişiyor. “Haydi Saraçhane’ye çıkıyoruz!”, hepsi tekmil ordalar. “Şimdi Özgür Özel!” diyorlar, hazır kıta arkasına geçiyorlar. “Bağışlar Ahbap’a!” diyor biri, sorgusuz para akıtılıyor. FETÖ’cüler bunları hop oturtuyor, hop kaldırıyor.

Gülüyoruz, eğleniyoruz. Hatta biz bunları yeterince aşağılamıyoruz. Ama bir yandan da üzülüyoruz. Memleketimizin insanları nihayetinde bunlar. Cumhuriyet’in defolu ürünleri. Acınmayı da hak ediyorlar. Ne var ki el uzatsanız tutmuyor, söz söyleseniz ibret almıyor, yol gösterseniz burun kıvırıyorlar.

Bakın buraya yazıyorum: Haluk Levent dolandırıcılığından da ibret almayacaklar. Yarın göreceksiniz, belki Özgür Özel’in, belki Mansur Yavaş’ın, belki de İzmir Marşı’nı yanık yanık okuyan bir üçkağıtçının arkasına takılacak, aynı delikten yine ısırılacak, aynı formülleri kullanıp farklı sonuç çıkmadığı için yine gözleri iki çeşme ağlayacaklar.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026